
İHD İstanbul Şubesi Cezaevi Komisyonu, Yenibosna'daki ATK binası önünde kararı protesto etti. İHD'liler "İsmail Arslan'a yaşam hakkı" yazılı pankart taşıdı. Cezaevi Komisyonu üyesi Mine Nazari hasta tutsak Arslan'ın Myastenia Gravis adı verilen ağır kas zaafı hastası olduğunu belirten Nazari, buna bağlı olarak gelişen boyun tutamama, yemek yiyememe, yutma güçlüğü, nefes darlığı ve akut solunum yetmezliği yaşadığı ve durumunun giderek ağırlaştığını ifade etti.
Arslan'ın 18 Nisan 2014 tarihli ATK kararıyla infazının ertelenerek serbest bırakıldığını kaydeden Nazari, ATK'nin aylar sonra ise 'ceza infazının yeniden ertelenmesi yerine, nörolojik kliniğe yatırılarak tedavisinin düzenlenmesi' yönünde karar verdiğini belirtti.
Bir yılda ne değişti?
ATK'ye "İnfazının ertelenmesi yönündeki tespitinizin ardından ne değişti?" diye soran Nazari ekledi: "Hala yaşamsal fonksiyonlarını yerine getiremeyen, midesine açılan bir delikten beslenen, boyun ve çene kaslarını kullanamayan, konuşamayan, yutkunamayan, ilaçları olmadan nefes almakta zorlanan İsmail Arslan'ın durumun daha ne kadar ağırlaşması gerekiyor."
ATK'nin hasta tutsakları cezaevlerinde ve hastanelerin mahkum koğuşlarında ölüme terk ederek suç işlediğini vurgulayan Nazari, bağımsızlığı tartışmalı bir kurum olan ATK'nin hasta tutsakların infazlarının ertelenmesinde tek ve son belirleyici makam olmasını kabul etmediklerini söyledi.
Mahkum koğuşuna konuldu
Açıklama sırasında ATK önünde bulunan ambulans içinde bekletilen hasta tutsak Arslan, "ATK tarafından verilen kararın uygulanması için avukatı Gülizar Tuncer eşliğinde Bakırköy İnfaz Savcılığı'na götürüldü. Arslan, buradaki işlemlerinin ardından, Samatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ni "mahkum koğuşu"na götürüldü.
DİHA/İSTANBUL