Başbakan açıkladı
Açıklama Başbakan Tony Abbott'tan geldi. Abbott, 'terör' faaliyetlerinde bulunan ve çifte vatandaşlığa sahip kişilerin Avustralya vatandaşlıklarının askıya alınabileceğini ve hatta geri alınabileceğini kaydetti. Abbott, Avustralya doğumlu olan ancak 'terörle mücadele yasaları'nı çiğneyen kişilerin de bazı ayrıcalıklarını kaybedebileceğini söyledi. Başbakan Abbott, başkent Canberra'da federal emniyet merkezinde yaptığı konuşmada "Öteden beri Avustralya aleyhinde çarpışmış olan kişiler vatandaşlık haklarını kaybetmekteydi. Dolayısıyla, özellikle Avustralya askerlerinin Afganistan ve Irak'ta görev aldığı bir sırada kimi vatandaşlarımızın terör gruplarının yanında çarpışması ülkemize karşı savaştıkları anlamına geliyor. Ve bu kişiler, buna göre muamele görecek" dedi.
Vatandaşlara kısıtlama geliyor
Hükümetin DAİŞ ve benzeri terör örgütlerinin saflarında yer alan Avustralya vatandaşlarına karşı alınacak önlemleri de incelediğini söyleyen Abbott, "Getirilecek önlemler çerçevesinde, bu şahısların Avustralya'dan ayrılması veya ülkeye dönmesi, yurt dışında konsolosluk hizmetlerinden yararlanması ve sosyal yardım alması kısıtlanabilir" bilgisini verdi.
Nefret söylemine ceza planı
Yeni yasanın "nefret söylemi" güden kişileri de hedef alacağını kaydeden Avustralya Başbakanı toplum içinde uyumsuzluk ve bölünme fikrini yayan kişi ve örgütlerin cezasız bırakılmayacağını vurguladı.
Güvenlik sorumlusu değişiyor
Abbott, hükümetin kısa bir süre içinde yeni bir güvenlik sorumlusu atayacağını da belirtti.
Muhalefetten şartlı destek
Muhalefet lideri Bill Shorten, yeni önlemler konusunda hükümetle yapıcı işbirliği içinde olacaklarını belirtti; ancak önerilerin aceleye getirilmemesi gerektiğini söyledi.
Sydney'deki baskın süreci hızlandırdı
Başbakan Abbott'ın yeni 'terörle mücadele' planı, Aralık ayında, Sydney'deki bir kafede iki rehinenin ölümüyle sonuçlanan baskınla ilgili raporun yayımlanmasını izliyor. 15 Aralık 2014'te Man Haron Monis adlı, kendisini 'din adamı' olarak tanıtan bir şahıs Lindt kafesini basarak içerdekileri rehin almıştı. Polis operasyonu sırasında öldürülen silahlı saldırganın DAİŞ ile doğrudan ilişkisi bulunamadı. Ancak İran doğumlu bir göçmen olan Man Haron Monis, kafe baskını sırasında DAİŞ bayrağı talep etmişti. Olaya ilişkin raporda Avustralya güvenlik hattına baskından hemen önce, saldırgan hakkında 18 ihbar gelmiş olduğu ancak bunların hiçbirinde bir saldırı uyarısında bulunulmadığı ortaya çıkmıştı. Bu durum da ülkedeki güvenlik açığına işaret etmişti.
DAİŞ tehdidi korkutuyor
Yetkililer, DAİŞ ve El Kaide bağlantılı kişilerin Avustralya için giderek artan bir güvenlik tehlikesi yarattığı uyarısında bulunuyor. Irak ve Suriye'de onlarca Avustralya vatandaşının DAİŞ saflarında savaştığı tahmin ediliyor. Abbott hükümeti, DAİŞ saflarında çarpıştıktan sonra Avustralya'ya geri dönecek olan kişilerin ve onları destekleyenlerin ülkede saldırı yapmasından endişe ediyor.
CANBERRA