
Silopi’de katledilen Muhitin ve Saadetin Tonguç’un annesi Güllü Tonguç (61) ile İsa Tonguç’un annesi Hayriye Tonguç (51), yaşadıkları vahşete rağmen “dimdik ayaktayız” mesajı verdi.
Şirnex’in (Şırnak) Silopiya (Silopi) ilçesinde, 5 Nisan günü ilan edilen ‘sokağa çıkma yasağı’nın ikinci gününde Türk devlet güçlerince yapılan havan topu atışları sırasında top mermilerinden ikisi Barbaros Mahallesi’nde oturan Tonguç Ailesi’nin evine isabet etti. Evlerine düşen ilk top mermisinde etrafa saçılan şarapnel parçaları nedeniyle Muhittin Tonguç (35), kolundan yararlandı. Onun yardımına koşarken evin bahçesine isabet eden ikinci top mermisi nedeniyle kardeşi Sadettin Tonguç, amcası Ahmet Tonguç (75) ile kuzeni İsa Toğuç (29) şehit düştü. Devam eden saldırılar ve top atışları nedeniyle uzun süren yardımına gidilemeyince kolundan yaralanan Muhittin Tonguç da kan kaybından can verdi.
Saatler sonra saldırıların şiddetinin biraz da olsa azalmasıyla birlikte aile üyeleri eve ulaşarak, battaniyeye sardıkları 4 cenazelerini kendi imkanları ile hastane morguna kaldırdı.
Olayın üzerinden 22 gün geçmesine rağmen, katliamın izleri halen durduğu yerde. Evin birçok noktasında katledilenlere ait kan lekeleri göze çarpıyor. Evlatlarını kaybeden anneleri ise çocuklarının ölümüne yol açan şarapnel parçalarını saklıyor.
Savaşçı değillerdi
4 çocuk babası Muhittin Tonguç (35) ile 2 çocuk babası İsa Tonguç (29) TIR şoförlüğü, 4 çocuk babası Saadetin Tonguç da kaynakçılık yapıyordu. 5 çocuğu olan 75 yaşındaki amca Ahmet Tonguç ise yaşamı boyunca çobanlık yaptı.
Anneleri konuştu
Katliamda yaşamını yitiren Muhitin ve Saadetin Tonguç’un annesi Güllü Tonguç (61) ile İsa Tonguç’un annesi Hayriye Tonguç (51), yaşadıkları vahşete rağmen “dimdik ayaktayız” mesajı verdi.
Katledilen çocuklarının kan izlerinin olduğu evinin bahçesinde dolaşan Güllü Tonguç, yaşadığı acıyı şu sözlerle dile getirdi: “Bu kan benim çocuklarımın kanıdır. Çocuklarımın kanı gökyüzüne karıştı. Yüreğim yandı. Yaşamım boyunca bu katliamı unutmayacağım. Kanımın son damlasına kadar çocuklarımın hakkını yerde bırakmayacağım. Topraklarımı terk etmeyeceğim. Evlerimizi yıksalar da, bizi katletseler de terk etmeyeceğiz.”
Kürtleri öldürerek bitiremeyecekler
Hayriye Tonguç ise oğlu, kayını ve 2 yeğeninin “terörist” denilerek, katledilmesine isyan etti. Kıyamete kadar çocuklarını katledenlerin peşini bırakmayacakları gibi yapılan katliamı da unutmayacaklarını söyleyen Tonguç, “Bizleri toplu katletseler de evlerimizi başlarımıza yıkasalar da hiçbir zaman haklı mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Bizim çocuklarımızı katlettiler ama şunu bilmeliler, bir ölür bin doğarız. 4 kişiyi bir anda katlettiler. Yarın katlettikleri babaların çocukları elbette karşılarına çıkacak ve bu katliamın hesabını soracak. Çocuklarımızı katlederek bizi korkutmak istiyorlar. Bilsinler ki; Silopya’daki yasak boyunca onların tank ve toplarından korkmadık ve buna karşı direndik. Yaptıkları katliamlardan da korkmayacağız. Bizler direndikçe onlar katlettiler ama Kürtlerin iradesini katledemediler. Bu kez evlerini yakmaya ve yıkmaya çalışıyorlar. Biz hiçbir şekilde evimizi toprağımızı terk etmeyeceğiz..”
Tonguç ailesi, 1989 yılından devletin baskıları sonucu Cudi Dağı eteğinde bulunan Şemga (Yazı) köyünün boşaltılması sonrası Silopiya’nın Barbaros Mahallesi’ne yerleşmişti.
MEHMET GÜLEŞ/SEMRA TURAN/DİHA/ŞIRNAK