Hamza Halfeti, 1960 yılında Riha’ya bağlı Halfeti İlçesi'nin Dêrto Köyü'nde doğdu. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çocukluk arkadaşı olan Elif Ana onun süt annesi. Ayrıca Öcalan’ın çocukluk ve mücadele arkadaşı olan Hasan Bindal’ın akrabası olan Halfeti, Bindal yoluyla 1977 yılında Kürdistan Özgürlük Mücadelesi'ni tanıdı. Mücadeleye katıldığında Hasan Bindal’ın kod adı olan Hamza ismini aldı. İlkokul mezunu olan Hamza, mücadele katılmadan önce ticaretle uğraşıyordu. Bir kabus gibi Kürdistan’ın üzerine çöken 12 Eylül askeri darbesi sırasında hareketle bağı koptu. Aynı dönemde askere alındı. 1983 yılında Malatya’ya askere gittiği dönem bir üsteğmen ile girdiği tartışma yüzünden Sarıkamış’a sürgün edildi. Askerlik yaptığı dönemde Kürtçe bildiği için köylere odun almaya gönderilirken köylülerin askerlere olan öfkesiyle karşılaştı.


Asker eşittir devlet

Halkın askerlerden nefret ettiğini belirten Halfeti, o öfkeyi bir anısıyla dile getirdi: “Gene bir gün odun almaya giderken birkaç annenin bize bakıp 'gene bu şerefsizler geldi' dediğini duydum. Benden başka kimse Kürtçe anlamıyordu. Ben de 'ana ben de Kürdüm, niye küfür ediyorsun' diye sordum. Benim Kürt olduğumu görünce çok sıcak yaklaştılar. Onlara odun almak istediğimizi söyledim. 4 tona yakın odun alacaktık. Kilosu 4 varaka dediler ben 8 varakadan aldım. Bu para fazla dediler. 'Boş verin zaten devlet sizin cebinizden çalıyor' dedim. Aman o zaman anladım ki üzerimizdeki elbiseler bile halk da ne kadar büyük bir kin ve öfke yaratmış.”
Halkın askerin elinden çok çektiğinden artık askeri elbiseyi bile görmeye tahammül edemediğini belirten Halfeti, halkın askerin eşittir devlet olduğunun bilincinde olduğunu dile getirdi.

Mücadeleye katılım

Evli ve iki erkek ve bir kız çocuk babası olan Hamza, askerlikten sonra ticaretle uğraştı. Ancak bu gidişata ve devletin halk üzerinde yürütmüş olduğu teröre dayanacak tahammülü kalmamıştı. 1989 yılında Avrupa’ya çıktı. 93 yılında 45 kişilik bir grupla Kürdistan dağlarına gitmeye hazırlandı. Bu arada Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile telefonla görüştü. Öcalan onu Almanya’nın Hannover alanında Êzîdî Kürtlerin olduğu bir bölgede görevlendirdi. Burada Êzîdî Kürtlerinden çok şey öğrendiğini belirten Halfeti, birçok geleneklerinin benzeştiğini fark etti. Kürtlerin büyük çoğunluğunun eskiden Êzîdî olduğunu sonradan öğrendiğini dile getiren Halfeti, "Êzîdîiler de Çarşamba günü çamaşır yıkanmaz ve ateşin üzerine su dökülmez. Evdeyken hatırlıyorum annemde Çarşamba günleri çamaşır yıkamazdı ve asla ateşin üzerine su dökmemize izin vermezdi. Çünkü uğursuzluk olarak bilinirdi. Orada anladım ki düşman ne kadar gelenek ve göreneklerimiz üzerinde asimilasyoncu politikalar yürütmüş de olsa Kürt halkı çok köklü bir halk, kolay kolay kültüründen taviz vermiyor’ dedi.
Halfeti, 1997 yılında Kürdistan dağlarına geldi. Kürdistan dağlarının birçok alanında kaldı. "Toplum içinde çok şey yaşadım ve gördüm. Sonuçta anladım ki birey yalnızca kendini kurtaramaz" diyen Halfeti, askerlik zamanı gelen küçük oğlunun da dağa gelmesini istedi. Büyük oğlunu da Avrupa'ya çıkaran Halfeti, "Ben dağdayken oğullarımın silah kaldırıp bana karşı askerlik yapmasına izin veremezdim. Zaten kendileri de çok zorlanıyorlardı. Babaları dağlarda özgürlük mücadelesi verirken sömürgeci bir orduya hizmet etmeleri söz konusu olamazdı" diye konuştu.

Babasının adını aldı

1987 yılında Halfeti'de dünyaya gelen Hamza’nın en küçük çocuğu askerliğe çağrılması üzerine askerlik yapmamak için Avrupa’ya çıktı. Burada özgürlük mücadelesiyle temasa geçip 2006 yılında Kürdistan dağlarına geldi ve özgürlük mücadelesine katıldı. Babasının ismini alan genç Hamza, yeni savaşçı eğitiminin sonunda diplomasını babasının elinden aldı. Yeni savaşçı eğitiminden mezun olan oğluna diplomasını kendi eliyle veren Hamza; “Oğlumun toplumda erimesini istemedim. Ülkesi için halkı için çalışmasını istedim. Oğlumun bir fert olarak kendi bireysel egoları için var olmasından ziyade toplumsallaşmasını istedim. Askerlik zamanı gelmişti. Ben gerillayken oğlumun askerlik yapmasına izin veremezdim. Şimdi dağlarda benimle mücadele ediyor” dedi.
Kürdistan dağlarında baba oğul birlikte aynı amaç uğruna omuz omuza mücadele ediyor. Ona hiçbir zaman bir baba gibi yaklaşmadığını dile getiren Hamza, "Ben çıktığım zaman o çok küçüktü. Anneleri onları büyüttü. Benim için o bir yoldaş ve arkadaştır. Onunla silah arkadaşı olmak çok farklı bir duygu. Bu mutluluğu tüm babaların yaşamasını isterim" diye belirtti. Hamza Halfeti’nin Hamza’nın dışında iki çocuğu ve 3 torunu var.


ZINARÎN AMUDE / NUJIYAN ERHAN / ANF/BEHDİNAN