Geçen hafta sonu yapılan HDP İstanbul mitingi, bir bıçak sırtının o düzlüğünde yapılıyordu sanki. Bir yanı; seçim barajının sağ salim geçildiği ve demokratik mücadele kanallarının açıldığı, barışa bir adım daha yaklaşılmış taraf, bir yanı; kırılan umutlarla daha da imkansız hale gelmiş bir arada kardeşçe yaşama düşü, imkansızlaşan barış, daha fazla kaos, derinleşip yaygınlaşmış çatışma ve baskı… Tüm bunları düşünmedim, konuşmadım, katılanların gözlerinde ayan beyandı, gördüm.
O gözlerde, bir hafta sonrasına dair kabına sığmayan bir sabırsızlık da vardı. Yayından fırlamaya hazır ok gibiydiler. Ve bıçağın iki yanına da eyvallah diyen bir kararlılık. Ölüme de yaşama da aynı mesafe, aynı kabul ediş. Hem de çocuğuyla yaşlısıyla…
Gezi İsyanının yıl dönümüne bir gün kala ayrıca anlamlı bir buluşmaydı bu. Seçime kalan bir haftanın tadını çıkarır gibi bir coşku sarmıştı alanı. Bu kadar çok davulu, zurnayı, halayı görmüş müdür başka bir meydan bilmiyorum. Türk bayraklarının bu kadar hoşgörü ile, umursamazlıkla taşındığını da ilk bu mitingde gördüm. Bayrak teferruattı, olması gerektiği gibi. Asıl olan seçim sonrasıydı çünkü.
Hani diyor ya kimi politikacılar, barajı geçsek ne geçmesek ne? Bir şey değişmez bizim için… Kendi tabanına, tabanın her halükarda mücadelesini sürdüreceğine olan güvenin ifadesi bu, anlıyoruz ama adımlarımızı yaşama mı ölüme mi atacağımız önemliyse, barajı geçmek de o derece önemli ve çok şeyi değiştirir. O bıçak sırtı alanda, o bıçak sırtı zamanda, o gözler bunu söylüyordu…
Beri yandan, o mitingle bir kez daha teyit edildi ki; HDP seçim atmosferi içinde gerçekten çok yol aldı. Politikalarıyla, söylemleriyle, yaklaşımlarıyla daha bir netleşti, kararlı duruşu ile güven uyandırdı. Hem de sadece parti ya da politikaları değil, Kürtlerin çoğunluğunu oluşturduğu tabanı da çok yol aldı. Geleceği, seçim sonrasını da düşündüğümüzde belki de en umut vereni, tabanın düşünce perspektifini genişleterek, hoşgörü ve tahammül sınırlarını açarak, eşitlikçi bakışı geliştirerek aldığı bu yol.
Burdan düşündüğümüzde, barajı geçmiş bir HDP’nin bu coğrafyanın tüm halklarına insanca bir yaşamın yolunu açacağını söyleyebiliriz gönül rahatlığı ile.
Barajı geçmek ve geçememek bıçağın iki yanı ve o alandakiler için de o mitingin ve belki şu son haftanın, yani şu son iki günün asıl meselesi bu. Bu yüzden, bir aksilik olur da baraj geçilemezse, politikanın gündemi ile halkın gündemini aynı yerde tutmak gerekir mi bilemiyorum ama gerekirse çok zor olabilir…
Zira; Bingöl’de HDP seçim otobüsünün şoförü Hamdullah Öğe’yi öldürenlere, cumhurbaşkanı ve başbakan tarafından gittikçe tırmandırılan saldırgan nefret söylemi, barışa dair atılmış adımları boşa çıkaran yaklaşımlara rağmen, iki gün sonrasına "ya sabır!" çekiyor bu halk. Ve iki gün sonra başka bir şey konuşuyor olacağız.