Avusturya’nın Salzburg kentinde Mezopotamya Kültür Derneği’nin organize ettiği etkinliğe 200 kişi katıldı. Südtirolerplatz’tan Mirabellplatz’a kadar yürüyen Kürdistanlıların eylemi kent sakinleri tarafından ilgiyle karşılandı. Mirabellplatz’taki mitingte öldürülen 35 sivil için bir bildiri okunduktan sonra eylem olaysız şekilde sona erdi.
Almanya’nın Nürnberg kentindeki eyleme 700 kişi katıldı. Medya Halkevi, AGİF, Young Struggle, MLKP, DİDİF, Linke Liste, Nürnberg Aleviler Derneği ve antifaşist gruplar katılarak Türk sömürgeci devletinin yaptığı katliamı kınadı. Gösteride Young Struggle de konuşma yaparak bu katliamın Kürt halkını imha etme politikası olduğu ve Türk ve Kürt halkının tek kurtuluşunun mücadele etmekte olduğu vurgulanırken Alman devletinin silahlarının Kürtleri imhada kullanıldığına da dikkat çekildi. Nürnberg çarşı merkezi Lorenzkirche‘den başlayan yürüyüş göçmenlerin yoğun yaşadığı Aufsesplatz‘da bitirildi.
Öte yandan Fransa’nın Bordeaux kentinde de Roboski katliamı kitlesel bir katliamla kınandı.  Bordeaux Belediyesi önünde toplanan yüzlerce Kürdistanlı, kitlesel bir gösteri ile tepkilerini dile getirdi. Yağmura rağmen gerçekleşen eylemde „Katil Erdoğan“, „Kürdistan Faşizme Mezar Olacak“, „Biji Serok Apo“ sloganları atıldı.


 EKREM GEDİK/SALZBURG -NESİP AKAR/BORDEAUX




Batı medyasında Roboski Katliamı


28 Aralık 2011 akşamı Şırnak’ın Uludere ilçesi Roboski köyünde hunharca gerçekleştirilen katliamın ardından birçok ülkenin basın yayın kuruluşlarında katliama ilişkin haber ve fotoğraflar yer aldı.
Roboski katliamında Batı medyası, Kürdistan’daki benzer olaylara rağmen daha farklı bir tepki göstermişti. Daha önceki olaylarda sessizliği ile dikkat çeken batı medyası, bu kez gerçekleşen sivil katliamı ile ilgili haberleri aktardı.
İngiltere’nin en büyük yayın kuruluşu olan BBC haber kanalından saldırının detaylarına ilişkin bilgiler sabahın ilk saatlerinde katliamın görüntüleri eşliğinde aktarılırken, Amerika’nın önemli haber kanallarından CNN’de katliama ilişkin haberleri aktarmasının yanısıra Türk devletinin son zamanlarda arttırdığı sınırötesi operasyonlarına ve Aralık ayı boyunca onlarca gazetecinin tutuklanması haberlerine de yer verdi. Kürtlerin büyük orana sahip nüfusuna dikkatleri çeken CNN, Kürtlerin baskıcı devlet politikalarına maruz kalmalarının yanı sıra uzun yıllar boyunca ‘Dağ Türkleri’ olarak lanse edilmelerine de ayrıca değindi.
İngiltere’nin en yüksek tirajlı gazetelerinden The Guardian ise katliamla ilgili BDP eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın “Bu aleni bir katliamdır. Üstünü kapatmaya çalışacaklar, ama biz buna izin vermeyeceğiz. Bu insanlığa karşı işlenmiş bir savaş suçudur” sözlerine yer verirken katliama ilişkin haberler ve detaylı araştırmalar bir yazı dizisi halinde yayınlandı. Türkiye’deki Kürtlerin zorlu yaşam koşullarına dair detaylı bilgilerin bulunduğu yazı dizisinde, Türk devletinin şiddet ve toplu tutuklama politikalarının Kürtleri daha fazla radikalleştirmesinin yanı sıra zorunlu Türkçe eğitimin Kürt çocukları için büyük bir dezavantaj oluşturmasına da ayrıca yer verildi.
Almanya basınında da Uludere katliamı Türk devletinin büyük bir hatası olarak ele alındı. Merkez liberal eğilimli Die Zeit gazetesi haberinde, Türk devletinin hava saldırısında 35 sivilin yaşamını yitirdiğini ve öldürülen kişilerin sadece mazot kaçakçılığı yapan köylüler olduğunu belirtti. Sağ eğilimli Die Welt gazetesi ise katliamla ilgili birkaç farklı haber yaparak olaya geniş bir yer ayırdı. Bölgede köylülerin kaçakçılık yaptığının devlet tarafından zaten bilindiğinin altı çizilerek, savaş nedeniyle köylülerin başka işler yapmasının zaten mümkün olmadığı belirtildi. Ayrıca Die Welt, PKK’nin saldırıyı ‘soykırım’ olarak nitelendirdiğini ve Kürdistan halkını bu soykırıma karşı başkaldırmaya çağırdığını ifade etti. Süddeutsche Zeitung ve Frankfurter Allgemeine Zeitung gazeteleri de Türk hava kuvvetlerinin gerçekleştirdiği hava saldırısının detaylarını haber yaparak ordunun saldırıyı sadece bir operasyon kazası olarak geçiştirtirmeye çalıştığını belirtti.


ÖZLEM GALİP/LONDRA