Panelde söz alan Ayata, Türkiye’nin başından beri Suriye’deki iç savaşta rol aldığını, Kürt inkarını Rojava’da da sürdürdüğünü belirterek şunları söyledi: “Kürtleri bastırma ve ortadan kaldırma konusunda bölge devletleri ortak hareket ediyorlardı. Bununla birlikte ‘Kürtlerden bir şey çıkmaz’ anlayışı halkımızda derin bir iz bırakmıştı. Uzun süreli mücadele ve Rojava Devrimi ile birlikte halkımız mücadelesine daha fazla sahip çıktı. Tam bu noktada Taksim’de büyük bir direniş ortaya çıktı. Ortadoğu’da artık sadece Kürtlerin değil, bütün halkların bir devrim mücadelesi var.” 


AKP korktuğu için saldırıyor
ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ da, “Gezi Direnişi AKP’yi çok korkuttu. Şimdi de tekrar bir ayaklanma ortaya çıkabilir diyorlar. Bu korkudan dolayı da partimize, çeteleri, mafyaları ve polisiyle saldırıyorlar. 45 arkadaşımızı tutukladılar, yine arkadaşlarımızı tehdit edip, marjinalleştirmek istiyorlar. Aslında 31 Mayıs ve 1 Haziranda devrimci militanlar çatışarak alana girmişlerdi. O zaman bir halk ayaklanması yoktu. Sırrı Süreyya Önder’in iş makinalarının önüne geçip başlattığı direnişte, gençlerimiz ve kadınlarımız büyük bir rol oynadı. Kimse 90’lı yıllarda doğan bu gençlerden birşey beklemiyordu. Onlar ise, en ön saflarda mücadeleyi yürüttü. CHP ve ulusalcılar alanda yokken, o alanda devrimciler vardı. Ulusalcılar ise, provokasyonlar yapıyordı. Türkiye devrimcileri Gezi Direnişi’nde yerlerini aldı.” Panel, sorulan cevaplandırılmasıyla son buldu.



ÖZCAN BOZOÐLU/STUTTGART