Afrika’dan Avrupa’ya gitmek için İtalya’nın Lampedusa Adası’na geçmeye çalışan mülteci teknelerinin batması sonucu yaşanan facialar Avrupa basınının gündeminde. Son olarak çoğu Somali ve Eritreli yüzlerce kaçak göçmenin sahilden 1 km ötede ölmesi Avrupa ülkelerinin mülteci politikasına yönelik eleştirileri doruğa çıkardı. Avrupa’nın sert mülteci politikası dün basında en çok işlenen konular arasındaydı.


Çaresizlikten yola çıkıyorlar

İsviçre’de yayımlanan Tages-Anzeiger gazetesi şöyle yazıyor: “Afrikalılar aptal değil. Büyük çoğunluğu ülkelerini arkalarında bıraktıklarında kendilerini nelerin beklediğini çok iyi biliyor. Yine de bu ölümcül yola çıkıyorlar ise bu onların geldikleri ülkelerin durumu hakkında her şeyi anlatıyor. Çaresiz bir durum. Bağnaz kutsal savaşçılar ve açlık, Somali’de halkın yaşamını cehenneme çeviriyor. Eritreliler ise ya bir diktatörün emri ile orduya katılmaya zorlanıyor ya da doğrudan hapse atılıyor. Avrupa politikası etkin olmayı sürdürseydi Somali ve Eritre’nin kaderi çok farklı olabilirdi. Lampedusa’daki gibi felaketler yaşandığında gözlerini kaçırma ya da duvarlar örme politikası bir yana bırakılmalı.”

AB düzenleme yapmalı
Fransız La Croix gazetesi de AB ile Afrika’nn kaderlerinin birbirine bağlı olduğunu belirterek, kaçak mülteci sorununda atılabilecek adımları sıralıyor: “Avrupa Birliği, Lampedusa kıyılarındakine benzer yeni dramlara engel olmak ve insanların onurunu dikkate almak istiyorsa birçok düzlemde hareket edebilir: Göç sorunuyla pozitif tarzda bahsedebilir, üye devletlerde göçmenlerin alımı olanaklarını artırabilir, AB üyeleri arasındaki dayanışmayı güçlendirebilir, Afrika topraklarında kalıcı bir kalkınma politikası uygulayabilir. Bunun için Akdeniz’in karşı yakasındaki, birçok hükümetin dikkate almadığı kıtaya daha yakından bakmak gerekir. Yaşlanan nüfusuyla Avrupa’nın, dinamik nüfus artışıyla Afrika’nın kaderleri birbirine yakından bağlıdır.”

HABER MERKEZİ