Avusturya’da seçmenler yeni hükümeti belirlemek için 29 Eylül’de sandık başına gidiyor. Anketlere göre Sebestian Kurz’un partisi Avusturya Halk Partisi (ÖVP) birinci parti. Son seçimlerde baraj altında kalan Yeşiller ise yükselişte. Kürt adaylar Berivan Aymaz ve Mustafa Aktaş da seçimlerde yarışıyor.
KADİR GÜNEŞ / VİYANA
Avusturya, siyaseti tarihinin en ilginç döneminden geçiyor. Avusturya Macaristan İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra demokrasiye geçen Avusturya’da geçtiğimiz mayıs ayında ilk defa seçilmiş bir hükümet güven oyu alamayarak düştü ve yerine bürokratlardan oluşan geçici bir kabine oluşturuldu. Kasım 2017’de yapılan seçimlerde yüzde 31,5 oyla birinci çıkan muhafazakar “Avusturya Halk Partisi” koalisyon kurmak için seçimden 2. çıkan Sosyal Demokrat Parti yerine pek çok kesimin tepkisine rağmen 3. çıkan milliyetçi parti Avusturya Özgürlük Partisi’ni (FPÖ) seçti. 2017’de kurulan bu sağcı muhafazakar hükümete karşı her perşembe binlerce kişinin katıldığı yürüyüşler düzenlendi.
Yabancı karşıtlığı büyüdü
Yabancı karşıtlığı üzerinden politika yapan ve 2015 sonrası yaşanan mülteci krizini oya çeviren milliyetçi parti Avusturya Özgürlük Partisi, içişleri ve dışişleri dahil önemli bakanlıkları alarak yabancı karşıtı politikalarını pratiğe geçirme fırsatı buldu. Macaristan ve İtalya ile birlikte Avusturya’daki sağ partilerin yükselişi pek çok kesim tarafından kaygıyla karşılanıyor.
İşçilere köle muamelesi
Öte yandan milyonlarca çalışanın çalışma şartlarını kötüleştiren, Avrupa’da ilk olma niteliği taşıyan ve kamuoyunda “12 saatlik iş günü” olarak bilinen yasa meclisten geçmişti. Bu yasanın meclisten geçmesiyle birlikte işçilerin günde 12 saat, haftada 60 saat çalışmasının önü açılmış oldu. Muhalefet partileri ve işçi örgütlerinin tepkisini çeken yasaya karşı aylarca protesto eylemleri yapıldı. Ancak hükümet yetkilileri bu yasanın ülkenin ekonomik gelişimini desteklediğini savunarak herhangi bir geri adım atmadı.
Mülteci hakları kısıtlandı
Yasal değişikliklerin yanı sıra İçişleri Bakanlığı’nın bazı kararnameleriyle mülteci haklarını kısıtlayan hükümet daha önce şartları kötü diye kapatılan bazı mülteci kamplarını yeniden açmış, ilticacıların meslek kursları yapma haklarını ellerinden almıştı. Bu uygulamalara paralel olarak iltica kurumu da bazı skandal kararlar almıştı.
Cami saldırganıyla dolaylı ilişki
Geçtiğimiz Mart ayında ise Yeni Zelanda’da iki ayrı camiye yapılan ve elli kişinin ölümüne yol açan saldırgan Brennton Tarannt’ın Avusturya’daki sağcı gençlik örgütü “Kimlikçiler Hareketi” lideri Martin Sellner’e 1500 Euro para transferi yaptığı ve defalarca Avusturya’ya geldiği ortaya çıkmıştı. Muhalefet partileri tarafından eleştirilen sağcı parti Avusturya Özgürlük Partisi ise Kimlikçiler Hareketi ile olan ilişkisini reddetmişti. Muhalefet partileri bu durumu bir skandal olarak adlandırıp, hükümetin küçük ortağı FPÖ’nün hükümetten çekilmesini talep etti.
İbiza skandalı sarstı
Bu olayın etkileri devam ederken başka bir skandala imza atan Başbakan Yardımcısı ve FPÖ lideri Hanz Christian Strache, parti başkanlığı ve başbakan yardımcılığı görevlerinden istifa etti. Hanz Christian Strache Kasım 2017’de İspanya’nın İbiza adasında bir villada çekilmiş görüntülerinin internette paylaşılması sonrası istifa etmek zorunda kalmıştı. Alman Süddeutsche ve Der Spiegel gazetelerinin internet sitelerinde yayınlanan görüntülerde Strache, Rus bir oligarkın yeğeni olduğu idda edilen bir kadına ülkenin en büyük gazetelerinden olan “Kronen Zeitung” gazetesini satın almaları ve partisinin propagandasını yaplamarı karşılığında bazı devlet ihalelerini kendilerine verebileceğini söylüyor.
Kriz derinleşti, başbakan atandı
Strache’nin istifasını yeterli bulmayan muhalefet partileri sağcı partinin tamamen hükümetten çekilmesi gerektiğini talep ederken Başbakan Sebastian Kurz ise FPÖ’lü içişleri bakanının da istifa etmesi halinde koalisyon hükümetinin devam edebileceği teklifini sundu. Bu teklifi kabul etmeyen FPÖ’nün elindeki bakanlıklar alındı. Daha sonra Parlemento’da güven oyu alamayan Başbakan Kurz’un partisi ÖVP’nin de hükümetten düşmesiyle kriz daha da derinleşti. Cumhurbaşkanı Alexander Van der Bellen tarafından başbakanlık ve bakanlıklara bürokratlar atandı. 3 Haziran’da başbakanlık görevine atanan Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Brigitte Bierlein ise ülkede ilk atanmış başbakan olarak tarihe geçti.
Kurz’un 1. parti yolunda
Yapılan anketlere göre; 29 Eylül’de yapılacak seçimlerde Sebestian Kurz’un partisi ÖVP’nin oyunu artırarak yeniden 1. parti olarak çıkması bekleniyor. Geçen seçime oranla oyları bir miktar düşen Sosyal Demokrat Parti SPÖ ise ÖVP’yi takip ediyor. Sağcı parti FPÖ’nün ise bir kaç puan oy kaybıyla yeniden 3. sırada parlementoya girmesi bekleniyor.
Yeşiller yükselişte
Geçen seçimlerde yüzde 4’lük seçim barajını aşamadığı için parlementoya giremeyen Avusturya Yeşiller Partisi ise yapılan anketlere göre büyük oy artışıyla yüzde 12’lerde görünüyor.
Yarışta iki Kürt aday da var
29 Eylül’de yapılacak parlemento seçimlerinde iki Kürt aday da yarışacak. Önceki dönem Yeşiller Partisi Milletvekili olan Berivan Aslan’ın yanı sıra Sosyal Demokrat Parti’den (SPÖ) Mustafa Aktaş seçimlere girecek.