SELMA AKKAYA / PARİS
9 Ocak 2013 yılında Paris’te katledilen üç Kürt kadın devrimcinin aile avukatı Antoine Comte, Fransız-Alman ortak devlet kanalı Arte’de yayınlanan "üçlü cinayetin otopsisi" belgeseline tepki göstererek, “Arte, Türkiye’nin sorumluluğunu ve Fransa’nın sessizliğini gizliyor" dedi.
Ahmet Şenyurt’un yönetmenliğini yaptığı Paris Katliamı’na ilişkin belgesel 24 Mart’ta Arte kanalında yayınlandı. Avukat Antoine Comte, belgesele ilişkin "Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez suikastinde Fransız otoritelerinin sessizliğini ve Türk gizli servislerinin sorumluluğunu tanımlamak yerine, Avrupa'daki Kürt diasporasını suçlu olarak göstermeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.
Fransa’nın sessizliğine dokunmuyor
Avukat Comte, belgeselin Paris Katliamı’ndaki gerçekleri yansıtmaktan uzak olduğunu kaydetti. "Bu dosyada iki önemli yön var. Birinci durum, her şeyden önce Fransız otoritelerinin sessizliği. Paris’in orta yerinde bu cinayet işlendi. Öldürülen söz konusu üç kadın, Almanya ve Fransa’da yaşıyorlardı. Bunu unutmamak gerekiyor" diyen Antoine Comte, belgeselin Fransa otoritelerinin sessizliğine dokunmadığını vurguladı.
Katliamı MİT planladı ve uyguladı
Belgeselde Türk gizli servisinin rolünü yansıtmaktan kaçınıldığının da altını çizen Antoine Comte şöyle devam etti: "Bu belgesel, sessizlik dışında ikinci bir şey daha saklıyor. Dosyada görevli bulunan yargıç ve cumhuriyet savcısı açık bir dille Türk gizli servislerinin işi olduğunu ifade etmişti. Bu belirlemeyi direkt olarak yapmıştı. Hatırlarsanız dosya kapanmadan önce, mahkeme sevk belgesinde bu açık bir dille yazılmıştı. Türk istihbarat servisi suçlanmıştı bu katliam nedeniyle. Bu, sadece bu işe dahil olmak şeklinde değildi. Bu kriminal suikastin bizzat örgütleyicisi oldukları ifade edilmişti."
Fransa-Türkiye işbirliği
Fransa yargı organlarının tespitlerine rağmen Fransız otoritelerinin rolünü oynamaktan uzak olduğunu ifade eden Comte şöyle konuştu: "Fransa, Türkiye’den bu anlamda hiçbir yaptırım ve talepte bulunulmadı. O dönemin İçişleri Bakanı Manuel Valls buna rağmen Türkiye ile yargı ve polis işbirliği anlaşmasını imzaladı. Bu anlaşma, Paris Katliamı’nın ortak bir şekilde aydınlatılmasını içermiyordu. Örneğin; katliamı gerçekleştiren katilin Türk gizli servisinin elemanı olduğuna dair her türlü bilgi mevcuttu. Bu kişinin nasıl emir aldığı, nasıl organize olduğu, cezaevinde kaçışının organizesi gibi bir dizi bilgi vardı. Ama bunlar bu belgeselde yer almıyor."
Güney’in MİT bağlantısı neden gizleniyor?
Belgeselde katilin kimliğine dair bilgilerin verilmekten kaçınıldığına dikkat çeken Avukat Comte "Bu katil zanlısının Türk gizli servisinin ajanı olduğu ortadaydı. Nasıl Arte gibi önemli bir kanal bütün bunları gizleyen bir belgesel yapabilir? Ömer Güney’in Türk gizli servisinin elemanı olduğunu ekarte ederek nasıl böyle bir belgesel yapabilir?" diye sordu ve ekledi: "Arte belgeselinin Paris Katliamı’nı yansıtma biçimi asla kabul edilemez."