Barış delegasyonu: Diktatörlük tüm ülkeye yayıldı

Dünya Haberleri —

22 Şubat 2021 Pazartesi - 15:49

  • Uluslararası Barış delegasyonu gerçekleştirdiği iki günlük toplantıya ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’de tecritin bütün ülkeye yayıldığını, bunun da diktatörlüğün kurumsallaşması anlamına geldiğini belirtti.

Toplantılarının Türkiye’ye son yıllarda giden İmralı heyetler geleneğinin bir devamı olduğunu kaydeden Uluslararası Barış delegasyonu, iki günlük toplantısı ardından varılan sonuçlara ilişkin şunları belirtti:

  • Türkiye cezaevlerindeki esaret koşulları, kadın, sendikal ve siyasal haklar çok belirgin bir şekilde ihlal ediliyor. Uluslararası toplum ise bu duruma göz yumuyor.
  • Türk yetkililer, İmralı'nın tecridini derinleştirdi ve ağırlaştırdı. 22 Nisan 2020'den bu yana Abdullah Öcalan ile herhangi bir görüşme olmadı. CPT, Ocak ayında Türkiye'ye yaptığı ziyarette neden İmralı Adası'nı ziyaret etmeyi talep etmediğini ve tavsiyelerinin bu kadar aşağılayıcı bir şekilde görmezden gelinmesine tepki gösterdiğini açıklamak zorundadır. CPT, neden Abdullah Öcalan'ın avukatları ve ailesiyle görüşmedi.
  • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Başkanı Türkiye'ye yaptığı ziyarette, akademisyenlerin tasfiyelerinin en yoğun olduğu dönemde İstanbul Üniversitesi'nde fahri doktora aldı. AİHM’nin başkanının bu unvanı kabulü, AİHM’nin bağımsızlığını ve tarafsızlığını ciddi şekilde tehlikeye atmaktadır.
  • Kadın örgütlerinin kapatılması, kadınların sosyal haklarının kısıtlanmasına ilişkin de bilgilendirildik. Kadınların genellikle de üniformalı otoriteler tarafından istismara ve tecavüze uğradığına dair acı hikayeler anlatıldı. Ayrıca, cezaevlerinde vahşetin arttığı, avukatlar ile sendikacıların zulüm gördüğü ve siyasi hakların aşındığına ilişkin kanıtlı bilgiler de bize verildi.
  • İnsanların polis tarafından kaçırılması ve kaybedilmesinin yoğunlaştığı bir dönemin yaşandığı, yine ciddi suçlamış insanların salgın gerekçe görerek serbest bırakıldığı ve insanların demokratik taleplerini dillendirmek için düzenlemek istediği eylemlerin “terörizm” olarak nitelendirildiğini öğrendik.
  • İmralı’daki tecridi protesto etmek amacıyla 27 Kasım’dan bu yana yapılan açlık grevlerinden de endişe duyuyoruz.
  • Muhataplarımız ülke genelindeki insan hakları ihlallerinin artması ile tecridin yoğunlaşmasının birbiriyle bağlantılı olduğunu dile getirdi. Tecrit bütün ülkeye yayılmış durumda ve bu durumun bu kadar geniş bir alana yayılması diktatörlüğün kurumsallaşması anlamına da geliyor.

Toplantıya İzlandalı siyasetçi Ögmundur Jonasson, İngiliz avukat Melanie Gingell, İtalyan editör Laura Quagliuolo, İskoç siyasetçi ve insan hakları aktivisti Roza Salih, sendikacı ve Faşizme Karşı Birleşin başkan yardımcısı Barones Christine Blower, sendikacı Clare Baker, akademisyen Dr. Radha D‘Souza, akademisyen Dr. Thomas Jeffrey Miley, gazeteci, yazar ve aktivist Rahila Gupta, Halkların Daimi Mahkemesi Genel Sekreteri ve Doktor Gianni Tognoni katıldı.

HABER ERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.