Yas-ı Muharrem dolayısıyla tutulan 12 günlük orucun ardından Almanya’nın Mainz ve Dresden kentindeki derneklerinde yapılıp Aşureler dağıtıldı. Britanya Alevi Federasyonu da aşurenin önemi üzerine bir basın açıklamasında bulundu. 

Aşure’nin birliği ifade ettiğine vurgu yapan Britanya Alevi Federasyonu’nun açıklamasında şunlar dile getirildi: “Aleviler ibadetlerinde olduğu gibi oruçlarını da beraber açar ve Muharrem muhabbetlerini birlikte yaparlar. Yapılan tüm ibadet ve uygulamalarında paylaşım eşitlik ve dayanışma esas alınır. Oruçların bittiği gün aşure pişirilir. Aşure en az on iki farklı malzemeden yapılır. Bunlar genellikle fıstık, fındık, kuru üzüm, yarma, nohut, fasulye, çir, mısır, incir, şeker, tuz, su, ceviz ve nar gibi malzemelerdir. Kaynatıldığında tüm malzemelerin rengi ve tadı birbirine karışır. Diğer ibadetler gibi aşure pişirmek ve dağıtmak da birlikte yapılır. Her insan aşure malzemelerine katkı sunar. Yakın yerlerde cemevi varsa cemevinde, cemevi yoksa insanların bir araya gelerek mutfağı uygun bir evde pişirilir ve birlikte yenir. Daha sonra imkanlar dahilinde tüm komşu, arkadaş, iş arkadaşı ve akrabalar ile paylaşılır.”

Alevilerin insanların rengine, ırkına, cinsiyetine, diline, yaşına, zengin ya da fakirliğine veya küskünlüğüne bakmaksızın herkesle Aşure paylaşıldığını dile getirilen açıklamada devamen şunlar ifade edildi: “Aşure, Alevilerin dergah geleneğini yansıtan bir yiyecektir. Dergahta her insan bilgisi, becerisi, gücü kadar üretir fakat ihtiyacı kadar tüketir. Aşurenin içindeki malzemeler de aşureye rengi ve tadı kadar katkı sunar ve ortaya ortak bir renk ve tat çıkar. Alevilerde Cem ibadeti de aynı yöntemle uygulanır. Ceme katılan herkes ceme gelirken lokma getirir. Getirilen tüm lokmalar birleştirilir. Cem bittikten sonra her insan eşit oranda lokma alır.”


Alevilerde önemi bir yere sahip

Aşurenin Alevi inancında önemli bir yere sahip olduğun sebebini açıklamada şöyle ifade edildi: “Aşure, içinde birlik, beraberlik, eşitlik, barış, sevgi ve paylaşım barındırdığı için, Alevi inancında önemli yere sahiptir. Aşure Alevi inancına göre Kerbela Katliamı sonrasında kurtulan dördüncü imam Zeynel Abidin’in kurtuluşunu simgeler. Kerbela Katliamı şahsında tarihteki tüm öldürülen masum ve mazlum insanlar için tutulan oruçlar o insanların yasını/matemini yaşatmak içindir. Aşure, yas/matem’den sonra kimseye düşmanlık beslenmediğini göstermek ve savaşlara rağmen kurtulanların iyi düşünceleri devam ettirdikleri içindir.”


‘Muharrem ayı kutsal bir aydır’

Öte yandan Mainz Pazarcık Kültür Merkezi’nde Yas-ı Muharrem orucunun son gününde lokmalardan sonra Aşure yendi. Yas-ı Maharrem son gününde Almanya’nın Mainz kentindeki Pazarcık Kültür Merkezi’nde (MPKM) lokmalar verildi. Lokmalardan MPKM Eşbaşkanı Aziz Uzpak, “Bugünün amacı, bir arda olmanın, kendi inancımızı ve kültürümüzü öğrenip yaşatmaktır” dedi ve herkesin kurumlarına sahip çıkması çağrısında bulundu. Daha sonra Pir Hüseyin Bildik’in okuduğu gulbangtan sonra lokmalar yenerek oruç açıldı. 

Pir Bildik, “Muharrem ayı çok kutsal bir aydır. Bu ayda hiç bir canlının yaşamına müdahale edilmez. Hiç bir canlı kesilmez, kan akıtılmaz, doğada ve tabiat da her canlının yaşama hakkının olduğuna inanılır” dedi ve aslında tutulan orucun Nuh Peygamberden daha önce olduğunu ama muharrem ayında Hz. Hüseyin ve yanındakiler katledilerek Kerbela’da kan döküldüğünü, bunun için tutulan muharrem oruçlarının matem ayına dönüşerek Yas-ı Muharrem adıyla matem orucunun tutulduğunu söyledi. Pir Hüseyin Bildik’in okuduğu başka bir gulbangtan sonra aşureler yendi.


Bir ve beraber olmanın sembolü

Dresden Kürt Toplum Merkezin’de de aşure dağıtıldı. Kürt Toplum Merkezi yöneticileri, aşurenin çağlar ötesinden günümüze ulaşan mitolojik ve geleneksel bir yiyecek olmanın yanında bir ve beraber olmanın, farklılıkları koruyarak, aynı kazanda pişe bilmenin sembolü olduğunu vurgu yaptı. Dernekte KCK’nin yayınladığı Muharrem oruçlarına dair açıklama da okundu. 


 HABER MERKEZİ