Yozgat’tan İstanbul’a göç eden Ermeni bir ailenin çocuğu olan 52 yaşındaki Filor Uluk Benli, ‘Barışa bir tülbent de sen bağla’ projesini gerçekleştirerek, barış ve kardeşlik için çağrıda bulundu. Bu proje, ülkenin her bölgesinde çok büyük bir ilgi gördü. Ermeni, Süryani, Türk, Kürt, Arap olmak üzere birçok farklı etnik kökene mensup insanlar, barış mesajlarını tülbente yazıp, elektronik ortamda paylaştı. Bu proje, şimdi alanını daha da genişletiyor. Dolayısıyla her bölgeden insanlar Ankara’ya giderek, TBMM önünde barış için çağrıda bulunmaya hazırlanıyor.

Anadilde barış mesajı

Türkiye’de yaşanan sorunların içinde her iki halkın arasında, Ermeni bir kadın olarak köprü kurmak istediğini söyleyen 52 yaşındaki Filor Uluk Benli, ‘Barışa bir tülbent de sen bağla’ projesini, geçen sene eylül ayında hayata geçirdiğini belirtti. Tülbent sayısının her an, her saniye değiştiğinin altını çizen Benli, “Sizin aracılığınızla burada bir çağrı yapmak istiyorum. Duyarlı insanların sadece bir tülbent alıp kendi anadilinde, istediği renklerle barış mesajını, adını, soyadını, yaşadığı şehri imzalamasını ve daha sonra tülbendiyle fotoğraf çektirip bize göndermesini istiyorum” şeklinde konuştu.

Ankaraya gidecekler
Bu proje henüz oluşum aşamasındayken, farklı siyasi düşünceye ve etnik kökene sahip insanlarla oturup projeyi tartıştıklarını belirten Benli, “Bu projeyi, son noktasına getirip bir inisiyatif oluşturduk. Herhangi bir siyasi örgüt ya da sivil toplum örgütüyle ortaklaşmayı hiç düşünmedik. Bu sebepten dolayı Türkiye’nin batısından ve kuzeyinden olumlu tepkiler alıyoruz. Zaten doğunun barışa hazır olduğu bir coğrafyada yaşadığımız için, projemize desteği yüksek oranda doğu tarafından alıyoruz” şeklinde konuştu. Barışın, halkın iradesini ortaya koyarak gerçekleşeceğini belirten Benli, “Türkiye’nin her ilinden Ankara’da toplanıp TBMM’ye doğru yürüyeceğiz. Ankara’ya gittiğimizde, barış isteğimizi kararlı olarak ortaya koyacağız. Bir kadın olarak, barış için topluma yapabileceğim en etkili çağrı, yaratıcılığımızın ve bize doğuştan verilen bu yeteneğimizin köreltilmemesi adına çocuklarımızı savaş içine göndermeyelim diyorum” dedi.

MİZGİN TABU / JINHA/İSTANBUL