HDP'nin yükselişine karşı Ağrı'da başlayan provokasyonlar dizisi, Antalya ve Ankara ile devam etti. Seçim siyasetini baskı ve gerilim denklemi üzerine kuran AKP, saldırılarını sürdürmekte ısrarlı. Bir milletvekiline karşılık kaç ölüm, kaç saldırı hesapladı; bu saldırı dizisi nereye dayanır, kestirmek zor. Ama şu açık: AKP'nin HDP'yi barajın altında bırakma "temennisi", kurşunla karşılık buluyor.
13 yıldır uyguladığı oyalama ve kandırma siyaseti gün yüzüne çıkan AKP, bu yalan siyasete muhalefet eden, fırsat vermeyen her kesime öfkeli. En büyük öfkesi de bu riyakar, ikiyüzlü siyasetine geçit vermeyen HDP'ye.
AKP, iktidarını durduracak tek güç olan HDP'yi baraj altında bırakma arayışında ve bunun için her şeyi mübah görüyor. "Devlet gerekeni yapacaktır" söylemini harfiyen uyguluyor, "gerekeni" fazlasıyla yapıyor. Ağrı'daki kanlı tezgahta olduğu gibi yeri geldiğinde bu halkın çocuklarını oyunlarına kurban edip ölüme sürerek, infaz ederek, kurşunlar yağdırarak...
Patlayan kurşunlar, Erdoğan ve AKP sultasının HDP'nin Yeni Yaşam'ı karşısındaki acizliğinin de göstergesi. Fazla söze gerek yok; Ağrı provokasyonu sonrası yetkililerin yalan açıklamalar dizisi, HDP'nin ilerleyişi karşısındaki biçare hallerini ve öfkelerini de kanıtladı. AKP'nin barış ve çözüm sürecine yönelik samimiyetsiz tutumu, bir kez daha deşifre oldu. Ağrı provokasyonu, AKP'ye pahalıya patladı!
HDP'nin baraj altında bırakılması çabası, aynı zamanda Erdoğan'ın "Kürt sorunu yoktur" söyleminin pratikteki karşılığı. HDP çatısı altında birleşen Kürtleri, diğer azınlıkları ve demokrasi güçlerini Meclis dışı bırakmak isteyen AKP, "Düşünmezseniz yoktur" zihniyetini gerçekleştirebileceği gafletinde...
İktidarda kalmak için tek sığınağı milliyetçi oylar olan AKP, seçim sonrası için hazırlığını yaptığı savaş sürecini öne çekti. Hükümetin son icraatlarıyla, HDP ve Kürt hareketinin dile getirdiği seçimlerin “savaş veya barış tercihi” olacağı yönündeki değerlendirmeler netlik kazandı. Bir tarafta AKP'nin kana, savaşa açılan kapısı diğer tarafta HDP'nin barışa uzanan Yeni Yaşam'ın kapısı var. Önümüzde tarihi bir fırsat var. Yeni Yaşam'ın yolunu açacak bir gelecek ellerimizde…