
Açlık grevine Bolu F Tipi Cezaevi'nde 12 Eylül tarihinde başlayan Abdullah Oral ve 5 Kasım tarihinde başlayan Muhammed İnal'ın aileleri, İHD İstanbul Şubesi'nde basın toplantısı düzenledi. Cezaevindeki tutsakların talebi üzerine açıklama yaptıklarını belirten İnal'ın babası Yusuf İnal, hükümet yetkililerinin "Aileler çocuklarını vazgeçirsin" açıklamasına tepki göstererek, "Bizim evlatlarımız çocuk değil ve kendi iradeleriyle açlık grevine başlamışlardır" dedi. Cezaevlerindekilere başka alternatif sunmadıkları için bedenlerini ölüme yatırdıkları belirten İnal, "Birazcık insanlık hissiyatı olan bir kişi bu yaşananlara sessiz kalamaz. Artık dolduk, haykırmak yetmiyor. Ben oğluma sonuna kadar destek oluyorum. Günlerdir açlık grevinde evlatlarımız. Acılarını bedenimizde hissediyoruz. Ben babayım, nasıl çocuğumun ölümünü isterim. Ama onlara başka yol bırakılmadı. Çocuğum ölmesin diye elimden ne geliyorsa yapmaya hazırım. Bu açlık grevleri ölümle değil yaşamla son bulsun" diye konuştu. İnal son olarak oğlunun kendisine, "Biz içerde açlık grevindeyiz halkımız dışarıda açlık grevine girmesin. Bizim başka bir yapacağımız eylem olmadığı için biz bu yolu seçtik. Onlar demokratik yollarla sesimizi duyursunlar ve serhildanı büyütsünler" dediğini aktardı. İnal'ın ablası Süheyla İnal ise, Kürtçe yaptığı konuşmasında, "Onların talepleri bizim de taleplerimizdir. Bizler çocuklarımızın aldığı karardan geri atması için hükümetin oyununa gelmeyeceğiz. Talepler bir an önce yerine getirilmesi gerekiyor" dedi.
Şahadetleri göze almışlar
12 Eylül tarihinden beri açlık grevinde olan Abdullah Oral'ın ablası Melehat Oral ise, sağlık sorunlarının gün geçtikçe kötüye gittiğini aktardı. Cezaevi idaresi tarafından açlık grevlerinin başladığı ilk dönemlerde su, şeker, tuz ve limonun verilmediğini belirten Oral, "Telefon görüşmemizde kardeşim her ne olursa olsun eylemlerinden geri dönmeyeceklerini söyledi. Şahadetleri göze almışlar" dedi. Tutsakların, "Halkımız 30 Ekim serhıldan ruhuyla eylemi sahiplenmeli" dediklerini söyleyen Oral, kardeşinin "Halk desteğinin daha yaratıcı daha sonuç alıcı tarzlarla yapılması ve açlık grevlerinin özünün anlaşılması gerekiyor. Her yer özgürlük alanlarına çevrilmeli. Hükümet ve basının eylemimizi farklı lanse edip, saptırmaya çalışıyor. Hükümet yetkililerinin yaptığı açıklamalar net değil, çok muğlak ve çözümden uzak yaklaşıyorlar sürece" şeklindeki sözlerini aktardı.
Ölümler olmadan karşılayın
12 Eylül'den beri açlık grevini sürdüren Gazeteci Tayip Temel'in annesi, tutsakların taleplerinin karşılanmasını ve ölümlerin yaşanmaması için harekete geçilmesini istedi.
Ailesiyle önceki gün telefonla görüşen Gazeteci Tayip Temel, talepleri karşılanıncaya kadar eylemlerine devam edeceklerini belirtti. Oğlu ile yaptığı telefon görüşmesinin belki de son görüşme olacağını kaydeden Temel'in annesi Narınç Temel, çocuklarının çok kararlı olduğunu ve ölüm pahasına taleplerinden vazgeçmeyeceklerini kendisine söylediğini aktardı. Narınç Temel, "Tayip artık iyi değil. Sağlık durumu her geçen gün daha da kötüleşiyor. Telefona bile arkadaşlarının yardımıyla geldiğini öğrendim. Artık kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma gelmiş. Görmede sıkıntı yaşadığını ve geceleri en fazla iki saat yatabildiğini belirtti. Oğlumun mide sorunları artık hat safhaya çıkmış. Ama bütün bu yaşananlara rağmen oğlum, çıktığı yolda geri adım atmayacağını belirtti. Bizler de bu kararın arkasındayız" dedi. Yetkililere yaşlanabilecek muhtemel ölümlerin önüne geçilmesi çağrısında bulunan anne Temel, "Buradan Avrupalı yetkililere ve vicdan sahibi her kesime sesleniyorum; çocuklarımızın talepleri bizlerin de talebidir. Ve her insanım diyen kesimin kabul edeceği makul taleplerdir. Çocuklarımızın bu ölüm yolundan dönmesi sizlerin duyarlı girişimleri ile olur. Bizler çocuklarımızın ölmesini istemiyoruz. Bunun için sizlerin geç olmadan elinizi vicdanınıza koyup, bu çığlığımızı duymanızı istiyoruz" dedi.