AKP-MHP hükümetinin siyasi tutsakları kapsam dışı bırakan ‘Bahçeli affı’nın 30 maddesi kabul edildi. DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, düzenlemeye ortak tepki gösterdi.
Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin birinci bölümündeki maddeler kabul edildi. DİSK, KESK, TMMOB ve TTB tarafından infaz düzenlemesiyle ilgili yapılan açıklamada düzenlemenin koronavürisü tedbiri olmaktan çok uzak ve adaletsiz olduğu vurgulandı.
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB tarafından yapılan açıklamada Meclis’te görüşülen ve koronavirüsü salgınına ilişkin bir tedbir olarak gündeme getirildiği iddia edilen ama siyasi tutsakları kampsam dışı bırakıp ırkçı mafyaya af getiren infaz düzenlemesine dair tasarının, adaletsiz ve gerçek bir tedbir olmaktan bütünüyle uzak olduğu belirtildi. Hapishanelerin, kapasitelerinin çok üzerinde doluluk oranlarıyla salgın risk alanlarının başında geldiğine dikkat çekilen açıklamada; “Hapishanelerde genel olarak hijyen sorunları olduğu, sağlık hizmetlerine erişimin güçlüğü, mahpusların bağışıklık sisteminin zayıf olduğu doğrudur ve tüm bu konularda acil önlem almak şarttır. COVID-19 salgını nedeniyle ülkemiz cezaevlerinde, hastalar, yaşlılar ve risk grupları başta olmak üzere ayrımsız ve ayrıcalıksız olarak herkesi kapsayacak fiili tedbirlerin alınması ve yasal düzenlemelerin yapılması tıbben ve hukuken gerekli ve zorunludur” denildi.
Tedbirlerde bile ayırımcılık
Herkesin yaşam hakkını koruma ve sağlıklı bir yaşam alanı oluşturma yükümlülüğü altındaki devletin, ölümcül bir salgın karşısında alınacak tedbirlerde ayrımcılık yapmaya çabaladığının altı çizilen açıklamada şu ifadelere yer verildi; “Terörle Mücadele Kanunu'ndaki 'terör' tanımının muğlaklığı nedeniyle hapishanelerde olan çok sayıda gazeteci, aydın, avukat, insan hakları savunucusu, sendikacı, siyasetçi kapsam dışındadır. Siyasi iktidarı eleştirmenin ‘terör’ kapsamına kolaylıkla girdiği bir ülkede, muhaliflere yönelik intikamcı bir tutumun salgın koşullarında dahi sürdürülmesi kabul edilemez. Cinayet, kadına yönelik şiddet, cinsel istismar, uyuşturucu temin etmek ve organize suç örgütü yönetmek gibi suçlardan hüküm giyenler tahliye olabilecekken, haklarında bir hüküm olmayan, hatta henüz davası bile açılmayan tutukluların kapsam dışı kalması ve tutukluluk hallerine son verilmemesi hiçbir adalet terazisi ile izah edilemez.”
Adil ve eşit olmalı
Risk grubunda olan, kronik hastalığı olan mahpusların tartışma konusu bile edilmemesinin adaletle de vicdanla da bağdaşır bir yanının olmadığı vurgusu yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: “Son yılların en yaygın ve en ölümcül salgınının dünyayı ve ülkemizi kuşattığı bir atmosferde, tıbbi ve insani saiklerle getirilmediği anlaşılan ve belli gruplara af niteliğindeki bu infaz yasasının, salgın ile bir ilişkisinin olmadığı açıktır. Salgın öncesinden hazırlandığı bilinen bu tasarının salgın döneminde ve salgının gerekliliklerini dikkate almadan yasalaştırılma çabası en hafif tabiriyle fırsatçılıktır. Hukuksuz ve adaletsiz bir ‘özel af’ düzenlemesi yerine yapılması gereken, öncelikle ve hızla hapishanelerdeki insanların sağlığını koruyacak adil, hakkaniyetli önlemler almak, infaz yasasında da adalete ve eşitliğe uygun davranmak, hapishanelerdeki korona vakalarıyla ve varsa can kayıplarıyla ilgili şeffaf bilgi vermektir. DİSK-KESK-TMMOB-TTB olarak iktidarı hukukun temel ilkelerine ve devletin temel yükümlülüklerine uygun davranmaya davet ediyoruz.”
1. bölümün 30 maddesi
Meclis Genel Kurulu’nda, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 1. bölümündeki maddeleri, dün itibarıyla kabul edildi, ikinci bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı. Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, birleşime ara verdi. Daha sonra Bilgiç, komisyonun yerinde olmaması üzerine birleşimi, bugün saat 13.00'te toplanmak üzere kapattı. ANKARA