- Salgın gerekçe gösterilerek raftan indirilen; siyasi tutsakları kapsam dışı bırakan ama Türkçü mafyadan tecavüzcülere kadar geniş bir kesimi dışarıya salan ’Bahçeli affı’, AKP ve MHP çoğunluğuyla kabul edilerek yasalaştı.
AKP ve MHP gruplarının ortak hazırladığı infaz düzenlemesine ilişkin kanun teklifi, 51 "hayır" oyuna karşılık 279 "evet" oyuyla Türkiye Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Yaklaşık 90 bin mahkuma tahliye yolunu açacak teklife, muhalefetin bütün çabalarına rağmen siyasi tutsaklar dahil edilmedi.
Koronavirüs salgını bahane edilerek AKP ve MHP tarafından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Türkçü mafya/çete elemanlarının dışarıya salınmasını öngören af tasarısının yeniden düzenlenmesiyle hazırlanan yeniden düzenlenen Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, 31 Mart'ta Meclis Başkanlığı’na sunulmuştu. İnfaz kanunu da olmak üzere 11 kanunda değişiklik yapan 70 maddelik teklif, Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi. HDP, CHP, İYİ Parti’nin teklifin tümü üzerindeki açık oylama talebi reddedildi. Oylama elektronik açık oylama ile yapıldı. Teklif, 330 oyun kullandığı oylamada teklif 279 evet, 51 red oyuyla kabul edilerek yasalaştı. Teklifin tüm görüşmelerinde 32,46, 48, 67’nci maddelerinde değişikliğe gidildi, 54’ncü maddesi ise tekliften çekildi. Muhalefet teklife ilişkin görüşlerini dile getirirken, verdikleri toplamda 210 değişiklik önergeleri ise AKP-MHP oylarıyla reddedildi. Oylamanın yapıldığı sırada tedavi gördüğü belirtilen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Genel Kurul'a gelmesi dikkat çekti.
Siyasi tutsakları kapsamıyor
Yasa, Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan'ın onayının ardından Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girecek. Yaklaşık 90 bin kişiye tahliye yolunu açacak kanun, siyasi tutsakları kapsamıyor.
AKP ve MHP çoğunluğuyla kabul edilen yasaya göre büyük çoğunluğu Kürtlerden oluşan siyasi tutsaklar; gazeteciler, siyasetçiler, iktidar muhalifleri, sosyal medyada eleştiride bulunanlar, yaşları veya hastalıkları dikkat alınmadan cezaevinde tutulmaya devam edilecek, hatta bazı konularda yeni sınırlamalarla cezaları artacak bile.
Yasanın kapsamındakiler
Bu yasadan yararlanacakların bir bölümü ise şöyle: İhaleye fesat karıştırmak, para ve belgede sahtecilik yapmak, tefecilik, zimmet, irtikap, rüşvet, kara para aklama, hırsızlık, kapkaç, yağma/gasp, tehdit-şantaj-cebirle kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak, siyasi hakları kullan mayı engellemek, inanç-düşünce/kanaat hürriyetini engellemek, konut dokunulmazlığını ihlal etmek, mezarlıklara zarar vermek, hakkı olmayan yere tecavüz etmek, dolandırıcılık, hileli/taksirli iflâs, insan kaçakçılığı/ticareti, bilinçli taksirle/taksirle öldürme/yaralama, organ/doku ticareti, ihracat/ithalat kaçakılığı, vergi kaçakçılığı, çocuk pornografisi ve çocuk cinsel sömürüsü; çocuklara pornografik yayın v.s verme, satma ve çocukları pornografik filmlerde oynatmak; çocukları fuhuşa sürüklemek. Fuhuşa teşvik/tedarik/aracılık, devlet güçlerinin nüfuzunu kötüye kullanarak işledikleri yaralamalar ve bu yaralamalar sonucu mağdurun yaşamını yitirmesi…
Diğer grupların son değerlendirmeleri
HDP Şırnak Milletvekili Hüseyin Kaçmaz konuşmasında, infaz teklifinin toplumsal muhalefete ve siyasi taleplerine yönelik bir meydan okuma olduğunu belirtti. Kaçmaz, “Bu infaz yasası, içinde bulunduğumuz faşizm diye değerlendirebileceğimiz bu koşullarda AKP Genel Başkanı’nın ya da AKP iktidarının parmak salladığı, kendisi gibi düşünmeyen herkesi terörist gördüğü, öteki gördüğü ve düşmanlaştırdığı kurumun aslında yasallaştırılmasıdır. Bu teklife baktığımızda, öyle incelikli düşünülmüş ki bazı şeyler, açık cezaevinde kalan tavuklar bile hesaba katılmış ‘Bu tavuklar ne olacak?’ diye. Bu tavuklar düşünülürken Kürt siyasetçiler, muhalif tutsak gazeteciler, bebekli anneler, ağır hasta tutsaklar ve çocuklar düşünülmemiş ama AKP iktidarı açık cezaevinde kalacak olan tavukları düşünmüş” dedi.
Cinsel suçlar affediliyor
Kaçmaz, AKP ve MHP imzasını taşıyan teklifin koronavirüsü ile mücadele kapsamında getirilmediğine dikkat çekerek, şöyle konuştu: “Ancak AKP iktidarının ve ortağının getirdiği bu yasa teklifine baktığımızda çocuk pornografisi ve çocuk cinsel sömürü suçları af kapsamında; çocuklara müstehcen yani pornografik verme, satma ve çocukları pornografik filmlerde oynatma gibi fiiller af kapsamında; çocukları fuhşa sürükleme, fuhşa teşvik, tedarik ve aracılık af kapsamında. Bu ülkenin bütün kaynaklarını tanka, topa, tüfeğe yatırdık ve şu an bu yaptığınız yasayla siz, bu ülkenin geleceğine düşmanlık tohumları ekiyorsunuz.”
İktidarın siyasal tercihleri
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Meclis’ten Anayasaya uygun bir teklifin çıkmayacağını belirterek, iktidarın teklif ile birlikte siyasal tercihlerini öne çıkardığını belirtti. Tanrıkulu, “Oysa olması gereken, eşit ve adil bir biçimde infaz indirimini sağlayacak, bazı suçlar bakımından infazın ertelenmesini sağlayacak ve tutuklular bakımından da adli kontrol yöntemlerini öne çıkaracak bir paketin buraya gelmesi ve geçmesiydi ama maalesef olmadı. Siyasal tercihlerinize uygun, suç tiplerine uygun bir yasayı buraya getirdiniz. Biz buna razı değiliz” dedi.
Tanrıkulu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu paketi genişleteceğinize cezaevinde bulunan 6 gazeteciyle; Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Murat Ağırel, Ferhat Çelik, Aydın Keser ve Hülya Kılınç'la ilgili olarak gece yarısı başka bir operasyon yaptınız. Kapsam içinde olan MİT yasasına muhalefeti kapsam içine aldınız. Bununla ilgili olarak milletvekili arkadaşım Ali Şeker'in sabah lokantada 2 AKP’li milletvekilinin hoparlörü açık telefonundan duyduğu sözler benim için çok büyük bir şok oldu. 2 milletvekilinin hoparlörü açık konuşmasında ‘Evet biz bu maddeyi ve teklifi bu gazeteciler hapiste kalsın’ diye getirdik. Cezaevlerinde özellikle düşünce suçları, siyasi muhalifler, kadınlar, çocuklar, yaşlılar, bebekli anneler ve diğer muhalifler bakımından meydana gelecek ölümlerin vicdani yükümlülüğü Adalet ve Kalkınma Partisi ve MHP milletvekillerinin omuzlarında olacaktır.”
İktidar ölümü dayatıyor
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş da cezaevlerinde 300 bin kişinin olduğunu belirterek “Bu halk düşmanı bakışın arkasında ne var? Onu görelim. Bakın, ben onu da tutanaktan okumak istiyorum. Sayın Meral Danış Beştaş diyor ki ‘Bütün kamuoyunun gözü önünde soruyorum: İdris Baluken cezaevinde ölsün mü? Figen Yüksekdağ ölsün mü? Selahattin Demirtaş ölsün mü?’ Tutanaklara şöyle geçmiş: ‘AK PARTİ sıralarından 'Ölsün’ sesi.’ Milletvekilinin bir siyasi rakibi için ‘Ölsün’ dediği yerde o alttaki memur da çıkar, ‘Geber’ der işte. Bütün bu tartışmanın özeti şudur: Muhalefet soruyor: ‘Ölsün mü?’ İktidar cevap veriyor: ‘Ölsün’ Burada karar vereceğimiz şey bu” şeklinde konuştu.
Af Örgütü: Salgına mahkum ediliyorlar Uluslararası Af Örgütü Türkiye Kampanyacısı Milena Buyum, yasanın Meclis’ten geçmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Sadece alternatif bir tedbir olmadığı zaman başvurulması gereken tutuklu yargılamadan dolayı cezaevinde tutulan on binlerce kişinin tahliye edilemeyecek olmasının derin bir hayal kırıklığı yarattığını söyleyen Buyum, Türkiye’nin aşırı derece geniş “terörle mücadele yasaları” kapsamında adil olmayan yargılamalar sonucunda haklarında hüküm verilen kişilerin şimdi de bu ölümcül hastalığa yakalanma ihtimaline mahkum edildiğini vurguladı. Türk cezaevleri tehlikeli Türkiye'nin aşırı kalabalık cezaevlerinin, ciddi bir hijyen eksikliğinden dolayı özellikle risk grubundaki tutuklu veya hükümlüler için tehlike arz ettiğine dikkat çeken Milena Buyum, şunları ifade etti: “Türkiye hükümeti doğru olanı yapmalı ve yalnızca barışçıl düşüncelerini açıkladığı için cezaevinde tutulan herkesi serbest bırakmalıdır. Ayrıca yetkililer, tutuklu yargılanan kişiler ile yaşı veya sağlık sorunları nedeniyle özellikle risk altında bulunan mahpusları hangi suçtan mahkum edildiğine ve cezaevine gönderildiğine bakılmaksızın tahliye etmeyi ciddi şekilde değerlendirmelidir.”
ANKARA