
'Köyümüz ve ailelerimiz yok olacak'
Köy sakinlerinin tarım ve hayvancılıkla geçimlerini sağladıklarını dile getiren Keskin, "Biz köyümüzde tarım ve hayvancılıkla uğraşıyoruz. Benim bir sürü yetimim var, bu yaşımda çalışıyor ve aileme bakıyorum. Yarın köyüm baraj altında kalsa ne yapacağım, nereye gideceğim, nasıl bu yetimlere bakacağım? Şimdi 5-6 inekle ve tarım yaparak geçimimizi sağlıyoruz, bunlarda olmayacak, gidip nerede nasıl iş bulup da geçimimizi sağlayacağız" diye konuştu. Keskin, köyünden göç etmek istemediğini belirterek, "Her şey dünya malı değildir, bu yaşamımız, bu doğamız yok edilecek. Kimimize belki para verecekler, menfaatimize gelebilir ama bu köy de ölecek. Burada köyde ailemiz var, yarın başka yere göç edersek ailemiz dağılacak, her biri bir tarafa gidecek. Ailemiz geleneklerimiz var, bunlar hepsi yok olacak, ailelerimiz dağılacak" dedi.
'Parayı götürüp betona yatıracağız'
Köy sakinlerinden Mehmetcan Özer ise, "Yıllardır köyümüzün baraj suları altında kalacağını duyuyorduk. Şimdi barajın yapımına başlandı ve köyümüz sular altında kalacak. Barajın tamamlanmasıyla birlikte 21 köy barajdan etkilenecek ve göç edecek. Biz de barajın yapımıyla birlikte mecburen göç edeceğiz. Bu toprakları ve bu hayatımızı bir daha asla göremeyeceğiz. Burada hayvancılık ve tarımla uğraşıyoruz, yılda bir ay da olsa çalışsak ailemizin geçimini sağlıyoruz. Göç durumunda ne yapacağız. Belki arazilerimizin parasını verecekler, onu da alıp gidip betona yatıracağız. Biz köyümüzde mutluyuz, bu doğayı, suyu, toprağı bir daha göremeyiz" diye konuştu.
'Tüm geçmişimiz silinecek'
70 yaşındaki Sıdıkka Özer ise, "Ömrüm bu köyde geçti. 15 nüfus birarada burada yaşıyoruz. Bostanımız, hayvanlarımız var. Tüm ailemizle birlikte iç içe yaşıyoruz. Yarın köy sular altında kalırsa köyümüzü terk edeceğiz. Nereye gideceğimiz, ne yapacağımız belli değil. Belki gidip beton duvarlar arasında yaşamak zorunda kalacağız. Bu durumda ben en çok toprağımı, hayvanlarımı, ineğimi, koyunumu, tavuğumu özleyeceğim" dedi.
MURAT AYDIN/DİHA/MÛŞ