Avrupa Birliği çare arıyor
Dünya Haberleri —

NATO
- Avrupa Birliği (AB), ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO’ya ve Avrupa’nın güvenliğine yönelik taahhüdüne sadakatsizliğinin kabul edilmesiyle birlikte, üye ülkeleri birbirini yardım etmeye zorlayan kuralları tartışıyor.
Avrupa Birliği liderleri, dün Kıbrıs’taki zirvede buluştu. Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides, The Associated Press’e (AP) yaptığı açıklamada, liderlerin ihtiyaç duyulduğunda Avrupa Birliği’nin askeri, güvenlik, ticaret politikası ve diğer araçlarını en iyi şekilde kullanmak üzere “operasyonel bir plan” üzerinde çalıştığını söyledi.
AB temsilcileri, Mayıs ortasında “masa başı tatbikatlar” yaparak, blokun antlaşmalarındaki Madde 42.7’nin bir ülkeye Rusya gibi bir devlet tarafından saldırı veya işgal durumunda kolektif yardım sağlamak için nasıl kullanılabileceğini senaryolaştırıyor. AB savunma bakanlarının da birkaç hafta sonra benzer testler yapması bekleniyor. Bu tatbikatlar, siyasi karar alma sürecine odaklanıyor; silahlı kuvvetleri, devlet kurumlarını veya sahada diğer varlıkları içermiyor.
NATO’nun Madde 5’ine benzer
NATO’nun Madde 5'inin güvenlik güvencesine göre; bir müttefike yönelik saldırı, tüm müttefiklere yönelik saldırı sayılır ve genellikle (ancak her zaman değil) askeri yöntemlerle kolektif bir yanıt gerektirir. Bu madde ,bugüne kadar yalnızca bir kez, 11 Eylül saldırılarının ardından ABD’ye destek vermek için devreye sokuldu ve NATO’nun Afganistan’daki 18 yıllık başarısız operasyonuna yol açtı.
AB’nin Madde 42.7’si ise Madde 5 ile çatışmayı önlemek amacıyla kaleme alınmıştı ve o da yalnızca bir kez, 2015'te Paris’teki DAİŞ saldırılarının ardından Fransa’nın talebi üzerine kullanıldı. Bu saldırılarda 130’dan fazla kişi hayatını kaybetti, 400’den fazla kişi de yaralandı.
AB maddesi, bir ülkenin “kendi topraklarında silahlı saldırıya uğraması” halinde, diğer ortakların “güçleri dahilindeki tüm araçlarla yardım ve destek sağlaması” gerektiğini belirtiyor. Bu yardımın, Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’na uygun olması, NATO taahhütleriyle çelişmemesi öngörülüyor. Madde, ayrıca Avusturya ve İrlanda gibi tarafsız üye ülkelerin durumuna da izin veriyor.
ABD'nin yokluğunda
Fransa örneğinde AB ülkeleri dayanışma gösterip destek teklifinde bulunmuştu. Fransa, ortaklarından uluslararası terörizme karşı çabalarını artırmalarını istedi; bu da Fransız güçlerinin yurt içinde büyük bir güvenlik operasyonu için serbest kalmasını sağladı.
Madde 42.7’nin kullanımını test etmek amacıyla benzer tatbikatlar son 10 yılda da yapıldı, ancak ABD’nin NATO’ya yönelik taahhüdüne ilişkin artan şüpheler ve savaşın harap ettiği Ukrayna’nın AB üyeliğinin geleceği, bu hazırlıklara yeni bir aciliyet kazandırmış bulunuyor. AP'den Lorne Cook'un haberine göre; Avrupalıların kendilerini nasıl savunabileceklerine dair son dönemdeki düşünceler, Trump’ın NATO müttefiki Danimarka Krallığı’nın yarı özerk parçası olan Grönland’ı ilhak etmekle tehdit etmesinin ardından hız kazandı. Birkaç Avrupa ülkesi, Kanada kıyılarındaki bu devasa adaya sembolik bir dayanışma gösterisi olarak yalnızca birkaç asker gönderdi. Trump, buna katılan ülkelere gümrük vergisi uygulayacağını söyledi, ancak sonunda geri adım attı.
Seçenekler ve sorunlar
NATO’nun yalnızca bir güvenlik örgütü olmasının aksine, Avrupa Birliği elinde çok daha çeşitli araçlar bulunduruyor. Bunlar askeri güçten yaptırımlara, sınır kontrollerine, ticaret ve vize politikalarına kadar uzanıyor.
Bu araçların ve diğer önlemlerin kriz dönemlerinde ne ölçüde kullanılabileceği, Ortadoğu’daki savaşların ABD’nin dikkatini çekmesi ve Ukrayna’daki çatışmanın devam etmesi nedeniyle önümüzdeki haftalarda yeniden test edilecek. Christodoulides, AP’ye “Bir üye devlet bu maddeyi tetiklediğinde ne olacağını bilmiyoruz. Bir dizi sorun var” dedi. HABER MERKEZİ















