
İlk müzik yolculuğundan yola çıkmanızdan bu yana ne kadar zaman oldu?
Bağlama ile ilk tanışmam köklerimizden geliyor. Öyle ki gerek bizde, gerek yakınlarımızın evlerinde bağlama asılı olmayan duvar bilmem. Yöre itibarı ile Sivas’lıyız ve bağlamayı babam, dayılarım ve yakın akrabalar evimize geldiklerinde çalarlardı, bende onları dinleyerek, sohbetlerine kulak kabartarak daha ilkokul öncesi bağlamaya ilgi duyup öğrenmeye başladım. Daha sonra ilk okul yıllarında mandolin ve flüt çalarak müzik yelpazemi biraz daha genişletmeye gayret gösterdim. Yaklaşık 35 yıllık bir müzik yolculuğu diyebiliriz.
Almanya’da hangi müzik okullarında bağlama eğitimi dersi veriyorsunuz? Dersler sadece bağlama üzerine mi?
Yaklaşık 20 yıldır NRW’nin birçok kentinde Alman Müzik Okullarında ve çeşitli derneklerde dersler verdim. Şuan itibarı ile Folkwang Musikschule Essen, Musikschule Aachen ve Musikschule Burscheid’ta ağırlıklı olarak bağlama ve nota eğitimi dersleri vermekteyim.
Bağlamayı diğer müzik enstürmanları ile kıyaslamak mümkün mü? Yada ayrıştırıcı yanı nedir?
Kıyaslamak elbette mümkün, bağlamanın diğer müzik aletlerinden bir eksiği bulunmamakla beraber aslında fazlası var. Bu da ayrıştırıcı yanı, yani Batı enstrümanlarında bulunmayan çeyrek sesleri çok kolaylıkla kullanıp, icra edebilmemizdir.
Avrupalıların bağlamaya ilgisi nasıl?
Çok yoğun bir talep maalesef yok. İlgi duyan Avrupalılar, genelde bir şekilde Türkiye’de bulunma şansı olan ya da Türkiyeli arkadaşlarından dinleyerek, görerek etkilenmiş kişiler. Bunu sadece bağlamaya değil aslında Anadolu müziğine ve yöresel sazlarımıza genelleme yaparak söyleyebilirim.
Son yıllarda aileler çocuklarını erken yaştan itibaren bağlama kurslarına gönderiyor. Bağlama öğrenmenin bir yaşı var mı?
Evet derslere katılımcıların yaşları genelde küçük. Bu da aslında kendi topraklarından uzak, Avrupa’da yaşayan ailelerin bir şekilde çocuklarının kendi kültürlerinin içinde bulunmasını sağlamak ve özlerinden uzak kalmalarını önlemek amacı güdüyor.
Bağlamayı taşıdığı kimliğinden ayırıp, sadece bir müzik aleti olarak bakarsak aslında öğrenmede yaş sınırı yok. Ama kültürel anlamda doğru beslenilmeden bağlamayı gerçekten anlamak ve bir elbise gibi sırtına geçirmek çokta kolay değil. Buradan yola çıkarsak küçük yaşta bağlama eğitimine başlamak, çok önemli. Çünkü sadece notaları ve tekniği değil, bir bütünü oluşturacak parçaları da algılamak için çocukların yeterli zamanı oluyor.
Ailelere bir tavsiyeniz var mı?
İletişim ve teknoloji çağında yaşıyoruz. Birçok genç, yaşlı insan bilgisayar başından kalkmadan birbirleriyle görüşmeye başladılar. Bu da aslında insanları sosyallikten uzaklaştırıp, yalnızlaştıran bir unsur. Bu yüzden müzik ve dans gibi temelde dokunmaya, beraber olmaya yol açan sanat dallarına bir şekilde önem vermemiz gerekli. Beraber nefes almak ve bunu hissetmek özellikle çocuklarımızın kişilik gelişimine mutlaka olumlu yansıyacaktır.
Müzik ile uğraşmak insana nasıl bir duygu katıyor?
Müzik duygu ve düşüncelerin seslerle anlatılma sanatıdır. Eğer buradan bakarsak müzik bizlere kendimizi doğru ifade edebilme olanağı sunar ki bu da aslında özgüven duygusudur. Kişinin özgüveni ne kadar yüksekse yaşamada o denli sıkı tutunur.
Özgüven duygusu yüksek kişiler başarı kazanır. Müzikte bu duyguyu bize oldukça fazla depolayan bir araçtır.
ERDAL ALIÇPINAR/KÖLN