Nobel ödülleri arasında en saçması Barış Ödülü'dür. Hangi barış yapıcı adının Şimon Perez, Henry Kissenger, Barack Obama’yla aynı hizada yazılmasını ister ki?

Aynı komite Mahatma Gandi’ye beş defa aday gösterilmesine rağmen ödül vermemiş ve öldürüldüğü yıl da bu ödüle layık kimsenin bulunmadığını açıklamıştı. (Öldü diye ödül vermedik dediler de 1961’de öldükten sonra aday gösterilen İsveçli diplomat Dag Hammarskjöld’e ödülü çakmaktan da geri durmadılar.)
Barış Ödülü etrafındaki tartışmalar hiçbir zaman bitmek bilmez. Aday gösterilme sürecinden seçime kadar hep tartışma konusudur.
Barış Ödülü sahipleri millete mikrokredi veren tüccarlardan (sanki babasının hayrına veriyor) Avrupa Birliği gibi sömürgeciliğin yarattığı zenginlik üzerinden bir refah (!) imparatorluğu kuran siyasi yapılara kadar geniş bir yelpazededir. Roj TV’nin de ödüle aday gösterildiğini konuyla çok ilgili olmasa da bir dipnot olarak hatırlatayım. Yelpazenin ne kadar geniş olduğuna varın siz karar verin.
Misal bu senenin adaylarının arasında Türkiyeli göçmenlerin yarısını eve göndermeyi savunan Alman “ulu”su Helmut Kohl vardı.
Tecavüz mağdurları için Kongo’da klinik açan jinekolog Deniz Mukwege, Taliban’ın okuluna gidiyor diye kurşunladığı Malala Yusafzai de ödülün adaylar arasındaydı. (Bahisçilerin favorisi Malala’ydı)
Suriye’de kimyasal silahlarının imhası anlaşmasının önünü açan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i de unutmamız lazım. Benim favorim oydu. (Yazının kaleme alındığı saatlerde kimin ödülü aldığı belli değildi)
Savaş oyuncaklarıyla onbinlerce kilometre ötede sivil insanların füzelerle öldürülmesine onay veren Obama bu ödülü aldıysa Putin kesin almalı. Kendileri dünyanın nükleer ve kimyasal silahlarının yüzde 90’ının üzerinde oturan liderlerin Suriye rejiminin kimyasal silahlarını imha ettirmesini sağlayarak dünya barışına katkıda bulunması takdire şayan bir çaba tabii.
***
Ödülün verildiği diğer dallarda o dalı ilgilendiren konularda hiçbir halt yememiş tek bir kişi bulamazsınız. Doktorluk yapmamış, bu alanda çalışmamış biri Nobel Tıp Ödülünü kazanamaz. Adamın sicilinde bir tane cinayet olsun yine vermezler o ödülü. Ama milyonlarca insanın ölümü ile sonuçlanan ABD’nin küresel egemenlik politikalarının mimarlarından Henry Kissenger’a Barış Ödülü verilir.
1992’de Guatemala’daki yerli halklar için mücadele veren Rigoberta Menchu’ya ödül verdiklerinde iyi bir iş yaptıklarını düşünmüştük. Sonra Menchu’nun bir sürü anısında hayalgücünü fazlasıyla kullandığı ortaya çıktı.
***
Madalyonun bir de diğer yüzü var tabii. Bilimle insanlığın kaderini değiştiren, geçmiş yüzyıllarda yaşayan insanların hiçbirinin hayal edemeyeceği ufukları bize açan yüzlerce insan da çeşitli dallarda Nobel Ödülüne layık görüldü. Bu seneki Tıp Ödülünü alan üçlü hayatlarının büyük bölümünü hücrelerin dolaşım sistemlerini anlamaya harcamış insanlar. Fizik Ödülünü alan Englert ve Higgs yüzyıllar sonra evreni anlamamız konusunda çığır açmış insanlar olarak tarihe geçecek.
Barış Ödülü sahipleri mi? Pek azı insanlığın ortak hafızasına yazılacak.