7 Haziran’daki genel seçimlerde HDP açısından önemli seçim bölgelerinden birisi de Avrupa. 

Türkiye yeni parlamentosunu oluşturmak için 7 Haziran’da sandığa gidecek. Yurtdışında ise 8 Mayıs’tan itibaren 2 milyon 870 bin seçmen oy vermeye başlayacak. En fazla seçmen ise Almanya’da. Onu Fransa, Hollanda, Belçika ve Avusturya izliyor.  Seçimlere parti olarak giren HDP için ise yurdışı oyları büyük önem arz ediyor. Yaklaşık iki aydır HDP’in seçim zaferi için hummalı bir çalışma yürütülüyor. HDP, Avrupa’da Türkiyeli demokratik kitle örgütleri, inanç grupları ve halklarla büyük bir ittifak kururak seçim çalışmalarını yürütüyor. 

HDP Avrupa Temsilci Faruk Doru, binlerce gönüllüyle Avrupa’nın tüm ülkelerinde aralıksız çalıştıklarını söyledi.  “Hedefimiz olan 400 binin üzerine çıkmalıyız. Barajı yıkacak olan güç Avrupa’dır” diyen Doru ile seçim çalışmaları üzerine görüştük. 


Avrupa’da seçim çalışmaları uzun süredir devam ediyor. Çalışmalarınız hangi aşamada, anlatabilir misiniz?

Seçim çalışmalarının başlaması ile birlikte komisyon ve koordinasyon toplantılarını hem ülkeler hem de Avrupa düzeyinde tüm bileşenlerimiz ile yaptık. Bunların dışında çok sayıda panel, dayanışma gecesi ve toplantı yaptık. Bu çalışmaları yapmadığımız yerlerin sayısı çok az sayıdadır. 

18, 19, 25, 26 Nisan ve 1, 2, 3 Mayıs tarihlerinde Avrupa’nın tamamında dayanışma gecelerimiz olacak. Bu gecelere eşbaşkanlarımız ve milletvekili adaylarımız da katılacak. Avrupa dışında Kanada, Avustralya, Japonya gibi ülkelerde de seçim çalışmaları yürütüyoruz. 


Ne kadar seçmene ulaşabildiniz?

Avrupa’da seçim kayıt işlemleri ve seçim çalışmamız boyunca 215 bin seçmene ulaşıp birebir görüşme yapıldı. Bu görüşülen insanlar, bizlere oylarını vereceklerini söyleyen, iletişim bilgilerini veren insanlar. Bunların dışında bizlere internet ve telefon yolu ile ulaşan çok sayıda seçmen de var. Bizlerin, 400 bini geçmek gibi bir hedefimiz var. Avrupa’daki çalışmalarımıza HDP de eşbaşkanlık düzeyinde katılım sağlıyor. 

Avusturya, İsviçre, Almanya ve Fransa gibi ülkelerde yapacağımız mitinglerle şu an ulaştığımız rakamı ikiye katlamak istiyoruz. Bunun için çok yoğun bir çalışmamız var. Gönüllü sayımızı arttırmaya yönelik bir çalışmamız var. Şu an mevcut 10 bin civarındaki gönüllü sayımızı, 15 binin üzerine çıkarmak istiyoruz. Yeni katılımlarla önümüze koyduğumuz hedeflere ulaşacağımıza inanıyoruz. 


Son kurulan ittifaklarla, binlerce örgütlü dernekle birlikte seçim çalışması yürütmüş oluyorsunuz. Bu örgütlülüğün seçim çalışmalarına yansıması nasıl? 

Çalışmalara yeterli oranda yansıdığını düşünmüyorum. Medya, basın, internet ve bu ittifak güçlerinin basın yayın organlarında sürekli bunlar gündemde ama yeteri oranda yansıttığımız düşüncesinde değiliz. Birçok bileşen var ve bu bileşenlerin Avrupa’nın birçok yerinde dernekleri var. Bu durum ciddi bir dinamizm oluşturuyor. Ayrıca hiçbir şekilde örgütlü olmayan çok sayıda insan da bizlerle iletişime geçiyor. Amerika’dan Polonya’ya varana kadar insanlar bizleri arayıp gözlemci olmak istiyor. Buradan baktığımızda çok büyük kesime ulaştığımızı söyleyebiliriz. Fakat çalışmalar, katlanarak büyümek zorunda. Çünkü karşımızda bir devlet sistemi var. Bu devlet sisteminin de tüm hileleri ile seçimin demokratik geçmemesi için uğraşları söz konusu. Bunu gözönüne alırsak çalışmalarımızı ikiye, üçe katlamak zorundayız.


Yurtdışı seçmenleri en fazla Almanya’da bulunuyor. Yaklaşık 1 milyon 400 bin seçmen var. Bu potansiyele ulaşacak bir çalışma yürütülebiliyor mu?  

Almanya’daki çalışmalarımızı daha fazla önemsiyoruz. Almanya’nın neredeyse tüm şehirlerinde gece ve etkinlikler düzenliyoruz. Etkinlik ve gecelerimizin yüzde 80’ni Almanya’da gerçekleştireceğiz. Çünkü biliyorsunuz Cumurbaşkanlığı seçimlerinde birçok ülkede yüzde 10’u aştık. Fransa’da yüzde 18-19, İngiltere ve İsviçre’de yüzde 25- 27 civarında bir oy aldık ama Almanya’da yüzde 10’nun altında kaldık. Bunu gidermek için de çalışma yürütüyoruz. Hedefimiz Avrupa’da birinci parti olmak. Çalışmalarımıza bu yönde ağırlık verdik. Bir önceki seçimlerde yaşanan sıkıntıları aşmaya çalışıyoruz. Bunların dışında tüm etkinlikler, panel, toplantı ve geceleri ele aldığımızda Almanya’da ciddi bir çalışmamızın olduğunu söyleyebilirim. 

Yurtdışı seçmenin neredeyse yarısı Almanya’da yaşıyor. Tüm partiler, bu konuda çalışmalar yürütüyor. Fakat bizim tüm çalışanlarımızın yüzde 10 barajını yıkmak için mevcut çalışma tempolarını 2-3 katına çıkarmaları gerekiyor. Almanya’dan sonra Fransa, Hollanda ve Belçika’da da çalışmalarını yükseltmeleri gerekiyor. HDP, HDK ve DBP eşbaşkanları da Almanya’da aktivitelere yoğun bir şekilde katılacaklar. Umarım ki bizlerin buradaki çalışmaları çok çok üst seviyeye ulaşacak ve eksiklikler giderilecek.  


Peki Almanya dışındaki diğer Avrupa ülkelerinde seçim çalışmaları ne durumda?

Her ülkede seferberlik ilan edilmiş durumda. Fransa’da çok iyi bir çalışma yürütülüyor. Orada bir önceki seçimde alınan oranın çok çok üstüne çıkacağımız kanısındayız. İngiltere, yeni seçmen kaydı noktasında çok iyi bir çalışma ortaya koydu. Yüksek bir tempoyla çalışmaların yürüdüğünü söyleyebilirim. 

Belki biraz uzağımızda olan ülkelerden, Romanya mesela burada önceki seçimlerde yüzde 10’u geçtik. İskandinav ülkeleri keza öyle. Ama oralarda ciddi çalışma ve etkinliklerimiz var. İsveç’te bilinçli yaratılan bir problem ile karşı karşıyayız. Orada seçim kullanma günü sadece bir güne sıkıştırılmış durumda. Oradaki seçmenin neredeyse yüzde 90’nı Kürdistanlı olduğu için bunun biraz bilinçli bir şekilde yapıldığını düşünüyoruz. İsveç coğrafik olarak çok dağınık bir ülke. Bizlerin yaptığı tüm itirazlara rağmen henüz bir sonuç almış değiliz.


Seçmeni sandığa götürmek için ne gibi bir strateji izliyorsunuz?

Ülkelerin oy kullanma tarihleri farklı. Ama Avrupa’da oy kullanma işlemleri 8 Mayıs tarihinde başlıyor. Bu sırada özellikle seçmeni sandığa götürmek için ciddi çalışmalar var. Birçok şehirde otobüs ve minübüsler tutulmuş durumda. Evet buraya kadar yürütülen çalışma önemli fakat bundan sonra ve en önemli olan seçmeni sandığa götürebilmektir. Yaptığımız toplantılarda çok ciddi bir planlama içerisindeyiz.


Sandık güvenliği konusunda neler söyleyeceksiniz? Oyları korumak için ne tür tedbirler alacaksınız?

Bizim Avrupa’daki sandıklarda toplamda 9 bin civarında temsilcimiz olacak. Belirlediğimiz müşaitler sandık görevlileri kadar yetkiye sahiptir. Seçim esnasında gerçekleşecek yanlış uygulamalar müşaitlerimiz tarafından takip edilecek. Ayrıca tüm konsolosluklarda partimizi temsilen arkadaşlar görevlendireceğiz. Çıkacak sorunlar, konsolosluk nezdinde giderilmeye çalışılacak. Sandık gözlemcileri ve müşahitler de HDP’nin mühürlü kartlarını yanlarında bulunduracaklar. Bir önceki seçimlerde edindiğimiz bir tecrübe var. Birçok yerde sandık kuruluna da gireceğiz. Çünkü tüm partilerin sandık kurullarında yeterince insan görevlendirecek kadar örgütlü değiller. Buradaki boşluklara arkadaşlarımız görevlendirilecek. Sandıkta olabilecek aksiliklere izin vermeyeceğiz. Sandık kurulunda hergün kullanılan oylar, zarf şeklinde sayım yapılıp tutanak altına alınıp bir örneği bize verilecek. Daha sonra YSK’ye teslim ediliyor tüm oylar. Bu oylar 7 Haziran’da Ankara’da sayılacak. Buradan görevli arkadaşlarımız oradaki sayımda hazır bulunacak. Bundan dolayı bence dikkatli olmamız gerekir fakat ‘Nasılsa sandıkta hile yapılacak’ gibi bir propagandaya gelmememiz gerekiyor. Bu devletin yaptığı bir propaganda. Sandık kurulunda öyle belirtildiği gibi hile yapmak kolay olmayacak. Çünkü sandık kurulundaki partiler birbirine dost değil. Hükümetin yapacağı herhangi bir hileye karşı bu partiler de önlemlerini aldılar. Bu küçük bir ihtimal ama tüm bu ihtimallere karşı bizler oralarda olacağız o yüzden kimse bu noktada kaygılanmasın. 


Neden HDP?


HDP Avrupa’da yaşayan Türkiye ve Kürdistanlılara vaatleri neler?

Biz buna ilişkin bir açıklama da yayınlamıştık. HDP olarak Avrupa’da yaşayan Türkiyeli ve Kürdistanlı halklara şunları söylüyoruz:


Yurtdışı borçlanmasıyla emeklilikte eşitlik için

Sigortası Türkiye’de başlayan ama yurtdışında çalışan emekçileriz. Bizler yurtdışında çalıştığı için Türkiye’de emeklilik hakkında sorun yaşayanlarız. Bizler eşitlik istiyoruz. Bizler emekli olurken yaşadığımız mağduriyet giderilsin istiyoruz. 


1 oyun gücünü herkes görsün diye

Bizler dünyanın neresinde yaşıyor olursak olalım, Türkiye siyasetine yön verecek güce ve öneme sahibiz. Bu yüzden 2015 Genel Seçimleri’nde mutlaka oy verelim, 1 oyun gücünü herkese gösterelim. Barajları birlikte yıklalım diyoruz.


Askerlikten muaf olmak çin

Bizler askerlik sebebi ile işimizi kaybetmek ya da asker kaçağı durumuna düşerek hukuki sıkıntılar yaşamak istemiyoruz. Bizler dövizle askerlik yaparak üzerimizden rant elde edilmesini de istemiyoruz. Bizler vicdani ret hakkımızın tanınmasını istiyoruz.


Çoğulcu demokrasi için

Bizler, kimliğimizi, kültürümüzü, anadilimizi, inancımızı, cinsiyetimizi özgürce yaşamak istiyoruz. Çünkü bizler, eşitliğe ve barışa inanıyor, yepyeni bir anayasada eşit yurttaşlık talebiyle geleceğimize sahip çıkıyoruz. 


Kadın hakları için

Bizler, cinsiyetçi söylemler ve eşitsizlikler yüzünden emeği sömürülen, hakları gasp edilen kadınlarız. Bizler, taciz ediliyor, tecavüze uğruyor, cinayete kurban gidiyoruz. Bizler, her gün var olma savaşı veriyoruz. Bizler, hakkımızı arıyor, adalet istiyoruz.


Gençler geleceğe yön versin diye

Bizler, bu ülkeyi geleceğe taşıyacak olan enerji dolu, aydınlık yüzlü, sorumluluk sahibi gençleriz. Bizler, kendisinin ve ülkesinin kaderini belirlemek için daha çok yetki istiyoruz. Ve bizler, daha iyi bir eğitim, daha güvenli bir gelecek için mücadele veriyoruz.


Herkes inancında özgür olsun diye

Bizler, hayatın farklı inanç ve düşüncelerle zenginleştiğine inanıyoruz. Bizler, ayrım yapmaksızın ve hiçbir baskıya maruz kalmadan, tüm inançların özgürce yaşanması gerektiğini savunuyoruz. 


Yasaklar kalksın, dönüş yolu açılsın

Bizler, düşünceleri yüzünden yurdundan ayrılmak zorunda kalanlarız. Bizler yurduna, ailesine, sevdiklerine özlem duyanlarız. Bizler bir gün barışın, kardeşliğin ve özgürlüğün yasakları ve sınırları kaldıracağına inananlarız. İşte tüm bunlar için bizler meclise diyoruz.


REHA SARI/HABER MERKEZİ