Şüphesiz ki sadece temennilerde bulunmakla da işler bitmiyor. Hem Kürt halkı, hem Türkiye halkları “Araf”ta yürüyorlar. Yolu ortasındayız. Yukarıdan bakıldığında yolun bir tarafında kan, barut, ateş, gözyaşı olan ismine “çatışma” denilen bir dere var. Yolun diğer tarafında ise rengarenk çiçeklerin açtığı, her türlü görüşün kendisini ifade edebildiği, asırların pisliğini temizlemek için insanların geçmişi ile yüzleşebileceği bir vadi var. Kürtler ve Türkiye halkları ya yolun birinci tarafındaki kötülük kaynağı dereyi seçecek, ya da yolun diğer yanındaki özgürlük vadisini. Tercihin özgürlük vadisinde özgür ve eşit yaşamdan yana yapılması her iki tarafın duyarlı örgütlerinin, kanaat önderlerinin, halkların elinde.
Öcalan’ın önerdiği üç aşamalı barış süreci aksatılmadan sürdürülüyor. Birinci aşamada silahlar sustu, gerilla önderliğinin talimatlarına uyarak sessiz ve disiplinli bir biçimde, önderliğinin talimatını yerine getirmek için yüreğine taş basarak ülkesinin güneyine çekilme sürecini tamamlamaya çalışıyor. TSK herhangi bir operasyonu, tahriki olmazsa bu süreç tayin edilen zamandan önce sonuçlanacak.
Yine Öcalan’ın önerileri doğrultusunda yapılması gerekli olan dört konferansın ilki Ankara’da yapıldı. İki gün devam eden konferansta geniş bir katılım sağlandı. Herkes eteğindeki taşları döktü. Atölye çalışmaları yapıldı. Bu çalışmalar devam edecek. Konferansların Diyarbekir ve Avrupa ayağının hazırlık çalışmaları yoğun bir biçimde sürdürülüyor. Ortadoğu’da olağanüstü bir gelişme olmazsa, Kürtler diğer halklara karşı gösterebildikler tahammülü kendi kardeşlerine karşı gösterebilirlerse konferanslar sürecinin dördüncü ayağıda sonbaharda gerçekleştirilecek. Kürtler birbirlerine verdikleri çatışmasızlık, birlik, birbirlerini destekleme sözlerini mutlaka arkasında olmalıdırlar. Barış sürecinin, Kürt ve Kürdistan sorununun çözümünün yolu şüphesizki buradan geçecektir.
Üyesi olmadığım halde, üyesi olmaktan dolayı Ankara 11.Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığım KNK’nin 13.Genel Kurulu hafta sonunda Brüksel’de gerçekleştirdi. Yoğun bir katılımın olduğu genel kurulda birlik mesajları verildi. KCK, PKK ve diğer Kürt örgüt ve yapılanmaları her zaman PKDW, KNK toplantılarına başarı mesajları gönderiyorlardı. KNK’nin 13 genel kuruluna Kürdistan Federal Bölge Başkanı sayın Mesud Barzani’de ilk defa bir mesaj gönderdi. Mesajını temsilcisi Hêmin Hewrami okumuş. Parti yöneticilerini, dört parçada mücadele eden Kürdistanlıları KNK yöneticilerini ve katılımcıları selamlıyan Barzani mesajında 21.yy karanlıklarla dolu olan 20 yy. aksine Kürtlerin yüzyılı olacağını, halkımızın düşmanlarının zayıfladığını, bu kritik aşamada halkımızın haklı mücadelesini zafere ulaştırmak için birlik ve ortak çalışmaya ihtiyacımız vardı diyor.
Barzani’nin mesajı ömrünü Kürtlerin mutluluğuna, birlik ve beraberliğine adamış insanlarımızı sevindirdi. Kürtlerin birlik ve beraberliğini kendi çıkarlarına ters düştüğünü düşünen, Kürtlerin bölünüp, parçalanmasından rant sağlayanları ise hüsrana uğratmıştır.
Kürtler yavaş, yavaş kendilerine geliyorlar. Ulusal ve toplumsal stratejilerini birlikte tespit etme aşamasına ulaşıyorlar. Bundan daha büyük mutluluk olamaz benim gibi sürgün yürekli Kürtler için. Aman, aman biz Kürtler yazdıklarımız, söylediklerimiz, pratiğimiz ile sürece zarar vermeyelim. Süreci daha bir gürbüzleştirmek için doğru adımlar atalım.
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* 27 Mayıs 1925 tarihinde Şark İstiklal mahkemesinin 23 Mayıs’ta verdiği idam kararı gereğince haklarında idam kararı verilen Seyid A.Kadir Oğlu Seyid Mehmet, Palulu Kör Sadi, Bitlisli Kemal Fevzi bey, Haci Ehmed Tevfik (Bave Tujo) ve Hoca Askeri Diyarbekir’de Ulu Camii önünde idam edildiler.
* 27 Mayıs 1947 tarihinde M.Mistefa Barzani önderliğinde Kürtlerin Kürdistan’ın Güneyinden Sovyetler Birliğine 14 günlük uzun yürüyüşü başladı. Üç devletin sınırlarında çatışmalı süren yolculuk Sovyet Azerbaycanı hududunda sona erdi.
* 28 Mayıs 1995’te Kürt sanatçı Tahsin Taha aramızdan ayrıldı.
* 30 Mayıs 1992 tarihinde Özgür Gündem gazetesi günlük olarak İstanbul’da yayınlanmaya başlandı.
* 30 Mayıs 1999 tarihinde PKK Genel başkanı, Kürt Önderi A.Öcalan’ın yargılanmasına İmralı adasında başlandı. 30 gün süren yargılama sonunda Öcalan 29 Haziran’da idam cezasına çarptırıldı.