
Kürtçe savunma ve tercüman talebi
Duruşma daha önce savunmaları hiç alınmayan tutuksuz ve tutuklu avukatların savunmalarının alınmasıyla başladı. Savunmasını vermek için kürsüye çıkan tutuklu avukatlardan Mizgin Irgat, Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci’nin sorularına “Ez dixwazim ku parastina xwe bi Kurdî bidim û ez verger dixwazim” cevap vererek, Kürtçe savunma ve tercüman talebini iletti. Buna rağmen mahkeme başkanı ısrarla Irgat’a soru yöneltmeye devam etti.
Yasayı beklemek zaman kaybı
Bu duruma itiraz eden Avukat Mehmet Emin Aktar, “Daha önceki duruşmalarda da aynı yöntemi denediğiniz için duruşmayı terk etmiştik. Meslektaşlarımız Kürtçe savunma talebinde bulunuyor ve siz de beyanda bulunmuşlar gibi duruşmayı devam ettirdiniz. Bundan sonraki meslektaşlarımızın da anadilde savunma talepleri olacak” demesi üzerine Mahkeme Başkanı Ekinci’nin, “Nereden biliyorsunuz Kürtçe konuşacaklarını, belki Türkçe konuşurlar” diyerek Aktar’ın sözünü kesmesi dikkat çekti. Konuşmasına devam eden Aktar, “Biz duruşma öncesi meslektaşlarımızla görüştük. Kürtçe savunma talebinde bulunacaklar. Yasal düzenleme yapılacak; ama bu şekilde zaman kaybı yaşıyoruz. Yasal düzenleme yapıldığında tekrardan savunmalar baştan alınacak. Tercüman atamanızı istiyoruz, tercüman atamayacaksanız da yasal düzenlemenin bekletici mesele yapılmasını istiyoruz” dedi.
Yine reddedildi
Aktar’ın talebi, “Daha önce talebe ilişkin birden fazla talep konusunda karar verdiğinden karar verilmesine yer olmadığı” gerekçesiyle mahkeme heyeti tarafından reddedildi.
Avukatlar kararlı
Duruşma avukatların savunmasıyla devam ederken, kendilerine söz verilen avukatlar, anadilde savunma taleplerini yineledi. Tutuksuz yargılanan avukatlardan Nezahat Paşa Bayraktar ve Ayşe Batumlu ile tutuklu avukatlardan Hatice Korkut, “Meslektaşlarımızın anadilde savunma talepleri kabul edilmeden beyanda bulunmayacağız” dedi. Savunmaları istenen diğer avukatlar ise tercüman taleplerini yineledi.
Görüşme devlet kontrolünde
Savunma yapan tutuksuz avukatlardan Ümit Sisligün ise, “Ben, İmralı’da MLKP davasından hükümlü müvekkilim Hakkı Alphan ile yaptığım görüşmelerden ötürü bugün yargılanıyorum. Müvekkilim MLKP davasından hüküm giydi; ama iddianamede PKK diye geçmiş. Bu dava kesinlikle siyasidir; çünkü bütün görüşmelerimiz kayıt altına alınıyordu. Basına veriliyordu” dedi. Avukat Mehmet Emin Aktar’ın “Bize İmralı’ya nasıl gittiğinizi bütün ayrıntılarıyla anlatır mısınız?” sorusuna yanıt veren Sisligün, “Savcı sadece Asrın Hukuk Bürosu avukatlarının dilekçelerini kabul ettiği için bireysel olarak başvuramıyorduk. Asrın Hukuk Bürosu avukatlarıyla görüşüp o şekilde dilekçe veriyorduk. Daha önce saldırılar olduğu için avukatlar olarak beraber gidiyorduk. Mudanya’dan jandarma noktasına gidip aramadan geçiyorduk. Ondan sonra gemiye geçiyorduk. İmralı Adası‘nda ince bir aramadan geçtikten sonra yanımıza hiç bir şey almadan müvekkilimin yanına gidiyordum” dedi.
Gazetemiz yayına hazırlandığı esnada avukatların duruşması devam ediyordu.
DİHA/İSTANBUL