
Serêkaniyê'de yaşanan çatışmalar, Urfa'nın Ceylanpınar ilçesinde yakından hissediliyor ve şu ana kadar Serêkaniyê tarafından gelen binlerce mermiden dolayı Ceylanpınar'da çocukların da aralarında bulunduğu en az 8 yurttaş çeşitli yerlerinden yaralandı. Yaralılardan 33 yaşındaki Ahmet Özer ile 7 yaşındaki Gamzenur Yıldırım'nın ise sağlık durumları ciddiyetini koruyor.
Gergin bir havanın hakim olduğu Ceylanpınar'da yaşanan sorunları, Belediye Başkanı İsmail Arslan'a sorduk. Arslan da sokaktaki yurttaşlar gibi yaşananlardan dolayı tedirgin ve olası bir Kürt-Arap çatışmasının yaşanabileceğine dikkat çekiyor.
Kurşun ve şarapnel parçaları
Makamında görüştüğümüz Belediye Başkanı İsmail Arslan, masasının çekmecesindeki mermi ve şarapnel parçalarını çıkarıp göstererek, şunları söyledi: "Şiddetli bir çatışma yaşanıyor. Hepimizin masasında, evinde kurşunlar var. Belediye binamıza isabet etmiş mermiler. Binlerce mermi ve 7 insan yaralanmış durumda. İlçede kimsenin can güvenliği yok."
Kaymakamlık ve Valiliğin isteğiyle 'Dışarıya çıkmayın' diye anons yaptıklarını ama bunun çözüm olmadığını belirten Arslan, şunları ifade etti: "Çünkü ne zaman biteceği belli olmayan bir savaş yaşanıyor. Her kurşun sanki bizim yanımıza düşmüş gibi oluyor, hatta geceleri bizim mahallemize mi düştü gibi hissediyoruz. Bunun yanı sıra yaşam da devam ediyor. Ama imkanı olanlar okulların da tatil olmasıyla çocuklarını buradan göndermeye başladı. İlçede sürekli bir tedirginlik var. Burada yaşanan gerginlik ve hastanedeki sorunlardan dolayı gençler eylem yaptılar. Suriye'den yaralılar geldiği için buranın yurttaşlarını içeri almıyorlar; bu ne demek?"
Kürt-Arap çatışması riski
Baas güçleri ile karşıtları arasındaki çatışmalarda Ceylanpınar halkının gönlünün muhaliflerden yana olduğunu hatırlatan Arslan, "Çatışmalar YPG güçleri ile çeteler arasında olunca, halkın buna bakış açısı farklı oluyor. YPG güçleri ile çatışmalar başlayınca, Kürt-Arap çatışmasına götürecek bir süreç başladı. Ne kadar Arap ve Kürtler arasında bir çatışma olmasa da bunların yaralıları getirildiğinde, buraya Serêkaniyê'den göç etmiş 8-10 bin civarında Kürt var. Kendi yaralılarının Ceylanpınar Devlet Hastanesi'ne alınmadığını görüyor. Ama bugüne kadar çok sabrettiler. Burada ambulanslar, 5 dakikada yaralıları alıp geliyor; ama YPG'nin bildiğim kadarıyla yaralıları Serêkaniyê'den Qamislo'ya götürülüyor ve mesafe bir buçuk 2 saat. En büyük tepki de bu savaş niye devam ediyor. Burada savaş bir barışla sonuçlanacaktı. Sivil güçlere devredilecekti. Serêkaniyê'de birlikte bir yönetim oluşturulacaktı. Bunun olmaması bu savaşın bugüne kadar devam etmesine neden oldu" dedi.
Çadır kentten gidiyorlar
Sadece Ceylanpınar Devlet Hastanesi'ndeki sorunların çözülmesinin yeterli olmadığını, savaşın durdurulması gerektiğini kaydeden Arslan, şunları dile getirdi: "Bu savaşa destek veren Türkiye'nin bu konuda rol oynaması gerekiyor. Dışarıdan gelen bu güçler yerli halktan olmadıklarına göre; Türkiye'nin bunlar üzerinde etkisi var. Ambulans göndermese ve yemek vermese bile bu insanlar bir müddet sonra buradan gidecekler. Bir de bunların paralı olduklarına dair halk arasında çok büyük bir kanaat oluşmuş. Buradan çadır kentten oraya insanların gittiği söyleniyor. Biz bunu kaymakama sorduğumuzda, çadır kentteki bazı gençlerin yangın çıkarma, kadınlara sarkıntılık vb nedenlerle sınır dışı edildiğini söylüyor. Orayı kimsenin ne olduğunu bilmediği bir mekana dönüştürmeye çalışıyorlar. Dolayısıyla Türkiye'nin burada tarafsız bir rol oynamaması insanlarda tedirginlik yaratıyor."
Ceylanpınar'da çete mensuplarını taşıyan ambulanslardan Türkiye'nin çok açık destek verdiğinin görüldüğünü belirten Arslan, devletin bunu saklamadığına işaret ederek, şunları aktardı: "Eğer Türkiye çetelerden desteğini çekerse zaten buradaki sorunlar da biter. En son mermilerin düştüğü bölge ile Suriye arasında tam iki kilometre mesafe var. Ben bunu anlamıyorum. Bir mermi nasıl bu kadar hedef şaşırır. Böyle hedef şaşıran mermi olmaz. Bu bilerek atılan bir şeydir. Bunların artık kasıtlı olarak yapıldığı biliniyor. Binlerce merminin hedef şaşırdığı düşünülemez. Bunun kazayla olduğuna dair kimseyi inandıramazsınız."
İBRAHİM ASLAN / İBRAHİM POLAT / DİHA/URFA