Türk Adalet Bakanlığı, kadına yönelik şiddetin önlenmesine dair bir genelge yayımladı. Genelge, şiddet vakalarının etkin ve hızlı yönetimi konusunda önemli yenilikler getirse de gizlilik konusundaki hükümler, kadın hakları konusunda çalışan hak savunucuları tarafından farklı yorumlara konu oluyor.

Türkiye Adalet Bakanlığı, “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun Uygulanması” başlıklı bir genelge yayımladı.

Genelgeye göre “kural olarak gizli olan soruşturma evresiyle ilgili ifade, tutanak, belge, ses ve video kaydı gibi delillerin internet ve sosyal medya gibi platformlarda paylaşılmasının önüne geçilecek.”

Euronews’in söz konusu genelge hakkında ulaştığı kadın hakları savunucuları, genelgenin etkisi ve içeriği konusunda farklı görüşler dile getiriyor.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) Başkanı Canan Güllü, söz konusu hükümle birlikte sosyal medyadaki baskı unsurunun kalkacağını belirtiyor.

Güllü: Mesele bağcıyı dövmek mi?

Güllü, “Sosyal medya yargıya onlarca kez başvurmasına rağmen satırla doğranan kadınların imdat sesiydi. Mahremiyete hepimiz saygı duyuyoruz ama zaten paylaşılan bilgiler, mağdurun kendisine destek arayışıydı, yargı süreçlerini etkilemek değil” diyor.

“Mesele üzüm yemek mi bağcıyı dövmek mi” diye soran Güllü, sadece şiddet önlenmek isteniyorsa mağdurların her evrede yanında olan sivil toplum kuruluşlarının çağrılıp sorunun kaynakları, koordinasyon eksikliğinin ortaya çıktığı noktaların bulunması gerektiğine dikkat çekiyor.

Akço: Kamuoyu baskısı oluşturulamayacak

Avukat Seda Akço ise, soruşturma belgelerinin yayınlanmamasına ilişkin düzenlemenin, soruşturma konusu olaylarla ilgili yayın ve paylaşımlara kısıtlama getireceğini, ancak bu kısıtlamanın genelge ile gelmediğini, yasada var olan kısıtlamanın uygulanmasının genelge ile talimatlandırılmış olduğunu kaydediyor.

euronews Türkçe’ye konuşan Akço, “Olumsuz tek yan etkisi, bazı davalarda gerekli kamuoyu baskısının oluşturulamayacağı. Kamuoyu baskısı ile adaleti işletmek de, şu anda soruşturma aşamasındaki kampanyaları savunmak da hukuken mümkün değil. Ancak reel durum da etkin soruşturma için buna ihtiyaç olduğunu gösteriyor” diyor.

Kav: Kadınlar artık susturulamaz

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav da kadına karşı şiddetin önlenmesi için senelerdir yetkililere çağrıda bulunduklarını belirtiyor. Genelgenin “gizlilik” maddesi konusunda ise, artık kadınların çok bilinçlendiğini, artık asla susturulamayacaklarını söylüyor ve ekliyor:

“Artık öyle bir kamuoyu var ki üzerinde gizlilik kararı olan davalarda sessiz kalmayan bir toplum var. Yeni nesil, bilinçli bir aile türedi. Yasa uygulandığında kadınlar yaşıyor. Sosyal medya üzerindeki paylaşımların da mutlaka bir yolunu bulacağız, bunun için de mücadele edeceğiz.”

 

HABER MERKEZİ

 
 

Genelge maddeleri

 

Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun Uygulanması” başlıklı genelgede yer alan maddeler şöyle:

  •  Cumhuriyet başsavcılıkları bünyesinde, “Aile İçi ve Kadına Yönelik Şiddet Bürosu” kurulacak, bu bürolarda çalışan Cumhuriyet savcılarının uzmanlaşmaları sağlanacak.
  • Şikayette bulunan mağdurun hayatî tehlikesinin bulunması halinde, geçmişte talebinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın geçici koruma altına alma tedbiri için işlem başlatılabilecek.
  • Diğer tedbirlerin yeterli olmayacağının anlaşılması hâlinde kimlik değişimi tedbiri hususunda, hâkimden talepte bulunulabilecek, bu kararın sadece korunan kişiye tebliğ edilmesi hususuna dikkat edilecek.
  • Şiddet uygulayana yönelik öfke kontrolü, stresle başa çıkma konularında eğitim, rehabilite, tedavi, muayene tedbirleri talep edilebilecek.
  • Koruyucu ve önleyici tedbir taleplerinin kabulüne dair kararların, mahkeme tarafından şiddet uygulayana ve korunan kişiye tebliğ edilmesi, talebin reddine dair kararların ise yalnızca talepte bulunana tebliğ edilmesi konusuna özen gösterilecek.
  • Özel hayatın gizliliği, mahremiyet hakkı, lekelenmeme hakkı, kişisel verilerin korunması gibi temel haklara önemle riayet edilecek.