Gün geldi canlı kalkan oldu, gün geldi kendini barikatlara zincirledi, gün geldi hiç uyumadan barış nöbetini tuttu. 10 Ekim 2015’te Ankara saldırısında yaralı kurtulan ve geçtiğimiz ay geçirdiği rahatsızlık nedeniyle yaşamını yitiren Barış Annesi Ayşe Bayna’nın (65) arkadaşları, “Mücadelesini devam ettireceğiz” sözünü verdi. 

Mücadele arkadaşları, 90’lı yıllarda devletin uyguladığı baskı ve şiddet politikalarından dolayı yaşadığı Sêrt Berwarî’den Adana’ya göç eden Ayşe Bayna’nın, özlemi olan barışa ve hasretini çektiği evlatlarına kavuşamadan yaşamını yitirdiğini belirtti. Arkadaşlarının anlatımları şöyle: 

 Elinden gelenin fazlasını yapardı

Kadra Bakrak: Ayşe yoldaşımızdı. Yıllarca hiç yılmadan birlikte haksızlıklara karşı mücadelemizi sürdürdük. Ayşe’nin de tek istediği bu ülkeye barışın gelmesiydi, bunun için hiç durmadan elinden gelenin fazlasını yaparak mücadele etti. Kendini barışa adamıştı adeta, kimsenin acı çekmesini, ölmesini istemiyordu. Asker ve polis için de ağlayan bir anneydi. Barışı haykırmak için alanlara çıktı. Çok darp aldı, işkence gördü, yine de davasından, barışa olan inancından vazgeçmedi. Gün geldi canlı kalkan oldu, gün geldi kendini barikatlara zincirledi, gün geldi hiç uyumadan barış nöbetini tuttu. Ankara Garı saldırısında yaralandı. Oluk oluk kan akıyordu ayak parmaklarından ama o kendisi ile ilgilenmek yerine yaralı çocuklara yardım ediyordu.

Canı yanana yardım ederdi

Emine Bilek (Kız kardeşi): Ayşe çocukluktan beri vicdan sahibi biriydi. Büyük zorluklarla büyüdük. Kimseye kıyamazdı, kimin canı yansa ona yardım ederdi.

Köyümüze sebepsiz yere askerler tarafından baskın yapılıyordu. Bize akıl almaz işkenceler yapıyorlardı. Çocuklarımızın gözleri önünde bizi dövüyorlardı. Kendi evlerimize girmemize izin vermiyorlardı. Günlerce Ayşe ve çocuklarıyla mağaralarda yaşadık. Çok acı çektik o yıllarda. Köylerimiz, evlerimiz, hayvanlarımız cayır cayır yakıldı. Bizi de o çok sevdiğimiz toprağımızdan buralara sürdüler. Burada da rahat vermediler. Her gün baskı yapıyorlardı, iş bulamıyorduk, çok zor günler geçirdik. Çocukları yapılanlara dayanamayarak PKK’ye katıldı. Ayşe ondan sonra kendisini daha çok çocuklarının mücadelesine, bu halkın ihtiyacı olan barışa adadı. Ama gözleri açık gitti Ayşe’nin.

Herkesten önce alanlarda olurdu

Güle Alakaş: Bir olay olduğunda ilk olarak Ayşe alana çıkardı. Bize hep kızardı ‘yavaş hareket ediyorsunuz’ diye. Bir gün ondan habersiz bir etkinliğe gidecek olsaydık çok kızardı, ‘beni niye haberdar etmediniz’ derdi. Kan dökülmesin diye günlerce canlı kalkan oldu dağlarda. Ayşe’nin barış isteğine karşı devlet hep işkenceyle cevap verdi. Günlerce hapis yattık, gözaltında kaldık, işkenceler gördük, baskılara maruz kaldık ama hiçbir baskıya karşı barış isteğimizden vazgeçmedik. Onun hayalini biz gerçekleştiremesek de çocuklarımız gerçekleştirecek.


FİLİZ ZEYREK / ŞÛJIN / ADANA