Kerkük’ün güneydoğusundaki 4. bölgede görevli Pêşmerge Komutanı Westa Resûl, Hewîcê’yi kontrol altına alma planları olduğunu belirterek, DAİŞ varoldukça Kürdistan’ın tehdit altında olacağını söyledi. Resûl, bütün Kürt güçlerinin birlik olması ve uluslararası kamuoyunun da Kürdistan’ı daha fazla desteklemesi gerektiğini belirtti.

Pêşmerge Komutanı Resûl, RojNews’in sorularını yanıtladı.


Son çatışmaların ardından bölgenin durumu nedir?

Şu anda durum sakin. Pêşmerge mevzilerine çekildi; ağır ve modern silahlar cepheye ulaştı. Yıpranan güçler yerine bölgeye yeni bir güç aktarılıyor.


Güney Kürdistan’da kaç yerleşim yeri DAİŞ’in işgali altında?

Kerkük sınırı ve güneyinde güçlerimizin ulaşmadığı hiçbir köy kalmadı. Hewîcê de önceden Kürdistan’ın bir ilçesiydi fakat Araplaştırıldı ve şu anda bir Arap bölgesi haline geldi. Hewîcê’yi de kontrol altına alma yönünde planlamamız var. Irak ordusu, Heşt El Şeeb milisleri ve Sünni güçleri bekliyoruz. Nüfus yapısından dolayı kontrol altına alınması ancak ortak bir güç ile olabilir.


Kerkük üzerinde halen bir tehdit ve tehlike bulunuyor mu?

DAİŞ varolduğu müddetçe Kerkük de bütün Kürdistan da tehdit ve tehlike altında olacaktır.


Mekteb Xalid, Mela Ebdulla ve diğer bölgelerde en son yaşanan savaşlarda HPG gerillları nasıl bir rol oynadı?

Bütün savaş ve çatışmalar boyunca gerilla güçleri de bizimle birliktelerdi ve hem savunma hem de saldırı boyutuyla rollerini kahramanca oynadı. Bu çatışmalarda 2 gerilla da yaralandı


Kerkük halkı yoğun çatışmalara rağmen şehri terk etmeyerek silahlandı, komutanlar savaş mevzilerini bırakmayarak mevzilerde çatışıp şehit düştü, bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hiçbir şey insanın canından tatlı değildir. Hiçbir zaman bu şehitlerimizin kahramanlık ve fedakarlıklarının hakkını veremeyiz. Emîd Şêrko ve Hüseyin Mansur gibi komutanlarımızın; Eqîd Nerîman, Eqîd Şêrzad ve onlar gibi teslim olmayarak direnip şehit düşen onlarca arkadaşımızın hakkını veremeyiz.


Erşed Salihî ve Türkmen Cephesi gibi bazı çevreler DAİŞ’ten sonra Pêşmerge’nin de Kerkük’ten gitmesi gerektiğini söylüyor. Dikkate alıyor musunuz?

Erşed Salihî ve onun gibilerinin sözlerini hiçbir şekilde dikkate almıyoruz. Söyledikleri genelde anlamsız.


Irak Hükümeti, Heşt El Şeebi güçlerini Heres Vetenî bünyesine katmayı hedefliyor, bu durumda Kerkük’teki pozisyonları nasıl olacaktır?

Eğer Heşt El Şeebî, Irak ordusu bünyesine alınacak olursa meşruiyetleri sağlanmış olur. Bu durum bizler için de daha iyi olur, çünkü biz de askeri bir güçle ilişki ve irtibat halinde oluruz.


Acaba DAİŞ üyelerinin sayısında bir azalma var mı?

Son çatışmalarda 600’den fazla çete üyesi öldürüldü ve geri kalanları da çatışma alanlarnı terk ederek kaçmak zorunda kaldı. Birçok komşu Arap ülkesinden gençler DAİŞ’e katılıyor. Mekteb Xalid, Reşad ve Mela Ebdulla bölgelerindeki son çatışmalarda onlarca yabancı çete üyesi öldürüldü. Kobanê, Xaneqîn, Şengal ve Kerkük’te bu kadar çete üyesi öldürüldükten sonra sayılarında gözle görülür bir azalma olması gerekirdi fakat anlaşılan o ki güçleri sürekli yenileniyor.


70. ve 80. güçlerin değiştirilmesi tartışılıyor. Siz savaş bölgesindeki bir komutan olarak bu süreçte böylesi bir değişimi uygun buluyor musunuz?

Aslında sorun değiştirme değil, esas sorun güçlü bir askeri örgütlenmenin ortaya çıkmasıdır. Her ne kadar hem 70. hem de 80. güçler Pêşmerge Bakanlığı’na bağlı olsa da burada iki noktaya ihtiyaç var; 

* Başta askeri eğitim konusu olmak üzere genel bir değişim için yeni bir planlamanın yapılması.

* Ulusal Kongre’nin gerçekleştirilmesinden önce her dört parça Kürdistan’ı da kapsayacak bir askeri kongrenin hemen gerçekleştirilmesi gerekir. KDP, YNK, PKK, PYD ve Doğu Kürdistan güçleri ortaklaşmalı ve biraraya gelerek askeri komite oluşturmaları gerekir. Eğer böylesi bir birliktelik temelinde savunma görevleri yerine getirilecek olursa Kürdistan üzerindeki tehdit ve tehlikeler de boşa çıkartılacaktır.


Gerilla güçlerinin Güney Kürdistan’a gelmesi, Pêşmerge güçlerinin Kobanê’ye gitmesi bir zemin oluşturmuyor mu?

Şu anda savaş halindeyiz. Ulusal Kongre ile ilgili soruların siyasi sorumlulara sorulması gerekir. Savaş halinde olduğumuzdan bizim için ilk etapta askeri kongrenin toplanarak bir ortaklaşmanın yaratılması önceliklidir. Kobanê’ye Pêşmerge gücünün gönderilmesinden sadece siyasi çevreler değil, bütün Kürt halkı mutlu ve memnun olmuştur.


Sizce DAİŞ Kobanê’de yaşadığı yenilgi ve kırılmanın intikamını Kerkük’ten mi almak istedi?

Kesinlikle öyle. Fakat DAİŞ Kerkük’te de kaybetti. Kobanê’deki yenilgisinin intikamını Kerkük’te almak istedi fakat Kerkük’ün güney ve doğu sınırında en son yaşanan çatışmalarda DAİŞ genel olarak kaybetti.


Kürt halkı bütün dünyadan önce DAİŞ’e karşı savaşmaya başladı. ABD, savaşın yıllar sürebileceğini belirtiyor. Pêşmerge güçlerinin böylesi bir savaş için hazırlığı var mı?

Şimdiye kadar DAİŞ’e karşı savaşabildik ve bundan sonra da devam edeceğiz. Bu son çatışmaların ardından onlarca Kürt genci savaş cephesine gitmek için başvuruda bulundu. Biz direneceğiz fakat uluslararası güçlerin de bir an önce Irak ve Kürdistan’a daha fazla destek sunması gerekir. Çünkü DAİŞ sadece Kürtlerin değil, tüm insanlığın düşmanıdır.


Heşt El Şeeb gibi Şii milislerden oluşan güçlerin Kerkük sınırında bulunması sizce Celewla ve Xurmatû’daki Kürtlerle yaşanan bazı sorunların tekrarlanmasını beraberinde getirir mi?

Celewla ve Xurmatû’da Kürtlerle Şiiler arasında yaşandığı iddia edilen sorunların yüzde 97’si gerçeği yansıtmıyor. İki ayrı tarafta olan iki kişi arasında sorunlar her zaman yaşanabilir. Bazen böylesi durumlar Pêşmerge güçlerinin içinde dahi yaşanabilmektedir. Irak ordusu ve Heşt El Şeeb güçleri ile Kürt halkı arasında bir sorun olacağını düşünmüyorum. Aynı zamanda Pêşmerge gücü de 140. madde uyarınca belirlenmiş sınırlardan hiçbir şekilde çekilmeyecektir.

Düşmanlarımız karşısında her koşulda direneceğiz ve Kerkük için de canımızı feda etmeye hazırız. Yurttaşlarımızın canını ve malını koruyacak ve son nefesimize kadar da düşmanın Kerkük toprağına ayak basmasına izin vermeyeceğiz. 


 ROJNEWS/KERKÜK