Bu açıdan düşüncenin, fikrin, bilginin toplumsal içerikte olması çok önemlidir. Zaten düşünce fikir ve bilgi tarihsel ve güncel olarak toplumun, insanın yaşamın bir hareketliliğinin, eylemselliğinin teoriksel bir ürünüdür. Demek ki bilgi uzun süreli tarihsel, güncel, toplumsal yaşamdan doğuyor, aynı zamanda da yaşamı düzenleyip geliştiriyor. Yaşam olmadan zaten bilgi olmaz. Bilgi olmadan da yaşam yaşanılır hale gelmez, tıpkı et ve tırnağın birbirini besleyip koruduğu ve geliştirdiği gibi. Aydın olmanın işlevi bilgiyi topluma ulaştırma ve toplumu bilgi çerçevesi içinde eğitmek ve sosyal, siyasal, kültürel donanıma sahip hale getirmektir.
Aydın kendisi için var olmaz. Aydın toplum için var olur. Kendisi için var olan aydına, karanlıkta kalmış aydın tanımı yapılır. Türkiye'de karanlıkta kalmış aydınlardan (piyasa aydınları) bolca var. Sömürü sisteminin yedeği haline gelmiş, mevcut düzenin belirlediği çerçevenin dışına çıkmayan, çıkamayan-lar aydın olmaya layık değiller. Bir ülkenin aydını topluma ne kadar çok yakınsa, o ülkenin toplumu da bir o kadar aydın ve alnı açık, başı dik olur. Yani mevcut düzen karşısında dilenci ve zavallı durumuna düşmez. Bir ülkede toplum sahipsiz, örgütsüz, dağınık ve çaresiz kalmışsa o ülkede aydın yok ve yaşamıyor demektir. Aydın gerektiğinde her türlü üretimi, çalışmayı, özveriyi, fadakarlığı kendi toplumu için yapandır. Cep doldurma peşinde koşanlara, ödül ve madalya sevdalısı olanlara aydın denmez.
Madalya ve ödül heveslisi olanlar, olsa olsa mevcut sistemin yedek bastonu olurlar. Ki zaten Türkiye'de bir çoğunun da oynadığı rol bu yönlüdür. Aydının toplum için gerçekleştireceği çalışma ve her türlü üretim ve çalışma tabi ki doğru ve tutarlı bir bilgiyle olur. Demek ki toplumsal gelişim ve çalışmada bilginin tutarlılığı, doğruluğu ve berraklığı çok önemlidir. Bugün uzunca bir zamandır Türkiye'de toplumun üstüne karanlık bir bulut çöküp yaşamı adeta tanınmaz hale getirmişse, bu yanlış ve kirletilmiş düşüncelerle (bilgi kirliliği) oluyor. Aslında bilginin kirlisine ve yanlışına bilgi de denilmez. Çünkü halkı kandırmaya, aldatmaya, ezmeye, sömürmeye yönelik her düşünce ve fikir kesinlikle çürümüş ve kof hale gelmiş ceviz kabuğudur. Bugün Kürdistan'da kırk yıllık bir ulusal toplumsal mücadedeyle aydın olmanın işlevi başarılı bir şekilde ortaya çıkmıştır. Daha yakın geçmişe kadar sahipsiz olup da kendisini bile tanımayacak durumda olan Kürt halkı, bugün alnı açık ve başı dik bir şekilde her türlü toplumsal, siyasal, sosyal, kültürel, örgütsel ve yüksek bir bilinç düzeyine sahip hale gelmişse, bütün bu toplumsal ulusal gelişim-ler Kürdistan halkının iyi bir aydınlar ordusuna sahip hale gelmesiyle gerçekleşmiştir.
Gelinen süreçte Kürdistan Özgürlük Haraketi Kürt halkını aydınlatmış ve bütün Ortadoğu'yu da aydınlatacak bir örgütsel düzey yakalamıştır. Kürdistan halkının bütün Ortadoğu'yu aydınlatacak bir düzeyi yakalaması, kendisinin iyi bir şekilde aydın hale gelmesiyle gerçekleşmiştir. Demek ki kendisini aydınlatan, doğal olarak çevresine de ışık saçacaktır, aydınlatacaktır. Bu bakımdan Kürdistan Ulusal Özgürlük Hareketi aslında bir aydınlar hareketidir. Çünkü Kürdistan Özgürlük Hareketi başta Kürtler olmak üzere bütün Anadolu'nun, (Türkiye'nin), Mezopotamya'nın ve Ortadoğu'nun en büyük umudu ve özgür yaşam kaynağıdır. Kürdistan'da ve Ortadoğu'da aydınlanma, Önderliğin geliştirdiği mücadele çizgisi ve özgürlük hareketinin büyük mücadelesiyle başarıya ulaşıp, Anadolu ve Mezopotamya üzerinde bir güneş gibi doğup, bütün Ortadoğu'yu aydınlatıp dünyayı yerinden oynatacaktır.