Kurdpress haber ajansının haberine göre, Irak Başbakanı Nuri el Maliki liderliğindeki Hukuk Devleti İttifakı üyesi milletvekillerinden Heysem Cuburi, önceki gün konuyla ilgili basın toplantısı düzenledi. Hakkında verilen tutuklama kararından sonra Federe Kürdistan Bölgesi’ne sığınan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi’nin Bağdat’a iade edilmesi gerektiğini savunan Cuburi, “Eğer Tarık Haşimi Bağdat’a iade edilmezse, yargı yoluyla Kürdistan Bölgesi’nin bütçesinin bloke edilmesi için girişim başlatacağız” dedi.
Cuburi, Tarık Haşimi’nin teslim edilmemesinin merkezi yönetime ve anayasaya karşı çıkmak anlamına geldiğini iddia etti.

Türkiye’ye sert tepki

Bu arada Irak Hukuk Devleti yöneticilerinden Yasin Mecid, ülkenin içişlerine karışan Türkiye’ye sert tepki göstererek, “Irak Osmanlı’nın bir eyaleti değil ki Babıali’den emir alsın” dedi. Hukuk Devleti’nin diğer bir yöneticisi İzzet Şabender ise, Başbakan Erdoğan’ın kendi iç sorunlarını gizlemek için böyle bir davranış içinde olduğunu söyledi.
SumerNews’e konuşan Irak Hukuk Devleti yöneticisi İzzet Şabender, Türkiye’nin kendi iç sorunlarını unuttuğunu ve “ülke içinde demokrasinin öldürüldüğünü” söyledi. Şabender, Irak’ın da Türkiye’nin içişlerine karışabileceğini belirtirken, Türk devletinin Güney Kürdistan köylerine yönelik saldırılarına da tepki gösterdi.
Türkiye ve Katar’ın Irak içindeki sorunlara destek olduğunu söyleyen Şabender, “Erdoğan’ın Irak’a ilişkin sözleri iç sorunlarını gizleme ve dış siyasetinin çöküşü anlamına geliyor” dedi.
Irak Hukuk Devleti’nin diğer bir yöneticisi olan Yasin Mecid ise, Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari’den Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi’ni çağırarak rahatsızlığını bir nota ile bildirmesini istedi. Mecid, “Irak Osmanlı’nın bir eyaleti değil ki Babıali’den emir alsın” şeklinde tepkisini dile getirdi.

Erdoğan ne demişti?

Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan,11 Ocak günü Nuri El Maliki’yi arayarak hakkında tutuklama kararı çıkarılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık El Haşimi ile ilgili dava süreci konusunda şunları söylemişti: “Haşimi’nin ülkenizdeki terör eylemleriyle ilişkisi olduğu düşüncesini kabullenemiyoruz. Siyasi isimlerle ilgili davalar siyasallaşmamalı. Dava süreci baskıdan uzak ve objektif bir şekilde ele alınmalı. Bu çerçevede davanın Bağdat’ta değil, Kerkük’te görülmesi sürece katkı sağlayabilir.”

ANF/BAÐDAT