Stuttgart ve Heilbronn Halk Meclis üyelerinin de izlediği Metin Aydın'ın bu haftaki duruşmasında İtalya'daki bir gençlik kampına yapılan baskın sonrası tuttuğu günlüğü polisin eline geçen Muş-Vartolu Dilan Çatak, tanık olarak dinlendi. 2010 yılında yapılan baskına ilişkin sorulara 'hatırlamıyorum' ve 'emin değilim' gibi cevaplar veren Çatak'a ayrıca fotoğraflar gösterilerek isimler de soruldu. Çatak, bu sorulara da net cevap vermedi. Savcılığın sorularının bitmesi üzerine duruşma hakimi Aydın'a, Çatak'a soru sorabileceğini söyledi. Bunun üzerine Aydın, Çatak'a "sen bizimle kampta kaldığın süre boyunca polisin baskıları haricinde Kürtlerle herhangi bir sorun yaşadın mı" diye sordu. Çatak bu soruya kesin bir dille 'hayır' yanıtını verdi.

Geçtiğimiz hafta da Essen bölgesinde görev yapan bir başkomiser tanık olarak dinlendi. Aydın, Aachen'daki gençlik kampının basılmasıyla alakalı olarak ifade veren başkomisere "PKK Kürtler için ne ifade ediyor" sorusunu yöneltti. Başkomiser bu soruya şu ilginç cevabı vermişti: "PKK, Kürtlerin özgürlüğü için mücadele ediyor. Fakat Almanya'da yasak. Ancak nasıl ki Brezilya'da salsa olmadan olmuyorsa Kürtlerde de PKK'siz bir yaşam olmaz."
Duruşmada son sözlerini söyleyen Metin Aydın, şöyle tamamladı: "Bu dünyada ne yaparsan yap sadece insanlık kalır. Ben bu insanlığımı babamdan aldım ve babama borçluyum" dedi. Metin Aydın, duruşma sırasında salonda bulunan babasından tesbih istedi. Babası çektiği teshibi oğluna verirken salonda duygulu anlar yaşandı.
Duruşma sonrasında bir açıklama yapan Metin Aydın'ın babası Güngör Aydın, oğlunu en son dört yıl önce gördüğünü hatırlatarak, "Ben oğluma inanıyorum. Onun mücadelesinde pişmanlık duymadım. Ben oğlumu burada Kürtlere teslim ettim" dedi.
Stammheim Cezaevi'nde tek kişilik bir hücrede kalan Aydın, görüşüne giden kişiler aracığıyla kendisine sadece Almanca mektupların verildiğini söylemişti.


ÖZCAN BOZOÐLU/STUTTGART