Bu sınıfa dahil olanların toplam çalışanlar içindeki payı 2013 yılından bu yana yüzde 7,2’den yüzde 7,8’e yükseldi. Araştırmada AB ülkelerinin ekonomi ve finans krizinin olumsuz etkilerinden kurtulmaya başlamış olmasına rağmen canlanmanın istihdam piyasasında umulan etkiyi göstermediği’ belirtiliyor.

28 AB üyesi ülkedeki sosyal adalet değerlendirmesinde kaydedilen olumsuz gelişmenin durdurulabildiği ve endeksin 2014 yılında 5,60 puanla indiği dip noktadan 2016’da 5,75’e çıktığı ve ekonomik krizden önce endeksin 6,60 olduğu raporda dile getiriliyor. AB ülkelerinde her dört kişiden birine tekabül eden 118 milyon Avrupalının yoksulluk ve sosyal dışlanma tehlikesine maruz olduğu belirtilen Sosyal Adalet Endeksi’ne göre bu gelişmede düşük ücretli işlerin artması ile istihdam piyasasının ‘düzenli’ ve ‘tipik olmayan’ kollara ayrılması rol oynuyor.

Almanya’da yüzde 7,1

Bertelsmann Vakfı’nın araştırmasında Almanya’da yoksulluk riskinin arttığı ve eğitim sisteminde varlıklı kesimin avantajlı olduğu belirtiliyor. Tam mesai çalışanlar arasında yoksulluk tehlikesiyle karşılaşanların oranı 2015 yılında yüzde 7,1’e yükselmişti. 2015 yılında asgari ücret uygulamasının başlatılması yoksulluk riskini cüzi oranda azaltmış bulunuyor. Araştırmayı hazırlayan uzmanlar işsizliğin azalmasıyla Almanya’da fakirlik riski olanların artması arasındaki çelişkiye işaret ediyorlar. Bertelsmann Vakfı yönetim kurulu başkanı Aart De Geus, Sosyal Adalet Endeksi ile ilgili, „Tam gün çalışma gelir kadar geçinmeyi de sağlamalıdır. Çalışarak geçinme imkanı azalanların sayısındaki artış ekonomik ve sosyal düzenin meşruiyetini sarsmaktadır” dedi. 


 FRANKFURT