
Taslağa göre asgari ücret, bütün sektörlerde geçerli olacak. Saat ücretinin 22 Frank veya aylık maaşın 4000 Frank olması talep ediliyor. Ancak asgari ücret uygulamasının olmadığı ve işçi ücretlerinin serbest piyasa kurallarına göre belirlendiği İsviçre'de, emekçi maaşlarının anayasal güvence altına alınması için sendikaların ve sol partilerin hazırladığı yasa teklifine hükümet karşı çıkıyor. Yasa teklifinin iptali için kampanya başlatan hükümet adına konuşan Ekonomi Bakanı asgari ücret uygulamasının serbest piyasaya zarar vereceğini ve işsizliği artıracağını öne sürdü.
Serbest piyasayı vururmuş!
Ekonomi Bakan Schneider-Ammann, "Teklif içeriği, bütün ülkede ve her sektörde aynı asgari ücretin uygulanmasını talep ediyor. Böyle katı bir uygulama serbest piyasayı kötü etkiler. Rekabet ortamı zarar görür ve işsizlik oranıda artabilir" dedi. Ekonomi Bakanı, asgari ücret uygulamasının gençleri meslek eğitiminden caydıracağını öne sürerek "4 bin Frank kazanacağını bilen gençler, meslek eğitimi yapmadan vasıfsız işçi olarak çalışmaya başlar" dedi.
'Karın tokluğuna çalışın'
Bakan Schneider-Ammann'ın en çarpıcı açıklaması ise "Devlet tarafından belirlenmiş bir asgari ücret, yoksullukla mücadele etmek için yanlış bir araç. Bunun için en iyi araç çalışmaktır. Az ücretli bir iş, hiç çalışmamaktan daha iyidir. Düşük ücretler, işsizliği önler" oldu.
İşçilerle alay ediliyor
Sendikalar Birliği ise Bakanın açıklamasını, "İşsiz kalacağına karın tokluğuna çalış" düşüncesinin bir yansıması olduğunu belirtti. Birlik açıklamasında "Bu açıklama işçilerle alay etmektir" ifadesini kullandı.
Gelir dağılımı adaletsiz
İsviçre Sendikalar Birliği, İsviçre'de 300 binin üzerinde işçinin aylık 4 bin Frank'ın altında bir ücretle çalıştığını ve gelir dağılımı arasındaki uçurumun derinleştiğine dikkat çekerek "Beş yılda bir bu rakama yüzbin kişi ekleniyor. Vasıfsız işçiler ve yabancılar başta olmak üzere özellikle gastronomi, inşaat, temizlik ve yardımcı işçi statüsünde çalışan işçiler, oldukça düşük maaşlar alıyor. Önemli bir kesim ise astronomik maaşlar alarak gelir dağılımını derinleştiriyor. Bunun önüne geçmenin yegane koşulu, asgari ücretin alt limit olarak 4 bin Frank olarak belirlenip anayasal güvence altına alınmasıdır" dedi. Öte yandan siyaset uzmanı Michael Hermann de, "İsviçreli seçmen, ekonomi piyasasıyla ilgili klasik sosyal demokrasi tekliflerini bugüne kadar hiç kabul etmedi. Evet, gelir dağılımında bir adaletin olması gerekir. Ama İsviçre, diğer Avrupa ülkelerine benzemiyor. Yürütülen kampanyalar oldukça klasik söylemler üzerinde gidiyor" diyerek, teklifin kabul edilmeyeceğini öne sürdü. İki yıl önce aynı teklifin halk oylamasına götürüldüğünü ama kabul edilmediğini hatırlatan Hermann, hükümetin her zaman olduğu gibi bu referandumda da ciddi bir karşıt politika yürüttüğüne dikkat çekti.
ALİ ONGAN/BASEL