Astana’dan Wagner krizine Putin ve Erdoğan siyaseti

Forum Haberleri —

Erdoğan/Putin

Erdoğan/Putin

  • Putin, Ukrayna’da zayıflamaya başladı. Ancak bu zayıflığı gizlemek isteyen Putin, Erdoğan üzerinden Suriye’de yeni bir hamleye de yönelebilir. 

ALİ GÜNDEM

20. Astana görüşmesinden Kürtlerin, özellikle Rojava Özerk Yönetimi'nin farklı bir beklentisi yoktu. Tarafların 2017 yılından bugüne kadar konuştukları, Suriye meselesine bakışları, sahadaki pratik adımları biliniyordu. Tek fark son zamanlarda bu toplantılara Şam hükümetinin katılması oldu. Böylece daha önce Rojava Özerk Yönetimi'ni ve Kürtleri Türk devletinin görüşleri paralelinde 'terörist' olarak tanımlayan Astana bileşenlerine Şam Hükümeti de eklenmiş oldu.

Son Astana görüşmesinde sadece Özerk Yönetim'i Türk devletinin görüşleri paralelinde değerlendirmeye dönük bir adım atılmadı... Türk devletinin görüşleri esas alınarak Özerk Yönetim itham edilirken, El Nusra ve İhvani Müslimin gibi Suriye'yi kan gölüne çeviren gruplar büyük oranda göz ardı edildi.

20 ve 21 Haziran günlerinde gerçekleşen son görüşmenin ortaya çıkardığı bir diğer etken de Türkiye-Suriye ilişkilerinin düzelmesine dönük atılacağı ifade edilen adımlardır. Rusya'nın en büyük hedeflerinden biri Türk devleti ile Esad yönetimini yeniden bir araya getirmektir. Oysa Şam yönetiminin Türk devleti ile yeniden bir iş birliğine girmesi, sadece Özerk Yönetim için değil, Suriye için de ciddi bir tehlikeye neden olacaktır. Suriye'nin egemenliği ve birliği büyük tehlikeye girecektir.

Bu bir yana; Astana'dan yansıyan bir diğer yanlış değerlendirme de toplantının hemen ardından basına konuşan Şam hükümetinin Dışişleri Bakan Yardımcısı Eymen Sosan'ın dedikleridir. Eymen Sosan, ABD'nin Suriye'den çekilmesiyle Kürt davasının kapanacağını açıkladı. Ancak herkes biliyor ki, Kürt sorunu ABD’nin bölgede bulunmasından ya da yokluğundan kaynaklanmadı. 100'üncü yılına giren Lozan Antlaşması ile birlikte 4 sömürgeci devlet arasında paymal edilen Kurdistanlıların yaşadıkları, Kürt sorununun esas nedenidir. Bir halkın dili, kimliği, kültürü inkar edilmiş, bu halk soykırım ve katliam politikaları ile yok edilmek istenmiştir. Hal böyle iken Suriye'deki Kürt sorununu ABD'nin bölgedeki varlığına bağlamak sadece sömürgeci hezeyanların yansımasıdır. Şam hükümeti, ABD’nin bölgeden çıkmasıyla sanıldığı gibi Rojava'da egemenlik kurabilecek durumda da değil. Bunu Türk devleti ile birlikte bir saldırı zemini üzerinden yaşama geçirmeyi düşünüyorlarsa bu daha da vahim bir sonuca yol açar. Suriye içindeki sorunları bu şekilde çözmek mümkün değil. Çözümün yolu Özerk Yönetim ile gerçekleştirilecek gerçek ve ciddi bir diyalogdan geçiyor.

Astana görüşmelerinin hemen sonrasında Rusya'da yaşanan bir diğer gelişme de bölgenin geleceğini yakından ilgilendiriyor.

Rusya'nın Suriye'de de konuşlandırdığı paralı asker grubu Wagner, 23 Haziran günü akşam saatlerinde Ukrayna sınırında bulunan kışlalarından çıkarak Moskova'ya ilerlemeye başladı. Rostov kentini kontrol altına alan Wagner'in başındaki Yevgeni Prigojin, karşılarına çıkacak herkesi yok edeceklerini açıkladı. Putin ise en güvendiği adamlardan birini başına getirdiği Wagner güçlerini terörist ilan etti.

Rusya'da ortaya çıkan bu kriz aradan 24 saat geçmeden, Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko'nun araya girmesiyle sonlandı. Wagner güçlerinin Rusya'daki ilerleyişinin durduğunu açıkladı. Yevgeni Prigojin de bu açıklamadan kısa süre sonra "Kan dökülmesini engellemek için üslerimize dönüyoruz" açıklamasında bulundu.

Wagner'in ayaklanarak Rus ordusuna savaş ilan etmesini değerlendiren gözlemcilerin önemli bir bölümü Putin rejiminin bu krizden olumsuz etkileneceği görüşünde. Geniş bir kesim Putin'in otoritesinin sarsıldığı konusunda hemfikir.

Merak edilen konulardan biri de bu krizin Ukrayna ve Suriye'ye yansımalarının ne olacağı yönünde. Şimdiye kadar pohpohlanarak büyütülen Wagner güçleri, eğer yeni bir durum yaşanmaz ise 1 Temmuz'dan itibaren Rus ordusunun resmi gücüne dönüşecek. Bu Putin'in elini mi güçlendirir yoksa ileri sürüldüğü gibi sarsılan otoritesini düzeltmek isteyen Putin, başka adımlar mı atar? Bu durum ileride daha net anlaşılır ancak şimdiden anlaşılan bir şey var ki o da yaşananlardan en çok etkilenen kesimlerin başında Erdoğan'ın gelmesidir.

Wagner güçlerinin isyana kalkışmasıyla tedirgin olan ve hızlı bir biçimde Putin'e destek açıklaması yapan Erdoğan'ı korkutan etkenin Ukrayna'daki savaş olmadığı açık. Putin'in zayıflaması, belli ki Erdoğan'ın Suriye'deki elini de zayıflatacaktır. Erdoğan'ı korkutan bu olasılıktır. Şimdi konuşulan ise Putin'in Wagner krizi ile birlikte yaşadıklarının, Erdoğan saldırganlığı üzerinde nasıl bir etki oluşturacağı. Erdoğan’ın izleyeceği olası politikalar dikkatle izlenmesi gereken bir sürece işaret ediyor. Onun aklından geçen elbet, Rojava’ya kapsamlı bir saldırı düzenlemektir. Ancak Putin’in elinin zayıflaması bu olasılığı da zayıflatır. Putin, Ukrayna’da zayıflamaya başladı. Ancak bu zayıflığı gizlemek isteyen Putin, Erdoğan üzerinden Suriye’de yeni bir hamleye de yönelebilir. Kürt düşmanlığından dengesini şaşıran Erdoğan buna alet olur mu, onu da hep birlikte göreceğiz.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.