Avrupa’dan ABD’siz Hürmüz hamlesi
Dünya Haberleri —

Hürmüz Boğazı /foto:AFP
- Avrupa, savaşın ardından Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına eşlik edecek bir “güvenlik misyonu” hazırlıklarına başladı. ABD, misyona dahil edilmedi.
Hürmüz Boğazı krizi Avrupa’nın gündeminde. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, dün Paris’te Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini sağlamak amacıyla oluşturulması planlanan uluslararası bir misyonu görüşmek üzere bir araya geldi.
Avrupa, Ortadoğu, Asya ve Latin Amerika’dan yaklaşık 30 ülke temsilcisi de zirveye çevrim içi katıldı. ABD, söz konusu misyona dahil edilmedi. Fransa ve İngiltere, çatışmaların sona ermesinin ardından boğazın yeniden açılmasına eşlik edecek bir güvenlik misyonu için hazırlıklara başladıklarını açıkladı. Londra, özellikle ticari deniz taşımacılığı sektörünü rahatlatmak ve mayın temizleme operasyonlarını desteklemek gerektiğini vurgularken, Paris ise kurulması planlanan misyonun “kesinlikle savunma amaçlı” olacağını ve yalnızca çatışmaya taraf olmayan ülkelerin katılımına açık olacağını belirtti.
Paris’teki zirvenin ardından, gelecek hafta Londra’nın kuzeybatısındaki Northwood’daki daimi ortak karargâhta ikinci bir uluslararası toplantı düzenlenmesi planlanıyor. Bu toplantıda da Hürmüz Boğazı’nın güvenliği ana gündem maddesi olacak.
Paris’in yanı sıra Antalya’da da gündem Hürmüz Boğazı oldu. Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026’ya katılan İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade, geçici ateşkesi kabul etmediklerini vurguladı.
Savaş öncesi koşullara atıfta bulunarak Hürmüz Boğazı'nın binlerce yıldır açık olduğunu ve İran'ın kara suları, topraklarının da bir parçası olduğunu ifade etti. "Bütün bölgeyi ve İran'ı boğmaya, dünya ekonomisini ve küresel ekonomiyi de bundan zarar görmeye sürüklemeye karar verdiler" diyerek ABD ve İsrail’e işaret etti. Boğaz’ın açık olmasının tek şartının ABD’nin geri adım atmasına bağladı.
İsrail-Lübnan arasındaki ateşkes
Öte yandan İsrail ve Lübnan arasında 10 günlük ateşkes 17 Nisan gece yarısı yürürlüğe girdi. Ancak ateşkesin yürürlüğe girdiği ilk saatlerde taraflardan karşılıklı suçlamalar gelmeye başladı.
Öte yandan Lübnan ordusu, İsrail’in güneyde topçu atışları ve bombardımanlarla “birçok ihlalde” bulunduğunu söyledi, yerinden edilen sivillere bölgeye dönmemeleri çağrısı yaptı. Hizbullah ise İsrail askerlerini hedef aldığını duyurarak, bu eylemlerin “ateşkes ihlallerine karşılık” olduğunu savundu. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, taraflara anlaşmaya “tam olarak riayet etme” çağrısında bulundu. Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi Reuters haber ajansına Lübnan'ın güneyini ülkenin geri kalanı ile bağlayan son köprünün de İsrail saldırılarında yıkıldığını söyledi.
Fransa denkleme dahil olmaya çalışıyor
İran savaşının başından bu yana, çatışmaların Lübnan’a sıçramaması yönünde uyarılar yapan Fransa’nın diplomasi trafiği dikkat çekiyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ateşkese destek verdiğini açıklarken, sahadaki askeri hareketliliğe işaret etti. X hesabı üzerinden, “Lübnan ve İsrail sınırının her iki tarafındaki sivil halkın güvenliğini talep ediyorum. Hizbullah silahlarını bırakmalıdır. İsrail ise Lübnan’ın egemenliğine saygı göstermeli ve savaşı durdurmalıdır” dedi.
Fransa Savunma Bakanı Catherine Vautrin ise ülkesinin Lübnan ile ilişkilerinin göz ardı edilemeyeceğini vurgulayarak, Paris’in müzakere süreçlerinden dışlanmasına karşı çıktı. Vautrin, kalıcı bir çözüm için tüm bölgeyi kapsayan bir barış anlaşmasının gerekliliğine dikkat çekti. PARİS












