Sağlık örgütleri, açlık grevlerinde kritik eşiğin aşıldığına dikkat çekerek, “Tabip odalarının oluşturacağı bağımsız hekim heyetlerinin cezaevlerine girmesine bir an önce izin verilmesi gerektiğini vurguluyoruz” dedi.

Mardin Tabip Odası (MTO), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mardin Şubesi, Mardin Diş Hekimleri Odası (MDHO) ve Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Mardin Şubeler Platformu, cezaevlerinde devam eden açlık grevlerine ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada, Öcalan üzerindeki tecride son verilmesi talebiyle 57 gündür açlık grevinde olan Leyla Güven, 108 gündür Van F Tipi Kapalı Cezaevi’nde açlık grevinde olan Kadir Karabak ve Esat Naci Yıldırım’ın durumlarına dikkat çekildi. KESK Mardin Şubeler Platformu, binasında yapılan açıklamaya kurum temsilcileri katıldı. Açıklamayı kurumlar adına MTO Yönetim Kurulu Üyesi Tuncay Gökçen okudu.

Birçok tutuklunun açlık grevini sürdürdüğü ve her hafta yeni katılımların olduğu bilgisinin kamuoyuna yansıdığını kaydeden Gökçen, “Tüm cezaevlerine yayılma eğilimi gösteren açlık grevleri bazı yerlerde ölüm eşiğine yaklaşmıştır. Önceliği insan yaşamının ve onurunun korunması olan hekimler için açlık grevinde olan kişilere yaklaşım hassas bir konudur. Süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başlayan tutuklu ve hükümlülere; açlığın bedenlerine vereceği zararın ve alınacak önlemlerin anlatılması, her birinden aydınlatılmış onamlarının alınması, günlük tıbbi izlem ve tedavilerinin yapılması, duruma özgü bir bilgi birikimi ve tutum gerektirir” ifadelerini kullandı.

Kritik eşik aşıldı

 Cezaevlerinde 1996 ve 2000’li yıllardaki açlık grevi ve ölüm oruçlarını hatırlatan Gökçen, “Tabip odaları nezdinde oluşturulacak bağımsız heyetlerin zaman kaybetmeden açlık grevi olan ceza evlerinde grevcileri izleme ve geri dönüşlerinde en az zarar görmelerini sağlayacak tedbirleri almaları gerekmektedir. Basına yansıyan ve insan hakları örgütlerine ulaşan bilgiler doğrultusunda süresiz dönüşümsüz açlık grevinde kritik eşiğin aşıldığı, cezaevlerinde her an istenmeyen durumların yaşanabileceğini Bizler sağlıkçılar olarak öngörmekteyiz” diye konuştu.

2000’li yıllarda cezaevlerinde gerçekleştirilen açlık grevlerinde yaşanan insanlık dışı durumların tekrarlanmaması gerektiğinin altını çizen Gökçen, “Bunu engellemek görevimizdir. Kritik eşik geçilmiştir. Duyusal hassasiyette artma, bireye göre değişmekle birlikte 40’lı günlerden sonra başlayabilir. Özellikle koku hassasiyeti ile tetiklenen bulantı kusma ve kusma ile gelişen sıvı alımı güçleşmesi, baş dönmesi, taşikardi, hipotansiyon, yatağa bağımlı hale gelme, bilinç bozuklukları ve sonrasında ölüm. Yaşatmak için var olan sağlıkçılar olarak elbette yaşam hakkının kutsallığını hatırlatıyor ve yetkililerden, ilgili kurumlardan ve özellikle hükümetten çözüm için ilgili çabayı göstermelerini bekliyoruz” dedi.

Heyetlere izin verilsin

 Açlık grevine giren tutukluların taleplerinin acil olarak Adalet Bakanlığı tarafından dikkate alınması gerektiğini kaydeden Gökçen, şöyle devam etti: “Sağlıkçıların ve yaşam hakkı savunucularının onaylamadığı bir hak kazanma mücadelesi biçimi olmakla birlikte, tutuklu ve hükümlülerin bedenlerini ölüme götürmek üzere başlattıkları bu açlık grevinin sonlandırılması için gerekli görüşmelerin yapılmasını talep etmek görevimizdir. Yine Adalet Bakanlığı’nın ölümleri engelleyecek girişimlerde bulunmasının, görevleri arasında olduğunu hatırlatmak boynumuzun borcudur. Siyasetçiler de dahil insana ve insan yaşamına dair hassasiyeti olanları, açlık grevlerini sonlandıracak girişimlerde bulunmaya çağırıyoruz. Tabip odalarının oluşturacağı bağımsız hekim heyetlerinin cezaevlerine girmesine bir an önce izin verilmesi gerektiğini vurguluyoruz. Bilinmelidir ki; asıl olan yaşamdır.”

 

MARDİN


 

İki gün sonra yeni gruplar katılıyor

 

Türkiye’nin 23 cezaevinde 91 tutsağın süresiz-dönüşümsüz açlık grevi devam ederken 5 Ocak’tan itibaren yeni grupların da katılması bekleniyor.

Rehin tutulan DTK Eşbaşkanı Güven’in talebini sahiplenerek 16 Aralık’ta 8 farklı cezaevinde başlayan süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi 18. gününde devam ediyor. 17 Aralık’ta 3 cezaevinde başlayan süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi 17. gününde, 26 Aralık’ta 12 cezaevinde başlayan süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi de 8. gününde devam ediyor. Süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemlerine Leyla Güven 8 Kasım’da, 16 Aralık’ta 39 tutuklu, 17 Aralık’ta 9, 26 Aralık’ta ise 42 tutuklu katıldı. Türk cezaevlerindeki PKK ve PAJK’lı tutsaklar adına açıklama yapan Deniz Kaya, 5 Ocak’ta da yeni gruplarını katılacağını duyurmuştu.