Basın açıklamasında meslektaşlarının tutuklamalarına yol açan soruşturma sürecinde avukatların müvekkillerine dair tuttukları gizli bilgilere mahkeme kararı olmadan ve yasadışı bir biçimde el konulduğunu, e-postaları da dahil olmak üzere tüm yazışmalarının takip edildiğini ve uluslararası insan hakları yasalarının çiğnendiğini, daha da önemlisi duruşmalarının bile birçok açıdan 'adil' bir yargılama olarak kabul edilemeyeceği belirtildi.
Tutuklanma haksız cezalandırılma biçimi
Delegasyon temsilcileri sanık konumdaki avukatların hiçbir duruşmaya bile çıkarılmadan uzun süre tutuklu halde tutulmalarının, bunun üstüne Adalet Bakanlığı veya duruşma hakiminin sanıkları dinlemek için bir günden fazla zaman ayırmayı reddetmesinin, her iki dava arasına en az 3 ay süre konması gibi nedenlerle masum ve hüküm giymemiş konumda olan sanıkların hapishanede aylarca hatta bazen yıllarca tutulmalarının kabul edilemez olduğunu belirtti. Temsilciler, bu tutumun sanıklar açısından haksız bir şekilde cezalandırmaya dönüştüğünü, avukatlara ve ailelerinde şiddetli bir travmaya yol açtığını belirtti.
Delegasyon ayrıca davada delil olarak sunulan bir tanığın ifadesinin daha sonra ilgili tanık tarafından reddedilmesine ve polis gözetimi altında alındığını ve bu sözleri söylemediğini belirtmesine rağmen dosyadan çıkarılmamasının, üstüne birde ana delillerden biri olarak kullanılmasının kaygı verici olduğu ifade edildi.
Uluslararası delegasyon bu davaların tamamen 'siyasi' amaçlı olduğunu ve meslektaşlarının uluslararası hukuk kurallarına uygun olarak adil bir şekilde yargılanmamalarının son derece üzücü olduğunu, kasıtlı geciktirme ve erteleme gibi sebeplerle kendilerini savunma hakkına sürekli engeller çıkarılıyor olmasının kabul edilemez olduğu belirtildi. Delegasyonun taleplerinin listelendiği basın açıklamasında her vatandaşın adil yargılanma hakkının temel bir insan hakkı olduğu, aksi ispat edilene kadar sanıkların masum olduğu ve kefaletle bırakılma gibi tüm haklarının saklı olduğunu, avukatların ise taciz edilme korkusu yaşamadan görevlerini yerine getirme hakları olduğunu, bağımsız bir yargının gerçek demokrasilerin temel taşı olduğunu ifade edildi. 17 Eylül'de yapılacak sonraki duruşmaya da katılacaklarını belirten delegasyon, tüm sanıklar serbest bırakılana kadar davanın takipçisi olacaklarını belirttiler. İngiltere'yi temsilen davaları takip eden delegasyonalar arasında avukat Margaret Owen, Melanie Gingell ve Ali Has bulunuyor.
ÖZLEM GALİP/LONDRA