Barbarları beklerken

❏
-
Hakife Serinyel, Türk askerleri tahrip etmesin diye kızı Sevda Serinyel’in mezarında nöbet tutuyor.
Türk devletinin Kürt düşmanlığı, mezara kadar eşlik ediyor, mezara da kötülükle devam ediyor. Havadan bombalayarak, kepçelerle girerek, hatta Garzan’da olduğu gibi cenazeleri de kaçırarak mezarlıkları yok eden Türk devleti, bir süredir de tek tek mezarları dolaşıp tahrip ediyor, bazen de ailelerinden tahrip edip fotoğraflamalarını ve getirip takdim etmelerini istiyor. Son olarak Bingöl’de mezar taşlarına saldırıldı, Gever’deki mezarlığı 7. kez tahrip etti. Kızı Sevda Serinyel’in Bingöl’deki mezarının askerler tarafından tahrip edilmesine karşı mezar başında nöbet tutan Hakife Serinyel, “Hangi dinde böyle bir şeyin yapıldığı görülmüş? Bize yapılan bu zulmü kabul etmiyoruz” dedi.
Feraşin’den Lice’ye kadar bütün gerilla mezarlıkları yerle bir edildi. Mezarlık yakınlarındaki ibadet yerleri bile yıkılıp yakıldı. Bitis’te ise cenazeler de kaçırıldı. Bir süredir artık tek mezarlar tespit edilip aileler tehdit ediliyor, ardından mezar taşları silinip kırılıyor. Bu kötülük lokal değil, hemen bütün Kuzey Kürdistan’da uygulanıyor. Mezar tespit ediliyor, fotoğraflanıyor. Aileler ve muhtarlar aranıyor. Çoğunlukla karakollara çağrılıyor veya telefonda direkt söyleniyor. Mezar taşlarının tahrip edilmesi, ardından bunun fotoğraflanması isteniyor. Aileler bunu reddedince Türk güçleri gidip tahrip ediyor. Edinilen bilgilere göre bazı aileler, tahrip edilmesi diye gidip sessizce mezar taşını değiştiriyor, Kürt kamuoyu da haberdar edilmiyor.
Ramazan ayında bile ara verilmiyor. Amed, Van ve Muş’un ardından son olarak Bingöl’de benzer uygulama sürdü.
- Son dönemde Van’ın Erciş ilçesinde Keklikova köyünde bir, Şahbazar köyünde iki, Pani ve Doğancı köylerinde ise birer tane mezarın taşları kırıldı.
- Muş merkeze bağlı Kavar köyünde iki, Malazgirt ilçesine bağlı Tatargazi köyünde iki, Hasretpınar köyünde iki, Okçuhan köyünde ise bir mezar taşı söküldü.
- Amed’in Silvan ilçesinin Merelya köyünde iki, Siloke ve Kureyşa köylerinde ise birer mezar tahrip edildi.
7 defadır saldırıyor
Hakkari’nin Gever ilçesine bağlı Orman Mahallesi’nde bulunan mezarlık, 13 Mart 2016’da ilan edilen ve 79 gün süren sokağa çıkma yasağından bu yana 7. kez saldırıya uğradı. Urfa’nın Suruç ilçesinde 20 Temmuz 2015’te DAİŞ’in tetikçi olarak kullanıldığı katliamda şehit düşen 33 gençten Süleyman Aksu’nun mezarı ile farklı tarihlerdeki çatışmalarda şehit düşenlerin bulunduğu mezarlık, iki gün önce gece saatlerinde saldırıya uğradı. Mezarlığın etrafına örülen duvar yıkılarak, mezarlar üzerindeki çiçek ve isimlerin yazıldığı mezar taşları paramparça edildi.
Daha önce defalarca saldırıya uğrayan mezarlığa 26 Nisan’da yapılan 6. saldırının görgü tanıkları, “Gece saatlerinde 4 zırhlı araç ve bir kepçe ile mezarlığa gelen özel harekat polisleri, mezarlığı tahrip etti. Yaklaşık 4 saat kalan ve etrafa hakaretler yağdıran polisler sabaha karşı mezarlığı yerle bir ederek ayrıldı” demişti.
Bingöl’ün 9 köyünde
Bingöl merkeze bağlı İbrahiman, Karer ve çevresinde bulunan 9 Alevi köyündeki gerillalara ait bazı mezar taşları da tahrip edildi. Bingöl’ün Karer bölgesinde, 1 Ağustos 2017’de şehit düşen MKP/HKO’lu Sevda Serinyel’in ailesi de 14 Nisan ‘da karakola çağrıldı. Karakol komutanı, üç yıl önce şehit düşen Serinyel’in yakınlarına, “mezar taşını kim yaptı, ailece mi yaptınız?” sorularının ardından aileden Serinyel’in mezar taşını kırmasını istedi. Bu durumu kabul etmeyen aile bireyleri, mezar taşlarında suç teşkil eden herhangi bir unsurun bulunmadığını belirterek, mezar taşlarını kırmayı reddetti.
MKP’li Sevda Serinyel’in mezar taşındaki “Yaşamak için ne çok öldük” ve “Mercan” yazıları askerler tarafından silinirken, mezar taşında bulunan fotoğrafı, adı soyadı, doğum ve ölüm tarihi bırakıldı. Serinyel’in mezar taşının tahrip edilmesinin ardından sık sık telefonla aranan aileye, mezar taşındaki fotoğrafın da sökülmesi yönünde baskı yapıldı.
Sahipsiz bırakmayacağım
İkinci bir saldırının yaşanmaması için aile bireyleri mezar başında nöbet tutmaya başladı. Anne Hakife Serinyel, kızının mezarı başında nöbette olduğunu söyleyerek sahipsiz bırakmayacağını belirtti. Serinyel, yaşananları şöyle anlattı: “Akerler, gelip kızımın mezarının fotoğrafını çekip gitmişler. 14 Nisan günü oğlumu arayarak, ‘Gel ifadeni ver’ dediler. Bunun üzerine oğlum da karakola ifade vermeye gitti. Oğlum geldikten sonra, kızıma ait mezarlığın taşını kaldırmamızı istediklerini söyledi. Oğlum ortada suç teşkil edecek bir şeyin olmadığını söylemişse de onlar taşı kaldırmamızda ısrar etmişler. Mezar taşında bulunan yazıları silmemizi istediler. Eğer biz silmezsek kendilerinin sileceğini söylediler.”

‘Yaşamak İçin Ne Çok Öldük’
Sevda’nın mezar taşını kaldırmayı kabul etmediklerini kaydeden anne serinyel, sürekli olarak rahatsız edildiklerini, telefonlarla arandıklarını ifade etti. Mezar taşındaki yazıyı kaldırmayacaklarını söylediklerini bunun üzerine de polislerin gelip yazıyı söktüklerini ifade etti. Kızının mezar taşında yer alan “Mercan” ismi ile “Yaşamak İçin Ne Çok Öldük” yazısının söküldüğünü dile getiren Serinyel, yazıdan sonra kızının fotoğrafının da kaldırılmasının istendiğini vurguladı.
Ne fotoğrafı kaldırıyoruz ne de yazıyı
Serinyel, şöyle konuştu: “Ne fotoğrafı kaldırıyoruz ne de yazıyı. O benim kızım. Tüm dayatmalarını reddettik. Mezar taşını kimin yaptığını sormuşlar, biz de yaptığımızı söyledik. Söyleyin, bu yazıda bu fotoğrafta ne var? Niye kaldırmamızı istiyorlar? Benim kızımdır ve kaldırmayacağım.”

Mezarlarımızdan elinizi çekin
Yapılanın bir zulüm olduğunun altını çizen Hakife şunları söyledi: “Bize neden bu zulmü yapıyorlar? Karakoldan her gün bizi arıyorlar. Ben de akşama kadar kızımın mezarı başında bekliyorum ki gelip zarar vermesinler, kırmasınlar. Şu anda Ramazan ayındayız. Hangi dinde böyle bir şeyin yapıldığı görülmüş? Bize yapılan bu zulmü kabul etmiyoruz. Tüm dünya sesimi duysun, mezarımı sahipsiz bırakmayacağım. Tüm dünya koronavirüsle uğraşırken, devlet mezarlarımızla uğraşıyor. Mezarlarımızdan elinizi çekin.”
BİNGÖL







