PANORAMA: 8 Mart’a doğru... 3. BÖLÜM


Avrupa Kürt Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Kurdistan ên Ewrûpa-TJK-E), 2015’in 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü, evrensel kadın dayanışmasını gerçekleştirmek hedefiyle karşılamıştı. Bu kapsamda Avrupa’nın dört bir yanında örgütlenen eylemlerde başta Rojava ve Bakur olmak üzere Kürdistan’daki kadın direnişçiliği dünya kadınlarına anlatıldı; aynı ruh, Avrupa kentlerinde de yaratılmaya çalışıldı.

Geçtiğimiz yılın Haziran ayında gerçekleştirilen kurultayda ise demokratik ulusun inşası, temel mücadele alanı olarak belirlendi; bu çerçevede meclis, komün, kooperatif, akademi gibi toplumsal projelere ağırlık verilmeye başlandı.


Örgütlenmelere yenileri eklendi

Bu hedef doğrultusunda Fransa’nın Paris merkezi ve 3 banliyösü ile Rennes, Nantes ve Les Mureaux kentlerinde, Almanya’nın Bremen, Mainz, Essen, Freiburg, Weil-am Rhein ve Kiel kentlerinde kadın dernek, meclis ve komünleri kurdu. 

Almanya başta olmak üzere Hollanda, Fransa, Belçika, Danimarka gibi ülkelerdeki kadın meclisleri ise kongrelerini yaparak yenilendi.

TJK-E, Mart ayı ortalarında Kadın Ekonomi Çalıştayı düzenleyerek bünyesindeki kadın meclislerinin ileride kurmayı hedefledikleri kooperatifler için çalışma perspektifi ortaya çıkardı. 


Almanya’daki kadınların örgütü: YJK-E

Almanya’da Kürt kadın meclisi, kadın komünü, kadın inisiyatif ve kurumları olarak faaliyet yürüten 50’ye yakın organizasyon, 23 Ocak’ta Düsseldorf’ta bir araya geldi. Kongre’de Yekîtiya Jinên Kurdistan ên Elmanya (YJK-E) kuruldu. Bu kurum, bir çatı örgütü olarak özgün ve özerk bir ağ temelinde örgütlendi. 

Avrupa’da inanç örgütlülüklerini sağlamak ve sorunlarına çözüm bulmak amacıyla kurulan Êzîdî Kadın Meclisleri ve Civaka Îslamiya Kurdistan (CÎK) Kadın Kolları’na bu yıl Demokratik Alevi Kadın Meclisi de eklendi.


Utamara’nın kampanyası

Utamara Kadın Buluşma Merkezi, üç yıldır sürdürdüğü “Başlık parasına, zoraki evliliklere, namus cinayetlerine hayır” kampanyasının final buluşmasını, düzenlediği bir konferansla gerçekleştirdi. Merkez, kadınlara hukuki, psikolojik, eğitim desteği sunmaya devam ediyor.  


Geleneksel buluşma

13 Haziran’da Almanya’da düzenlenen 11. Zilan Kadın Festivali ile İsviçre ve Fransa’daki benzer festivaller Kürt kadınlarının gelenekselleşen etkinlikleri olarak devam etti. 


Öcalan’a özgürlük çalışmaları

Ağır tecrit koşulları altında tutulan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için “Özgür önderlikle özgür yaşama” sloganıyla başlatılan kampanya devam etti. Bilgilendirme çadırı, yürüyüş, miting gibi etkinlikler düzenlendi. 


Şiddete karşı öz savunma

25 Kasım’da ise “Özgürlüğümüzün garantisi öz savunmadır” şiarıyla Avrupa çapında kadınlar, alanlara çıktı. Toplumsal inşa kapsamında Avrupa’nın birçok kentinde şiddeti konu alan panel, seminer gibi etkinlikler düzenledi. 


Adalet eylemlerinde ısrar

Kürt kadınlarının 9 Ocak 2013’te Paris’te katledilen Kürt kadın devrimciler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez için adalet arayışı bu yıl da devam etti. Üç yıldır aralıksız her hafta Çarşamba günleri sokaklarda Adalet Nöbeti eylemleri düzenleyen kadınlar, cumhurbaşkanlıklardan başbakanlıklara kadar katliamın aydınlatılmasını talep eden sayısız mektup gönderdi. Ayrıca Fransa Kürdistan Dayanışma Koordinasyonu, Uluslararası Kürt Kadın Temsilciliği ve Fransa Demokratik Konseyi ile birlikte Fransa Parlamentosu’nda Politik Cinayetler ve Adalet Arayışı“ konferansı düzenledi. 



Ülkenin sesi oldular

Demokratik Güç Birliği’nin bileşenini oluşturan kadın örgütleri, 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde HDP’ye destek vermek amacıyla etkin rol oynadı. Kürdistan’daki katliamlara karşı da Avrupa’daki sessizliği protesto eden Kürt kadınları eylemleriyle Türk devletinin işlediği insanlık suçlarını teşhir etti, Avrupa kamuoyuna ‘Suça Ortak Olma’ çağrısı yaptı. 


Avrupa kadına şiddeti görmüyor

Emek sömürüsü, kürtaj yasası, mülteci kadınların istismarı, göçmen kadınlara dönük ayrımcılık, ücret eşitsizliği gibi konular, bu yıl da Avrupa’daki kadın örgütlerinin gündemindeydi. 

Avrupa’da kadına yönelik şiddet neredeyse bir gelenek halini almasına rağmen sorun Avrupa Birliği ülkeleri tarafından gündeme alınmıyor. Her gün 7 kadının şiddet dolayısıyla yaşamını yitirdiği belirtiliyor. Avrupa Birliği Temel İnsan Hakları Ajansı’nın 2012’de yaptığı, 2015’te rafineleştirdiği verilere göre AB ülkelerinde 13 milyon kadın fiziki şiddete, 3,7 milyon kadın cinsel şiddete maruz kaldı. 15 yaşından sonra ise her 20 kadından biri tecavüze uğradı.

En son yılbaşında Köln’de yaşanan toplu taciz olayı kamuoyunda endişenin artmasına yol açtı. Ancak sorun, mültecilere dönük bir politika haline dönüştürüldü. 

Savaş ve yoksulluk nedeniyle yıl içinde Avrupa ülkelerine akan mülteci kadınlar fiziksel şiddet, istismar ve cinsel saldırı dahil şiddetin her biçimine maruz kaldı. Mülteci kadınlara temel korumayı dahi sağlamakta yetersiz kalan hükümetler ve yardım kuruluşları, bu konuyu güvenilir istatistiklere de kavuşturmadı. 

Kadın-erkek eşitliğinde dünyanın en eşitlikçi ülkesi olarak kabul edilen İsveç’te dahi kadınlar erkeklerden % 13,2 oranında daha düşük ücret alıyor.

Sığınmaevlerinin sayısı 400 civarında olan Almanya’da her yıl 45 bin kadının sığınma evlerine taşınması, olayın vehametini ortaya koyuyor. 


Diplomasi hamleleri


Diplomasinin yerellerde güçlendirilmesi hedefiyle hareket eden TJK-E, kadın komün ve meclislerini diplomasi birimleri olarak örgütledi. Kadın özgürlük çizgisi ve direnişinin evrensel boyuta taşırılması yönünde önemli bir çaba içerisine girdi. 


Şengalli kadınların özgürlüğü

Özellikle 2014 Şengal Katliamı’yla DAİŞ çetelerinin esir aldığı Êzîdî kadınlar için başlattığı “Şengalli kadınların özgürlüğü, tüm insanlığın özgürlüğüdür” kampanyası çerçevesinde etkinlikler yaptı. Yaşanan kadın kırımını kabul ettirmek, DAİŞ vahşetine maruz kalan kadınların kurtarılması ve sorunlarına çözüm bulunması amacıyla Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi’nde konferans düzenledi. Çeşitli uluslararası kurumlarla iletişime geçip dosyalar verdi. 


Kürdistan’a heyetler gönderdi

DAİŞ işgalinden kurtarılan Kobanê’nin yeniden inşası ve saldırılara maruz kalan Êzîdî kadınlar için duyarlılık yaratmak amacıyla, aralarında avukat, doktor ve psikiyatristlerin de bulunduğu kadın heyetleri Şengal’e gönderildi. Êzîdî kadınların kendi topraklarında rehabilite edilmeleri amacıyla bir merkezin oluşturulması yönünde çalışmalar da başlatıldı.


Celaliyan’ın özgürlüğü

İran’da tutuklu bulunan Zeynep Celaliyan ve tüm siyasi tutsakların özgürlüğü için bu yıl da kampanyalar düzenlendi; Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği Parlamentosu, İran konsoloslukları ve sivil toplum örgütleri nezdinde çalışmalar yürüttü. 


Dünya kadınlarıyla buluşmalar

Filipinler, İtalya, İspanya ve daha birçok ülkede kongre, konferans ve diğer buluşmalara katılarak Rojava’daki Kürt kadınların direnişteki ve demokratik özerkliği inşadaki öncü rolü, Kürt kadınların mücadele deneyimleri, Kuzey Kürdistan’da yaygınlaştırılan öz yönetimler, Şengal’deki kadınların durumu ve öz örgütlülüğü paylaşıldı. 



Ferînaz özgürlük çığlığı oldu


Katı şeriat yasalarıyla yönetilen İran, her kadın açısından dev bir hapishane olma konumunu sürdürüyor. Toplumsal yaşamın her alanında kadına yönelik şiddet sistematik bir biçimde yürütülüyor. İdamlar ülkesi İran’da kadın tecavüze uğradığı, meşru savunma hakkını kullandığı, giyimine dikkat etmediği, haklarını aradığı için idamla, müebbetle yargılandı; kırbaç cezasına çarptırıldı‚ ‘kadın‘ olduğu için temel hakları kısıtlandı veya yasaklandı. 


Şiddetin istatistiği yok

Bugüne dek kadına şiddete dair resmi istatistiğin paylaşılmadığı İran’da, buna yeltenenlerin dahi önü kesildi. Aile temellerini korumak adına tek bir sığınmaevi kurulmadı. Şiddet kadınlara ve topluma kanıksattırılmaya çalışıldı. 

İnsanlık değerlerinin yükseldiği 21. yüzyılda, şeriat yasalarıyla kadının elini kolunu bağlayan rejim, kadının tek başına babasının cenazesine bile gitmesini, evli kadınların devlet kurumlarında çalışmasını, maç izlemesini yasakladı, eve kapanan kadını ise kutsadı. 


Ferînaz’ın çığlığı herkesi sardı

Devletin kadına yönelik kırımının deşifre edilmesinde Ferînaz Xusrewanî en önemli halka oldu. 7 Mayıs’ta Mahabad kentinde bulunan Tara Oteli’nde çalışan 25 yaşındaki Kürt kadın Ferînaz, İran İstihbarat Teşkilatı İtlaat elemanlarının tecavüzünden kurtulmaya çalışırken otelin 4’üncü katındaki balkondan düşerek yaşamını yitirdi. İran rejimi, tecavüzcü ve katil istihbaratçılarını korudu. Olayın üstünü kapatma girişimi üzerine Mahabadlılar, otelin bulunduğu sokağa akıp, “Rejimin tecavüz odası” olarak adlandırdıkları Tara Oteli’ni ateşe verdi. Ferînaz’ın başlattığı isyan ateşi İran’ın diğer kentlerini dalga dalga sardı. Bu isyanla birlikte dünyanın her yerindeki Kürtler de Ferînaz için ayağa kalktı.


Çocuk evlilikler arttı

2013 yılında kız çocuklarının her yaşta evlendirilebileceği ve cezalandırılabileceğine ilişkin yasanın düzenlenmesi ardından, çocuk yaşta evlilik yaşı 9’a kadar indi. BM Çocuk Hakları Komisyonu, İran’ı çocuk yaşta evliliklerin her geçen gün arttığı yönünde uyardı ve bu yasanın bir an önce düzeltilmesini istedi. 


Toplu tecavüz olayları

Besîc ve Hizbullah askeri gücü olduğu iddia edilen 10 kişilik bir grup, Tahran’ın Qezvînê ilçesinde piknik yapmak isteyen bir grubun önüne pusu atarak, grup içindeki erkekleri ağaca bağlayıp genç kadınlara tecavüz etti. İran rejimi her seferinde olduğu gibi olayın üstünü örttü. Olayı haber yapan Ferhîxtêgan gazetesi savcı tarafından tehdit edildi. 



Kadınlar şeriat kurallarını tanımadı

Şeriatçı düzenin belirlediği giyim kurallarına uymayan kadınlar cezalandırılmaya devam etti. Otomobil kullanırken başörtüsü takmayan kadınların araçlarına el konulup, bazılarının para cezasına çarptırılıp, bazıları hakkında ise hukuki işlem başlatılacağı, bunun için trafik polislerinin yetkilendirildiği açıklandı.Kadınlar ise İslami başörtüsü uygulamasını, başı açık fotoğraflarını internette paylaşarak protesto etti. 


77 lisans bölümü kadınlara kapatıldı

İran, geçtiğimiz yıl kadın haklarını zayıflatmaya dönük bir yasağa daha imza attı. İran Bilim ve Yüksek Eğitim Bakanlığı, ‘mezun olduklarında iş bulamadıkları’nı öne sürerek, İngiliz edebiyatı, İngilizce tercümanlık, otel işletmeciliği, arkeoloji, işletme, bilgisayar bilimi, nükleer fizik, elektrik ve endüstri mühendisliğinin de aralarında bulunduğu 77 lisans bölümünde kadın öğrencilerin eğitim almasını yasakladı. Petrol Endüstrisi Üniversitesi ise artık hiçbir bölümüne kadın öğrenci kabul etmeyeceğini açıkladı. 


Kadın aday sayısı arttı

Kadın aktivistler, yapılacak parlamento ve uzmanlar meclisi seçimleri için ‘Parlamentonun erkek yüzünü değiştirelim’ kampanyası başlattı. Ancak İran rejiminin yoğun baskısına maruz kaldı buna rağmen kampanya yürüten kadınlar, çalışmalarıyla olumlu bir etki yarattı. Kadın adayların katılımı diğer yıllara göre 5 kat arttı. 


Bir umut hareketi olarak KJAR 

“Demokratik İran, Özerk Kürdistan’ı” hedefleyen  Komelgeha Jinên Azad a Rojhilatê Kurdistan (Doğu Kürdistan Özgür Kadın Hareketi-KJAR), Doğu Kürdistanlı kadınların alternatifi oldu. Kurulduğu iki yıldan beri idamları gündemine alan KJAR, işkence altındaki hasta tutsak Zeynep Celaliyan’ın özgürlüğü için de başlattığı kampanyayı sürdürüyor. Avrupa’nın birçok ülkesinde kampanya yürüten KJAR aktivistleri, çeşitli ülke parlamentolarına ve insan hakları örgütlerine de Celaliyan’ın sağlık durumu ile ilgili raporlar gönderdi. KJAR’ın kampanyasına TJKE de destek verdi.