Amed’deki Demokrasi Nöbeti’nde konuşan HDP Batman Milletvekili Feleknas Uca, ABD ve Avrupa temaslarında direnişin karşılığını gördüklerini belirterek, kayyum zihniyetinin parçalanacağını, zaten kayyumcuların artık rahat uyuyamadıklarını söyledi.

AKP-MHP hükümetinin İçişleri Bakanlığı marifetiyle 19 Ağustos’ta üç büyükşehir belediyesini gasp ederek HDP’li eşbaşkanların yerine devlet memurlarını kayyum olarak atamasına karşı Mardin, Van ve Amed’de başlatılan Demokrasi Nöbeti, 39. gününde devam ediyor.

Amed Büyükşehir Belediyesi karşısındaki Lise Caddesi’nde süren nöbete, HDP milletvekilleri, görevden alınan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı, TJA aktivistleri, Barış Anneleri Meclisi üyeleri, gençlik örgütlerinin yanı sıra yüzlerce yurttaş katıldı. Nöbetin bulunduğu sokak, polis bariyerleri ve zırhlı polis araçlarıyla ablukaya alındı. Kürtçe direniş şarkılarının seslendirildiği nöbete, HDP Genç Kadın Meclisi üyeleri ”Bizden başka kazanan olmayacak” yazılı pankartla katıldı. Oturma eyleminin ardından basın açıklaması yapıldı.

 Direniş karşısında zordalar

 Eylemde konuşan HDP Amed İl Eşbaşkanı Zeyat Ceylan,direnişin artarak devam ettiğini belirterek, ”Bu direniş karşısında zor duruma düşenler farklı senaryolar peşinde. Direniş, Kürdistan ve Türkiye kentlerine yayılarak devam ediyor. Kayyumlar gidene kadar da devam edecek. Kulp’taki olayın ardından provokasyon yapanlar, hem kayyum atadılar hem de parti çalışanlarımıza saldırıyorlar. 50 kişilik bir grup polisin gözetiminde parti binamıza saldırdılar. Bunun sorumlusu, bizi terörist ilan edenlerdir” dedi.

Kayyum zihniyeti parçalandı

 HDP Batman Milletvekili Feleknas Uca da kayyum atayanların “faşist ve otoriter bir sistem” oluşturduklarını belirterek, “Halkın buna karşı direnişi muazzam. Avrupa’daki görüşmelerimizde bu direnişin yankılarını gördük. ABD’ye gittiğimizde de direniş önümüze çıktı. Bu halkın direnişi kayyum zihniyetini parçaladı. Artık rahat uyuyamıyorlar. Nereye baksalar bu halkın direnişini görüyorlar. Kürtlerin direniş tarihinin önüne ne Kenan Evren geçebildi ne de Erdoğan geçebildi” şeklinde konuştu.

 Konuşmaların ardından 10 dakikalık oturma eylemi yapıldı.

 

Binaya kayyum atadınız

Van’da da HDP İpekyolu İlçe binası önünde gerçekleşen nöbete, HDP milletvekilleri, belediye eşbaşkanları, Barış Anneleri ile TJA’lı aktivistler ve yurttaşlar katıldı. “Kayyum idaresi değil halk iradesi” pankartının açıldığı nöbette Şırnak Milletvekili Nuran İmir konuştu. İmir, şunları söyledi: ”Biz bu darbelere, yalanlara ve hilelere karşı hiçbir zaman diz çökmedik. Van sokaklarına her ay sandık koysalar da Van halkı iradesini tayin edecek ve kararını belli edecektir. Siz, verdiğimiz demokrasi mücadelesinin önüne engel olamazsınız. Değil kayyum, feriştahı gelse bu iradeyi kıramayacak, teslim alamayacaktır. Siz 20 yıl da o koltuklarda otursanız halkımızın iradesini temsil edemezsiniz. Biz sizi tanımayacağız. Çünkü siz gaspçı ve talancısınız. Tüm şart ve zorluklara rağmen halkımızın iradesinin yanında olacağız. Dört parça Kürdistan’da faşizme boyun eğmeyeceğiz. Biz her sokak ve alanda halkımızın yanında olacağız. Siz bizim dört duvar arasında belediyecilik yaptığımızı düşünerek bir binaya kayyum atadınız ama biz tüm sokaklarda evlerde eşbaşkanlarımız ile halkımızın yanındayız.”

Nöbet söylenen şarkılar ve atılan sloganlarla sona erdi.

Gazetemiz basıma hazırlanırken Mardin’deki eylem de başlamak üzereydi.

 

AMED/VAN/MARDİN

 
 

Nöbeti terk etmeyen Ekinci: Toplum ayağa kalkmalı

   

Abdulkadir Ekinci (67), kayyum gasplarına karşı devam eden Demokrasi Nöbeti direnişçilerinden. Bazen köyünde ektiği bahçenin içinde, bazen de Amed’de hak gasplarına karşı eylemde. Elleri ceviz kabuklarından siyah renge bürünmüş. Ekinci, birçok yaşlı anne ve baba gibi Amed’deki Lise Caddesi’nde AKP-MHP faşizmine karşı direnenlerin safında.

Kan davası yüzünden Mardin’in Mazıdağı ilçesine bağlı Qêmêz köyünden Amed’in Sur ilçesine göç etmek zorunda kalıyor. Burada ağabeyi öldürülüyor. Ekinci, aynı gün ağabeyini öldüren kişiyi vuruyor. “Bu olay 1974’te başımıza geldi. 3-4 yıl Saraykapı’daki cezaevinde kaldım. ‘77 yılında cezaevinden kaçarak Nusaybin’e gittim. Kışı orada geçirip ardından İzmir, daha sonra da İstanbul’a gittim.”

1 yıl İzmir’de, 18 yıl İstanbul’da, 6 yıl da Mersin’de yaşadığını belirtiyor. Hayatının 25 yılı Türkiye metropollerinde hamallık, çiftçilik ve ‘kaçakçılık’ işleriyle geçiyor. Öte yandan kaçakçılık suçlamasıyla yaklaşık 7 ay Kocaeli Cezaevi’nde yatmak zorunda kalıyor. Ardından memleketine dönüyor. Ekinci, topraklarına dönüşünü şu sözlerle dile getiriyor: “Zaten siyasi nedenlerden dolayı Mersin’e göç etmiştim. Orada bir süre dükkan işlettim. Baktım olmuyor, 2002’de Amed’e geri döndüm. Amed’de biraz kaldım. Ekonomik nedenlerden dolayı köyüme gittim. 7 sene de köyde kaldım. Bahçe ektim, ev yaptım. Zaman zaman köye gidip geliyorum.”

İstanbul’dayken de her gün eylemlere katılıp, hak arama mücadelesi yürüttüğünü belirten Ekinci, bugün kayyumlara karşı geliştirilen direniş eylemlerine ilişkin şöyle diyor: “Türk devleti çeteler tarafından yönetiliyor. Hak ve hukuk ortadan kaldırılmış durumda. Eskiden Ergenekon vardı. Bugün de yeni çetenin iş birliğiyle ülkeyi yönetiyorlar. Ülkenin tüm ekonomisi bu çetenin elindedir.”

Tüm yaşam haklarının Kürtlere yasaklandığını belirten Ekinci, “Toplum ayağa kalkmalı. Eylemlere katılmalı, mahalle, köy ve kentlerde kendilerini örgütlemeliler. Çocuklarının, halkının ve kendilerinin geleceğini düşünen bu zulmü kabul etmez. Her gün eylemlerdeki yerini alır.”

Abdulkadir Ekinci’nin son mesajı da şöyle: ”Kayyumlarda zerre kadar onur olsaydı, istifa ederlerdi. Ben olsam hiçbir zaman böyle bir onursuzluğu kabul etmezdim. Halkların iradesinin gasp edilmesi, en büyük onursuzluktur.”

 

DENİZ İKE/ANF/AMED