Almanya Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırısı nedeniyle ilgili olarak Ankara ve Washington’u eleştirdi.
ABD’nin DAİŞ’e karşı onlar için sahada savaşanlara sırtını döndüğünü söyleyen Kramp-Karrenbauer ”Bu en güçlü müttefiğimizin dünya çapında güvenilirliğine dair soru işaretleri oluşturuyor” diye konuştu.
Alman bakan, ayrıca Türkiye’nin sürekli olarak NATO üyesi olmasına vurgu yapılmasını eleştirdi. Kramp-Karrenbauer komşusu tarafından tehdit altında olduğunu düşünen herkesin silah gücüyle sınırları ihlal etmesinin bir standart haline gelmemesi gerektiğini vurguladı. Alman bakan bunun ”İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşturulan dü3zeni tehlikeye sokacağını” söyledi. DW’nin haberine göre Kramp-Karrenbauer ihtilafların güçlü olanın kuvvetiyle değil diplomasiyle çözülmesi gerektiğini belirtti.
Almanya’da Başbakan Angela Merkel’in halefi olarak gösterilen Kramp-Karrenbauer ülkesinin dış politikadaki çekingenliğini de eleştirdi. ”Almanya olarak ve CDU ve CSU olarak bu uluslararası sorunlarda biz en son ne zaman gerçekten elle tutulur bir öneride bulunduk?” diyen Kramp-Karrenbauer ”Endişeli olduğumuz, büyük bir endişeyle izlediğimiz yani izlediğimiz sözünü artık dinleyemiyorum bile. Güçlüyüz, iş bize düşüyor ve artık nihayet siyasi yanıtlar vermek zorundayız ve özellikle de Hırıstiyan Birlik Partileri olarak” ifadelerini kullandı.
CDU: Hermes kefaletleri kaldırılsın
Almanya’da koalisyonun büyük ortağı CDU Rheinland-Pfalz Eyalet Başkan Yardımcısı Baldauf Türkiye’ye yönelik ihracatlar için hükümetin verdiği ”Hermes kefaletlerini” kaldırması gerektiğini söyledi.
”Hermes kefaleti” Alman ihracat firmalarına ve kredi şirketlerine yabancı müşterilerin ödeme yapmaması halinde hükümetin vermeyi taahhüt ettiği güvenceye deniyor. Daha önce Yeşiller, Hür Demokrat Parti ve Sol Parti’den de Hermes güvencelerinin kaldırılması istenmişti. 2018 yılında Almanya’nın hazinesinden en çok güvence, Rusya’nın ardından Türkiye’ye ihracat yapan firmalara tanınmıştı. Alman hükümeti 2018 yılından bu yana Türkiye’ye yapılan ihracatlara 2 milyar 600 milyon euroluk Hermes kefaleti vermeyi üstlendi.
CDU’lu Baldauf ayrıca Volkswagen’ın Manisa’da açmayı planladığı yeni fabrikasını Türkiye’nin işgal girişimi üzerine ”incelemeye almasını memnuniyetle karşıladığını” söyledi. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Batı değerlerini ayaklar altına aldığını söyleyen Baldauf Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yapılan hangi desteklerin kaldırılabileceğini gündemine alması gerektiğini söyledi. CDU’lu siyasetçi ”Bu tarzda hareket eden bir devletin Avrupa ve dolayısıyla Almanya hazinelerinden para alması kabul edilemez” diye konuştu.
Tüm silah ihracatı durdurulsun
Sol Parti Eşbaşkanı Bernd Riexinger Hamburg’da yaptığı açıklamada Türkiye’ye tüm silah ihracatlarının durdurulmasını istedi. Partisinin eyalet kongresinde konuşan Riexinger ”Türkiye’ye tüm silah ihracatları derhal durdurulmalı, verilmiş izinler de geri çekilmeli” dedi. Sol Parti lideri, “Kürtlere karşı savaşı durdurmak sorumluluğumuzdur” diye konuştu. Riexinger partisinin birçok kentte ”Suriye’deki kirli ve uluslararası hukuka aykırı” savaşa karşı “Kürt dostlarıyla” birlikte gösteriler düzenlediğini söyledi.
Sol Parti Milletvekili Stefan Liebich ”Uluslararası hukukun açık bir şekilde ihlal edilmiş olmasına rağmen silah teslimatlarının sürmesi bir rezalettir. Suriye’nin kuzeyindeki ölü ve yaralılar konusunda Almanya kendini suçlu konumuna sokmuştur” diye konuştu.
Almanya Türkiye’ye geçen yıl da 242 milyon 800 bin euro değerinde silah satmış, bu da Almanya’nın toplam 770,8 milyon euro tutarındaki yıllık silah ihracatının yaklaşık üçte birine tekabül etmişti.
FRANKFURT