Savaşan iki taraf barışıp sorunları birlikte çözüp, beraber güle oynaya yaşamaya devam edebilir mi? Başka meselelerde de olduğu gibi bu konuda da genelleme yapmak çok doğru olmaz. Fakat en azından Kolombiya’da yaşanan 2008’lerde başlayıp uzun-açık bir müzakere sürecinden geçen iki yıl kadar önce ise imzalanan barış anlaşması ve FARC-EP ile Santos Hükümeti’nin “nihayete erdirdiği” olgu bize kendi özelinde bir çok şey anlatıyor.
İlki açıklık, ciddiyet, belirgin bir plan, tarafların kararlılığı, üçüncü göz, uluslararası destek, barış talebinin toplumsallaşması gibi ögeler yan yana geldiğinde pekala ve en azından bir “barış” anlaşması imzalanabiliyor. Ya “barış”ın kalıcılığı nasıl sağlanacak ya da daha doğrusu sorunları çözüp, tarafları kaynaştıran, herkesin ifade ve yaşam alanı bulabileceği bir “demokrasi” nasıl şekillenecek?
“Siyaset sorunların kaynağı olan sosyal ve iktisadi yapıyı değiştirebildiği sürece kalıcı barışın da zemini olabilir. Yoksa geçmişin tecrübelerini de sırt çantasına doldurup gelen yeni biçimlerde ve daha acımasız şiddet dalgalarını beklemek kaçınılmazlaşır.”(1) İki yıl önce bu soruya böyle yanıt vermiştim. Gelinen durumda Kolombiya oligarşisi barış zeminiyle elde ettiği avantaja rağmen maalesef hiç bir ciddi sorunu çözmedi. Devlet destekli paramiliter terör bütün hızıyla devam ediyor, barış anlaşmasının yürürlüğe girmesinden (1 Aralık 2016) bu yana 417 sosyal lider katledildi.
Son kurban bu hafta 62 yaşındaki María Caicedo isimli bir kadın hakları savunucusu oldu. Caicedo önce kaçırıldı, günler sonra ise işkence yapılmış cesedi bulundu. 90’a yakın silah bırakmış FARC gerillası da katliamların hedefi oldu. FARC liderlerinden Jesús Santrich uydurma suçlamalarla Nisan ayından bu yana tutuklu.
Daha da önemlisi anlaşma maddelerinin başta toprak reformu olmak bir kısmı ya uygulanmıyor ya da eksik yaşama geçiriliyor. Ek olarak diğer gerilla örgütü ELN ile Küba’da sürdürülen görüşmelerde ise yeni Başkan Duque’nin Ağustos’ta koltuğa oturmasından bu yana masanın hükümet tarafı boş.
Geçtiğimiz aylarda kırsal alana çekilen ve oradan bir mektupla barışın yürümediğini söyleyen FARC-EP Başmüzakerecisi Iván Márquez adeta kendi “kehanet”ini doğruladı. Márquez 2013 Temmuz’unda “Kötü bir barış savaştan beterdir.” demişti.
Bu zaman diliminde elbette başka açıklığa kavuşan şeyler de oldu. Örneğin “uluslararası destek” tamamen konjonktüre bağlı ve bir anda herkes işine bakabiliyor. Örneğin kimse ne Kolombiya’yı NATO’ya alırken “bu barış işleri nasıl gidiyor?” diye soruyor, ne de ülkenin ormanları, yeraltı kaynakları yağmalanırken, oralarda sürekli kan akmasını, çiftçilerin halen kitlesel zorla göç ettirmelere maruz kalmasını ve kokain üretiminin yüzde 40’lı oranlarda artmasını dert ediyor. Geçen hafta çarpıcı bir örnek daha sergilendi, Kolombiya’nın yeni Devlet Başkanı Duque AB’yi ziyaret etti. AB yetkilileri AB vatandaşları adına daha önceleri “Kolombiya barışı”na 100 milyon eurodan fazla hibe etmişlerdi, fakat nedense onların da aklına “barış”la ilgili konuşmak gelmedi, Venezuela’ya karşı iyi savaşsın diye Duque’nin sırtını sıvazlamakla yetindiler.
Elbette bu meselelerin birçok boyutu var. Özeti ise şu, paranın aklı hüküm sürdüğü sürece, uzun yıllara yayılmış iç savaş yaşamak (Kolombiya-1948’den bu yana), askeri diktatörlükler altında ezilmek (Brezilya- öncesi de çok sayıda darbe olmasına rağmen sonuncusu 1964-1985) geçmişle köklü hesaplaşmalara girmek (Arjantin tarihinin son 40 küsur yılı) maalesef geçmişteki “kötülükler”in geride bırakılmasına yetmiyor. Sermaye gerektiğinde Brezilya örneğindeki gibi kendi enternasyonalini hızlıca devreye sokuyor.(2) Yeterki kanlı sözcülere ihtiyaç hissetmesin.
Bitirirken, bir barış olacaksa (hele hele bugünün konjonktüründe) “barış”ı devrimcilerin, toplumsal hareketlerin kendi eylemiyle şekillendirmesinden öte bir şans yok. Güney Amerika coğrafyasında özellikle Arjantin ve Brezilya’da gelişen kadın hareketlerinin yanı sıra Kolombiya’da “ücretsiz eğitim” talebiyle sokağa dökülen halk bu yönde bir umut.
(1)https://m.bianet.org/bianet/siyaset/173621-kolombiya-baris-sureci-ve-imrali-notlari
(2)http://www.birikimdergisi.com/haftalik/9162/dogru-ve-yanlisinonemsizlesmesi#.W9gRs62ZOi4 Barış mümkün mü?
Savaşan iki taraf barışıp sorunları birlikte çözüp, beraber güle oynaya yaşamaya devam edebilir mi? Başka meselelerde de olduğu gibi bu konuda da genelleme yapmak çok doğru olmaz. Fakat en azından Kolombiya’da yaşanan 2008’lerde başlayıp uzun-açık bir müzakere sürecinden geçen iki yıl kadar önce ise imzalanan barış anlaşması ve FARC-EP ile Santos Hükümeti’nin “nihayete erdirdiği” olgu bize kendi özelinde bir çok şey anlatıyor.
İlki açıklık, ciddiyet, belirgin bir plan, tarafların kararlılığı, üçüncü göz, uluslararası destek, barış talebinin toplumsallaşması gibi ögeler yan yana geldiğinde pekala ve en azından bir “barış” anlaşması imzalanabiliyor. Ya “barış”ın kalıcılığı nasıl sağlanacak ya da daha doğrusu sorunları çözüp, tarafları kaynaştıran, herkesin ifade ve yaşam alanı bulabileceği bir “demokrasi” nasıl şekillenecek?
“Siyaset sorunların kaynağı olan sosyal ve iktisadi yapıyı değiştirebildiği sürece kalıcı barışın da zemini olabilir. Yoksa geçmişin tecrübelerini de sırt çantasına doldurup gelen yeni biçimlerde ve daha acımasız şiddet dalgalarını beklemek kaçınılmazlaşır.”(1) İki yıl önce bu soruya böyle yanıt vermiştim. Gelinen durumda Kolombiya oligarşisi barış zeminiyle elde ettiği avantaja rağmen maalesef hiç bir ciddi sorunu çözmedi. Devlet destekli paramiliter terör bütün hızıyla devam ediyor, barış anlaşmasının yürürlüğe girmesinden (1 Aralık 2016) bu yana 417 sosyal lider katledildi.
Son kurban bu hafta 62 yaşındaki María Caicedo isimli bir kadın hakları savunucusu oldu. Caicedo önce kaçırıldı, günler sonra ise işkence yapılmış cesedi bulundu. 90’a yakın silah bırakmış FARC gerillası da katliamların hedefi oldu. FARC liderlerinden Jesús Santrich uydurma suçlamalarla Nisan ayından bu yana tutuklu.
Daha da önemlisi anlaşma maddelerinin başta toprak reformu olmak bir kısmı ya uygulanmıyor ya da eksik yaşama geçiriliyor. Ek olarak diğer gerilla örgütü ELN ile Küba’da sürdürülen görüşmelerde ise yeni Başkan Duque’nin Ağustos’ta koltuğa oturmasından bu yana masanın hükümet tarafı boş.
Geçtiğimiz aylarda kırsal alana çekilen ve oradan bir mektupla barışın yürümediğini söyleyen FARC-EP Başmüzakerecisi Iván Márquez adeta kendi “kehanet”ini doğruladı. Márquez 2013 Temmuz’unda “Kötü bir barış savaştan beterdir.” demişti.
Bu zaman diliminde elbette başka açıklığa kavuşan şeyler de oldu. Örneğin “uluslararası destek” tamamen konjonktüre bağlı ve bir anda herkes işine bakabiliyor. Örneğin kimse ne Kolombiya’yı NATO’ya alırken “bu barış işleri nasıl gidiyor?” diye soruyor, ne de ülkenin ormanları, yeraltı kaynakları yağmalanırken, oralarda sürekli kan akmasını, çiftçilerin halen kitlesel zorla göç ettirmelere maruz kalmasını ve kokain üretiminin yüzde 40’lı oranlarda artmasını dert ediyor. Geçen hafta çarpıcı bir örnek daha sergilendi, Kolombiya’nın yeni Devlet Başkanı Duque AB’yi ziyaret etti. AB yetkilileri AB vatandaşları adına daha önceleri “Kolombiya barışı”na 100 milyon eurodan fazla hibe etmişlerdi, fakat nedense onların da aklına “barış”la ilgili konuşmak gelmedi, Venezuela’ya karşı iyi savaşsın diye Duque’nin sırtını sıvazlamakla yetindiler.
Elbette bu meselelerin birçok boyutu var. Özeti ise şu, paranın aklı hüküm sürdüğü sürece, uzun yıllara yayılmış iç savaş yaşamak (Kolombiya-1948’den bu yana), askeri diktatörlükler altında ezilmek (Brezilya- öncesi de çok sayıda darbe olmasına rağmen sonuncusu 1964-1985) geçmişle köklü hesaplaşmalara girmek (Arjantin tarihinin son 40 küsur yılı) maalesef geçmişteki “kötülükler”in geride bırakılmasına yetmiyor. Sermaye gerektiğinde Brezilya örneğindeki gibi kendi enternasyonalini hızlıca devreye sokuyor.(2) Yeterki kanlı sözcülere ihtiyaç hissetmesin.
Bitirirken, bir barış olacaksa (hele hele bugünün konjonktüründe) “barış”ı devrimcilerin, toplumsal hareketlerin kendi eylemiyle şekillendirmesinden öte bir şans yok. Güney Amerika coğrafyasında özellikle Arjantin ve Brezilya’da gelişen kadın hareketlerinin yanı sıra Kolombiya’da “ücretsiz eğitim” talebiyle sokağa dökülen halk bu yönde bir umut.
(1)https://m.bianet.org/bianet/siyaset/173621-kolombiya-baris-sureci-ve-imrali-notlari
(2)http://www.birikimdergisi.com/haftalik/9162/dogru-ve-yanlisinonemsizlesmesi#.W9gRs62ZOi4