- Asgari ücret, yılın 8. ayında 6 bin 196 TL kayıp yaşadı.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Ağustos 2026 enflasyon verilerini açıkladı. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Ağustos'ta bir önceki aya göre yüzde 1,84 arttı. Geçen yılın aynı ayında aylık artış, yüzde 2,04; Ağustos 2024'te ise yüzde 2,47 olmuştu. Enflasyon yılbaşından bu yana yüzde 22,07'ye ulaşırken, yıllık TÜFE yüzde 31,51 oldu. 12 aylık ortalamalara göre artış ise yüzde 31,79 olarak kaydedildi. Yıllık enflasyon, Ağustos 2024'te yüzde 51,97; Ağustos 2025'te yüzde 32,95 seviyesindeydi.
Konut fiyatları yüzde 39,77
En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunda yıllık fiyat artışları dikkat çekti. Gıda ve alkolsüz içeceklerde fiyatlar, yıllık yüzde 33,79 yükseldi. Ulaştırmada yıllık artış, yüzde 35,08 olurken; konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda artış yüzde 39,77'ye ulaştı. Bu grupların yıllık enflasyona katkısı gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,12 puan, ulaştırmada 5,94 puan, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda ise 5,01 puan oldu.
Ulaştırma yüzde 4,82
Aylık verilerde en yüksek ağırlığa sahip üç harcama grubundan gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 0,22; ulaştırmada yüzde 4,82; konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 2,26 artış gerçekleşti. Bu grupların aylık enflasyona katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 0,06 puan, ulaştırmada 0,82 puan ve konutta 0,27 puan olarak hesaplandı.
Eğitimde aylık artış
TÜİK'in ana harcama gruplarına ilişkin grafiğinde Ağustos 2026'da eğitim fiyatlarındaki aylık artış yüzde 8,62 olarak yer aldı. Yıllık değişimlere bakıldığında ise eğitim grubundaki artış yüzde 53,44 ile dikkat çekti. Sağlıkta yıllık artış yüzde 43,46, lokanta ve konaklamada yüzde 31,16 olarak kaydedildi. Bu oranlar, TÜİK bülteninin ana harcama gruplarını gösteren grafiğinde yer aldı.
174 alt sınıfın 134'ünde
Ağustos ayında fiyat hareketlerinin ne kadar geniş bir alana yayıldığını gösteren veriler de açıklandı. TÜFE kapsamında izlenen 174 alt sınıftan 134'ünün endeksinde artış yaşandı. 35 alt sınıfta düşüş gerçekleşirken, 5 alt sınıfın endeksinde herhangi bir değişim olmadı.
Özel kapsamlı TÜFE
İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç tutularak hesaplanan özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B), ağustos ayında yüzde 1,84 yükseldi. Bu göstergedeki artış bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 20,97; geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,68 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,12 oldu.
ENAG: Yüzde 49,03
Enflasyon Araştırma Grubu'nun (ENAG) verilerine göre ise enflasyon daha yüksek. ENAG'ın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "ENAG tarafından hesaplanan Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE), Ağustos 2026 döneminde yüzde 2,24 oranında artmıştır. E-TÜFE’nin son 12 aylık artış oranı ise yüzde 49,03 olarak gerçekleşmiştir" ifadesine yer verildi.
DİSK-AR: Gıdadan kesiyorlar
DİSK-AR da dün Enflasyon Haber Bülteni'nin yayımlandı. DİSK-AR'a göre; birkaç yıldır devam eden yüksek enflasyon dar gelirlilerin ve işçilerin alım güçlerinin düşmesine yol açıyor. Büyük ölçüde baz etkisi nedeniyle enflasyonun artış hızı yavaşlamış olsa da fiyatlar artmaya devam ediyor. Enflasyonun artış hızındaki düşüş fiyatların düşmesi anlamına gelmiyor. Dahası enflasyon farklı toplumsal sınıf ve kesimleri farklı etkiliyor. Dar gelirlilerin alım gücünü çok daha fazla düşürüyor ve gelir dağılımını bozucu bir işlev görüyor.
Asgari ücret enflasyon karşısında eriyor. 2026 Ağustos’ta asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybı 6 bin 196 TL oldu.
Öte yandan resmi enflasyon verileri konusundaki şaibe devam ediyor. TÜİK’in Haziran 2022’de madde fiyat listesini açıklamaktan vazgeçmesi nedeniyle enflasyon verileri daha da tartışmalı hale gelmişti. TÜİK’in şaibeli enflasyon verilerine göre bile Türkiye’de enflasyon yüksek seyretmeye devam ediyor. HABER MERKEZİ
***
Sanayi geriliyor
Türkiye ekonomisinde hizmet sektörünün ağırlığı giderek artarken, sanayideki erozyon derinleşiyor.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) kısa süre önce açıkladığı Gayrisafi Yurt İçi Hasıla ile Yıllık Sanayi ve Hizmet İstatistikleri de ekonomideki bu yapısal dönüşümü tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor. Üretim koşullarındaki bozulma ve maliyet baskıları nedeniyle reel sektörün milli gelirden aldığı pay son 5 yılda kesintisiz daralırken, ekonomi giderek hizmet ağırlıklı bir yapıya bürünüyor. Son 5 yılda sanayinin milli gelirdeki payı yüzde 18,5'e, cirodaki payı ise yüzde 28,5'e indi. Buna karşılık 2026'nın ikinci çeyreğinde hizmetler sektörünün GSYH içindeki payı ilk defa yüzde 60'1 aşarken, her iki işletmeden birinin hizmet sektöründe faaliyet gösterdiği ortaya çıktı.
İstihdam tarafındaki göstergeler de sanayi sektörünün istihdam yaratma gücünün zayıfladığını ortaya koyuyor. Sanayinin toplam istihdam içindeki payı 2021'de yüzde 28,9 ile en yüksek seviyesini kaydettikten sonra kademeli olarak geriledi. 2025’te yüzde 26,1 seviyesine çekildi. Sanayide yaşanan bu gerilemeye karşılık istihdam yükünü sırtlayan ana sektör hizmetler oldu. Hizmet sektörünün toplam istihdamdaki payı 2015’teki yüzde 36,8 seviyesinden 2025’te yüzde 41,2’ye tırmandı.