Türkiye’de kalıcı barışın inşası için Ankara’da gerçekleşen Barış ve Demokrasi Konferansı’na katılan sol ve sosyalist parti temsilcilerinden SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan ve ÖDP Genel Başkanı Alper Taş DİHA’ya konuştu.  SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, gri bir süreçten geçildiğini belirterek, “Bir defa yapılabilecek en büyük hata bence bu gri sürecin otomatik olarak barışın yaratacağına dair bir kanıya kapılmak. Gerçektende PKK bu konuda atması gereken adımları attı ve sınır dışına çekilmeye başladı. Şimdi hükümetten bekliyoruz. Hükümet bunun karşılığında ne tür adımlar atacak. Aslında bu zamana kadar süreci kolaylaştırmak adına atması gereken adımların hemen hemen hiçbir tanesi atılmadı. Yol temizliği babında yapılacak pek çok şey vardı. Ama görüyoruz ki, bu konuda alınmış adımlar değil” diye konuştu.

“Bir defa kimsede AKP’nin süreci barışa evireceği, eşit ve demokratik adil bir barış ufkuna sahip olduğuna dair bir kanı yok” diyen Turan, yapılması gerekenin “aşağıdan bir barış basıncı ile karşı koymak” olduğunu ifade etti ve ekledi: “Onların kafasındaki ittihatçılık aslında ‘barış gelecekse bu memlekete onu da biz getiririz’ tarzı bir yaklaşımları var. Siz barışı getiremezsiniz. Eşit bir barış olacaksa bu işin tarafı var. Bir tarafında bizler varız bir tarafında sizler varsınız. Bu ancak bir müzakere ile olur. Bu müzakerenin başarıya ulaşması için bir defa süreci AKP’ye bırakmadan, çünkü barış AKP’ye bırakılmayacak kadar ciddi ve önemli bir meseledir. Batıda bu süreci güçlendirmek gerekir.”

‘AKP ne adım atacak?’

ÖDP Genel Başkanı Alper Taş ise, sürecin ateşkesten çıkıp kalıcı barışa dönüşmesi için mücadele etmeyi önlerine koyduklarını belirterek, şöyle konuştu: “Sadece bir çözüm diyor ve bu çözümü de sadece silahların bıraktırılması kavramı üzerinde odaklandırmış vaziyette. Silahların gerçekten susması, kalıcı olarak susması açısından Kürt sorunun demokratik çözümü gerekli. İşte silahlar sustu. Bir ateşkes süreci var. Bu konuda Kürt hareketi, Kürt siyasi hareketi atması gereken adımları attı. Silahlı güçlerini geri çekti. Şimdi AKP Hükümeti ne adım atacak. Mesele burada. Çünkü şimdiye kadar ‘silahlar susmadığı müddetçe, ölümler dinmediği müddetçe, biz Kürt sorununda herhangi bir adım atamayız’ demekteydi. Şimdi bu mazeret ortadan kalktı. Artık yavaş yavaş demokratik adımların atılması gerekiyor. Bu konuda AKP Hükümeti’nin herhangi bir planının, hazırlığının olduğu fikrinde değiliz. Görünen hesaplar yine seçim üzerine odaklanmış vaziyette.”

99-2004’ten ders çıkarılmalı

1999’da da benzer bir süreç yaşandığını ancak 2004’te çatışmaların çok daha şiddetli olarak yeniden başladığını hatırlatan Taş, “Eğer süreci böyle kendi haline bırakma gibi bir pozisyona girilirse bu büyük bir faciaya yol açar. Silahların daha güçlü ateşlenmesine yol açar. Bundan kaçınmaya davet ediyoruz” dedi. Taş, demokrasi güçlerine ise şu mesajı verdi: “Biz de sürecin 99-2004 yılında yaşandığı gibi yaşanmaması için bugün konuşmalıyız, mücadele etmeliyiz ki, silahlar tekrar yeniden patlamasın, yeniden şiddet ortamın içerisine hep beraber düşmeyelim. Bu önemli bir fırsat. Bu fırsatı mücadele içerisinde kazanmamız lazım. AKP’nin de niyetine insafına bırakmamak lazım. Bu konudaki demokratik basıncımızı, baskımızı sürdürmemiz lazım.”


ANKARA