İsrail ile Filistinliler için dün bayramdı. Her iki halk yıllardır özlemle bekledikleri esir takası dün sabahın erken saatlerinde gerçekleşti.
Esirleri karşılamaya aralarında başbakanların da bulunduğu onbinlerce kişi karşıladı. Filistinli grupların elindeki İsrailli er Gilad Şalit (25) tam beş yıl dört ay sonra ailesiyle kucaklaştı. Dün sabah saatlerinde İsrail tarafının 477 Filistinli esiri Mısır sınırına getirmesiyle eş zamanlı olarak Gilad Şalit de önce Mısırlılara teslim edildi sonra da İsrailli yetkililer Şalit’i İsrail’e götürdü. Şalit’i ilk karşılayanlar arasında ailesi yer almadı. Ailesi, oğullarıyla ilk görüşmelerine tek başlarına olmayı tercih ettikleri açıklandı.

‘Yapacak çok şey var’

Başında bir kasket ve üniformaya benzer giysi içinde Mısırlılara teslim edilen Gilad Şalit, burada yaptığı ilk açıklamada özgürlüğüne kavuşmasında emeği geçenlere teşekkür etti ve “Ailemi çok özledim ve arkadaşlarımı tabi ki.. Diğer insanlarla buluşup onlara esarette geçirdiğim yılların tecrübesini anlatmak istiyorum. Yapmam gereken çok şey var.  İsrail hapishanelerindeki tüm Filistinli esirlerin serbest bırakılmasından mutluluk duyacağım. Bu esir takasının İsrail ile Filistin arasında gerçekleşecek barış için atılmış bir adım ve iki taraf arasında olumlu bir ilişki kurulmasına yardımcı olacak bir hamle olmasını umuyorum” dedi.
Hem İsrail tarafında hem de Filistin’in Gazze Şeridi’nde esirlerin bırakılmasından dolayı sevinç gösterileri düzenlendi. Gösterilere onbinlerce kişi katıldı. Serbest bırakılan Gilad Şalit ve Filistinli esirlerin karşılayanlar arasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile HAMAS’ın başbakanı İsmail Haniye de vardı.

Filistinli tutsaklar bölündü!

İsrail tarafından serbest bırakılan 477 Filistinli tutsağın 295’i Gazze’ye gönderildi. Diğer bir grup tutsağı taşıyan otobüsler ise Batı Şeria ve Doğu Kudüs’e gitti. Batı Şeria’da tutsakların gelişinin gecikmesi üzerine, kontrol noktasında bekleyen aileler ile İsrail askerleri arasında çatışma çıktı. Çatışmalarda yaralananların olduğu bildirildi.

Bu arada, anlaşma gereğince serbest bırakılacak olan ancak Filistin yada İsrail topraklarına giremeyecek olan bazı militanlar, farklı ülkelere getirilecek. HAMAS yetkililerinden Musa Abu Marzuk militanların gönderileceği 3 ülkeden bahsederken, sadece Türkiye ve Katar’ın ismini verdi. Üçüncü ülkenin Suriye olduğu tahmin ediliyor. Türkiye’ye 10 HAMAS militanının geleceği öğrenildi. Öte yandan HAMAS’lıların gidecekleri ülkede İsrail karşıtı faaliyetlere katılmamaları için ev sahibi ülkelerden “takip” güvencesi alındı. İsrail hükümeti kendisinin belirleyeceği 550 Filistinli tutsağı ise 2 ay içerisinde serbest bırakacak.

KUDÜS




Tarafların hesapları


İsrail ile HAMAS arasında yapılan esir değişimi hem İsrail hem de Filistin halkı tarafından olumlu bulundu. Yapılan araştırmalara göre, İsrail halkının yüzde 74’ü takasa olumlu bakıyor. İsrail, Filistinli grupların elinde 5 yıl boyunca kalan Gilad Şalit’i kurtarmak için Gazze Şeridi’ne operasyon düzenlemiş ve yüzlerce kişinin ölümüne rağmen Şalit’i eve getirememişti. Bu beş yıl süre zarfından taraflar arasında birçok kez görüşmeler gerçekleşti. Şimdi herkes bu takasın neden bu dönemde gerçekleştiğini soruyor.
Takasın bu dönemde hayata geçmesinde hem İsrail’in hem de HAMAS’ın çıkarları var. Zira, Arap Baharı’nın ortaya çıkmasıyla bölgedeki ittifaklarını kaybetmekle yüz yüze kalan İsrail, takas anlaşması için Mısır’ı görevlendirmesi dikkat çekiyor. İsrail yönetimi, iktidar değişiminden sonra Mısır’da yükselen İsrail karşıtı sesleri bastırmak ve bu ülke ile Camp David zemininde olgunlaşmış olan ikili ilişkileri sürdürmek istediğini de göstermiştir.
İsrail yönetiminin bu hamlesinin asıl hedefi iç kamuoyudur. Çünkü İsrail halkı, hükümetin ekonomik politikalarını beğenmiyor ve haftalardır sokağa çıkıyor. Esir Gilad Şalit’in evine dönmesiyle gündem bir anda değişti ve hükümete güven bir anda tavan yaptı.
İsrail açısında bu takasın bir diğer kazancı ise HAMAS’a, El Fetih karşısında eriyen gücünü tekrar kazandırması oldu. Uluslararası toplumda Filistin’in meşru lideri olan Mahmud Abbas’ın, son dönemde Filistin’in bağımsızlığının BM tarafından kabul edilmesi için yürüttüğü çalışmalarla prestijini arttırmıştı. Bu dönemde de HAMAS ikinci plana düşmüştü. Şimdi yapılan anlaşmayla HAMAS, takası ‘zafer’ olarak lanse ediyor ve Filistin halkının gözünde prestijini artırdı.
Bu takasın HAMAS’a kazandırdığı ise BM süreci ile iç politikada desteğini artıran El Fetih’e karşı daha somut ve kısa vadede bir zafer oldu. HAMAS ayrıca, arabulucu olan Mısır’ı isteklerini yerine getirmesinden dolayı Şam’dan sonra Kahire’de de bir dış ofis açması gündeme gelebilir.