Barzani ailesinin Pandora kutusu!
Dosya Haberleri —

- Federe Kürdistan Bölgesi’nde halk yoksullukla mücadele ediyor, öğrenciler de aylardır eylem yapıyor. Halk yoksullukla boğuşurken Barzani ailesinin gizli serveti ortaya çıktı
ZACK KOPPLİN / Çeviren: Serap Güneş
Kürdistan sömürgeci ulus devletler tarafından bölüşülüp paylaşılırken, bir yolsuzluk haberi de Barzani ailesinden geldi. Barzani ailesinin yasadışı serveti ortaya çıktı. Federe Kürdistan Bölgesi’nde halk yoksullukla mücadele ediyor, öğrenciler de aylardır eylem yapıyor. Buna rağmen petrol gelirleriyle hanedanlığını besleyen KDP ve Barzani ailesinin milyarlarca dolarlık servetini ABD’ye kaçırdı. Mesrur Barzani’nin Miami’de 18.3 Milyon değerinde 12 bin metrekarelik mülk satın aldığı ve kardeşi Muksi Barzani’nin de adına kayıtlı birçok mülkü olduğu ifade ediliyor. Araştırmacı gazeteci Zack Kopplin’ın haberinin tam halini çevirdik.
18,3 milyon dolarlık bina
Miami’nin ışıltılı South Beach bölgesinin kalbinde, deniz kıyısından birkaç blok ötede, diğerlerine hiç benzemeyen bir eczane. Washington Bulvarı’ndaki CVS’den güneş kremi ve hasır şapka satın alan turistler Ortadoğulu bir kleptokratı finanse ediyor.
Yaklaşık 12 bin metrekarelik eczaneyi barındıran pleksiglas bina 18,3 milyon dolar değerinde ve CVS ile müzakere edilen uygun kira koşulları nedeniyle ev sahibine önemli bir kazanç sağlıyor olmalı. Yerel basının Miami emlak kayıtlarına dayandırdığı bilgiye göre, 2019 yılında binayı satın alan, Virginia merkezli bir emlak şirketi olan KLNB. Ama Virginia firmasının emlak kaydına dahil edilmesi bir oyalamaydı. Bir şirket temsilcisi, “KLNB bu mülkün sahibi değil ve işlemle ilgisi yok” diyor.
Barzani öğrenciyi öldürttü
Gerçek satın alma anonim bir Delaware paravan şirketi tarafından yapıldı. Bu Delaware şirketinin Florida şubesinin kuruluş belgelerinin derinliklerinde, binanın gerçek sahibinin adı var: Irak Kürdistanı Başbakanı Mesrur Barzani.
Irak’ın kuzeyinde yarı bağımsız bir bölge olan Kürdistan, adı dışında tamamıyla kalıtsal bir monarşi ve on yıllardır Barzani ailesinin egemenliğinde. Kürt başbakan, Suudi tarzı gazeteci suikastları da dahil olmak üzere, muhaliflerine saldırma, işkence etme ve öldürme yetkisini kötüye kullandı. Barzani daha önce bölgenin istihbarat şefi olarak görev yaparken, başbakanın kız kardeşlerinden biriyle evlenmenin getireceği toplumsal ilerleme hakkında hicivli bir şiir yayınladığı için yerel bir üniversite öğrencisi olan Zerdaşt Osman’a işkence yaptırdı ve öldürttü.
Servetin boyutu bilinmiyor
Kürt başbakan öyle pek de iyi huylu bir eczane işletmecisi değil. Ancak Amerika’nın şirketlere gizlilik sağlamadaki rolü nedeniyle, bir büro hatası olmasaydı, South Beach sakinlerinin Washington Avenue CVS hakkında hiçbir fikirleri olmayacaktı.
Amerika Birleşik Devletleri’nde gizlenen yasadışı servetin boyutunu kimse bilmiyor. Delaware gibi eyaletlerdeki şirket gizliliği yasaları sağlıyor bunu. Ancak Barzani ailesinin bu Miami eczanesi gibi yatırımlarının izini sürmek, Amerika’nın neden kirli para için çekici bir yer haline geldiğini açıklıyor.
Gizli yatırımlar
Yorum taleplerine yanıt vermeyen Barzaniler, petrol ve yolsuzluk üzerinden muazzam miktarda servet biriktirdi. Örneğin, başbakanın kardeşlerinden birine gizlice bağlı bir şirketin Kürdistan’da sahip olduğu bir gayrimenkul yatırımı 1,27 milyar dolar değerinde. Diğer despotlar gibi, Barzaniler de paralarını gizlemek için, Panama ve Pandora Belgeleri’nin ifşa ettiği türden gizlilik cennetlerine yöneldiler.
Servet sadece ABD’de değil
Gizlilik cennetleri, sınırları içinde bulunan şirketlerin sahiplerinin ve hissedarlarının adlarının kamuya açıklanmasını gerektirmeyen yargı bölgeleridir. Bu, vergi kaçakçılığından kara para aklamaya ve rüşvete aracılık etmeye kadar her türlü mali suça olanak sağlar. Ancak, gizli şirketleri daha önceki ifşalarda ortaya çıkan Ürdün kralı ve Arjantin’in eski başkanının aksine, Barzani’nin varlıkları ve ticari anlaşmaları Panama ve Pandora Belgelerinde ifşa edilmedi.
Tek bir büyük ifşada geçiyorlar sadece: kar amacı gütmeyen Gelişmiş Savunma Araştırmaları Merkezi tarafından elde edilen ve Barzanilerin Birleşik Arap Emirlikleri kraliyet ailesiyle bağlantılarının yanı sıra, aşırı pahalı Burj Khalifa kompleksindeki ve şehrin yapay adalarından birindeki (Palm Jumeirah) varlıkları hakkında ayrıntılar içeren Dubai mülk kayıtlarının bir veritabanı.
Hedefleri şirket
Bunun nedeni, Barzanilerin, Cayman Adası plajları yerine Delaware’de anonim şirketler yaratma konusunda uzmanlaşmış Hollandalı bir şirket olan Wolters Kluwer’ın Amerikan şubesi CT Corporation’a ait bir ofis binasını seçmiş olması.
Manzarası o kadar iyi olmasa da, Amerika’nın şirket gizliliği düzenlemeleri, herhangi bir Karayip adasının sunduğuna neredeyse eşdeğer. Birçok eyalette, varlıklı kişiler, mülkiyetlerini kamuya açık kayıtlarda göstermek yerine, adlarını ve adreslerini kendi şirket evraklarına koyan ve sahiplik bilgilerini sağlamak zorunda olmayan acenteler ve temsilciler tutabilir. Wolters Kluwer gibi bir muhasebeciler, hukuk firmaları ve danışmanlar ağı, ödeme yapabilen herkes için bu gizli şirketleri kuracak ve yönetecektir.
75 milyon dolar ödeme
Barzanilerin, California ve Virginia’daki malikaneler de dahil, Amerika’da para saklarken dört kez yakalanmalarına yetecek kadar gizli mülkü var. Toplu olarak, aile yalnızca bu dört mülk için 75 milyon doların üzerinde ödeme yapmış. Bu yatırımlar muhtemelen ailenin Amerika Birleşik Devletleri’ndeki gizli servetinin sadece küçük bir kısmını temsil ediyor. Bu mülklerin hiçbiri Panama Belgeleri tarzı bir sızıntıyla keşfedilmedi. Aracı sahiplerle ve pahalı hukuk firmalarıyla korunan bu dört mülkün maskesinin düşme sebebi, yapılan küçük hatalar oldu.
Barzani ailesinin yatırımlarının izini sürmek, Amerika’nın neden kirli para için cazip bir yer haline geldiğini açıklıyor.
Kardeşlerin imzası var
CVS örneğinde, kendi gizli müvekkillerini ifşa eden, Pennsylvania merkezli bir hukuk firması olan Cozen O’Connor’dı. Aralık 2018’den başlayarak iki aydan fazla bir süre boyunca hukuk firması, tümü eczanenin Washington Avenue adresinden adını alan üç Florida şirketi ve bir Delaware şirketi açtı. Florida şirketlerinin evrakları arasında Kürt başbakanın adı ve imzasının yanı sıra diğer kardeşlerinden Muksi Barzani’nin imzası da vardı.
Bu isimler halka açıklanmadı ve eczanenin satın alınmasından kısa bir süre sonra hukuk firması onları şirketler arasından çıkardı. Barzaniler, Cozen O’Connor’ın kendi avukatlarından Matthew Weinstein ile değiştirildi. Mükemmel bir çözüm değildi, ancak bu yasal triyaj oldukça etkiliydi. Popüler şirket araştırma veritabanlarında isimlerini bulamıyordunuz ve bu da yerel gazetecileri kandırmak için yeterliydi.
Sahte belgeler...
CVS anlaşması, şirket avukatlarının zengin diktatör müvekkillerini savunmak için ne kadar ileri gideceklerini de vurguluyor. Yorum istendiğinde Weinstein, Barzanilerin binanın sahibi olduğunu veya Cozen O’Connor’ın müşterileri olduğunu kategorik olarak reddetti. Bunun yerine, Florida eyaleti tarafından tutulan şirket belgelerinin yanlış olduğunu söyledi. (Daha sonra, takip eden sorulara yanıt olarak Weinstein, daha önce söylediği şeyleri inkar etti. “Barzani ailesi hakkında bir haber yazmayı seçerseniz, size verdiğim cevap ‘Sayın Weinstein, bu konularda yorum yapmayacaktır” olacaktır” dedi.)
Açıklamalarının biri diğerini tutmuyordu, ancak Weinstein’ın Florida eyalet sekreterinin kayıtlarının yanlış olduğu konusundaki temel iddiası mantıksız. Kürt başbakanın ve akrabalarının isimleri, birden fazla Florida şirketinin kuruluş belgelerinde sebepsiz yere rastgele bir şekilde belirmiyor. Adalet Bakanlığı eski kıdemli savcısı Robert Appleton, “Ad, şirket sicilinin önemli bir parçası” diyor. Bu belgeler Cozen O’Connor tarafından hazırlandı ve birçoğu Weinstein tarafından şahsen imzalandı. Florida şirket kayıt memuruna sahte belgeler göndermek bir suçtur, ancak Weinstein’ın hukuk firmasının müvekkillerinin kimliğini gizlemek için son bir girişimde yaptığını iddia ettiği şey esasen budur.
Ster Group da onlara ait
Barzanilerin hataya tahammülü olmadığı aşikar ama Virginia malikanelerini ortaya çıkaran da benzer bir hataydı. 2010 yılında, yerel bir hukuk firması tarafından kurulan anonim bir Virginia şirketi tarafından satın alındı. Yıllarca Kürdistan gözlemcileri mülkün Mesrur Barzani’ye ait olduğu konusunda spekülasyon yaptılar, ancak birileri yanlışlıkla Virginia şirketinin kaydının iptal edilmesine izin verene kadar belgesel kanıtlar ortaya çıkmadı. Yenileme evrakları bir Kürt holdingi olan Ster Group’un başkanı tarafından imzalanmıştı. WikiLeaks tarafından yayınlanan Dışişleri Bakanlığı yazışmalarına göre Ster Group, Barzani ailesinin üyelerine ait.
Pennsylvania’daki bir hukuk firmasının hatası olmasaydı, Miami CVS anlaşmasının izini Barzani ailesine kadar süremezdik.
Yakıt alımları
Barzaniler, kan paralarını saklamak için Amerikan şirket gizliliğini kullanmakla kalmıyorlar. Bunu ABD hükümetini dolandırmak için bile kullanıyorlar. Kaliforniya malikanelerinin ikisi de Pentagon’u dolandırma amaçlı bir tezgahla bağlantılıydı. Başka bir küçük Virginia hukuk firmasının temsilcileri aracılığıyla anonim Delaware ve Virginia şirketleri tarafından 2018 yılında satın alınan bu konaklar, Beverly Hills tarihindeki en büyük gayrimenkul alımlarından biriydi. Plan ancak Variety’nin gayrimenkul muhabiri, mülklerle ilgili evraklar üzerinde Barzani ailesinin çalışanı Haval Dosky’nin adını keşfetmesiyle ortaya çıktı.
Dosky, Kürdistan’daki Amerikan üsleri için yapılan yakıt alımlarının, Pentagon’dan piyasa fiyatlarının önemli ölçüde üzerinde ücret alan Barzanilerin tercih ettiği askeri müteahhitlere yönlendirildiği bir planın aracısıydı. Bu anlaşmalardan elde edilen gelirlerin bu malikaneleri finanse etmesi oldukça olası.
Bütün bunlar şu soruyu gündeme getiriyor: Barzaniler ve diğer otokratların ABD’de kaç tane gizli mülkü var? Şirket avukatları hata yapar, ancak her zaman ve muhtemelen sık sık değil.
Anonim paravan şirketlere ve gizli emlak alımlarına yönelik çoğu gazetecilik soruşturması başarısızlıkla sonuçlanıyor. Bu haberi hazırlarken bile, California’daki başka bir olası Barzani mülkünü doğrulamak için mülkiyet kayıtlarına erişemedim. Bu şirketin arkasındaki avukatlar hiçbir hata yapmadılar ve tamamen anonim tuttular. Delaware gibi eyaletler şirket gizliliği yasalarını koruduğu sürece, yolsuzlukla ilgili gazetecilik soruşturmaları çıkmaza girmeye devam edecek.
Delaware yetkilileri kısa süre önce Prospect’e karşı bu durumu savundular ve eski bir yargıç “Buna Delaware belgeleri değil de Panama belgeleri denmesinin bir nedeni var” dedi. Ancak Panama ve Delaware arasındaki temel fark, henüz bir Delaware ifşacısının olmaması.
Şeffalık Yasası nerede?
Kongre ocak ayında şirketlerin gerçek sahiplerinin isimlerini bazı önemli istisnalar dışında Hazine Bakanlığı’nın Mali Suçları Uygulama Ağı’na (FinCEN) bildirmelerini gerektiren Kurumsal Şeffaflık Yasası’nı kabul etti. Zaten bu yaklaşımın yeterli olmadığına dair kanıtlar var.
Kolluk kuvvetlerinin mülkiyet kayıtlarına erişiminin sağlanması doğru yönde atılmış bir adım, ancak yine de yetersizdir. Bu, kurumsal görevi kötüye kullanmanın etkin bir şekilde soruşturulmasını Adalet Bakanlığı’nın önceliklerine, kaynaklarına ve yasal engellere bağlamaktadır. Federal müfettişler muhtemelen terör finansörlerini ve uyuşturucu kaçakçılarını yakalamada çok daha etkili olacaklar, ancak Amerikan askeri müttefikleri olan Barzaniler gibi ulusal güvenliği tehdit etmeyen herkes muhtemelen çok daha az önceliğe sahip olacak.
Kanıt çok
FinCEN’den bir başka büyük dosya sızıntısı, bankalardan yüz binlerce şüpheli işlem olduğuna dair kanıt almasına rağmen, kurumun mali suçları durdurmak için çok az şey yaptığını gösterdi. Kurumsal şeffaflık soruşturmalarında işlerin farklı olacağına dair hiçbir kanıt yok.
Kamu intifa hakkı kaydı, tek yeterli reformdur, ancak bu yaklaşımın bile güvenlik açıkları vardır. Gizlilik endüstrisindeki şirketler tarafından sağlanan genellikle yasa dışı bir hizmet, aday sahipliktir (mülkün sahipliğine aday). Bu, şirketin kurumsal evrakları imzalaması için yalnızca bir avukat veya acente değil, sahte bir mal sahibi sağladığı anlamına gelir. Gerçek mal sahibi, sahte mal sahibi tarafından imzalanmış tarihsiz istifa mektupları ve şirket kararlarını dikte etmelerine izin veren bir vekaletname gibi yasal belgelerle korunurken, tüm bunlar halktan ve kolluk kuvvetlerinden gizli tutulur.
Sırlarla dolu
Barzaniler gibi insanların saklayacak paraları olduğu sürece kurumsal sırlar sorun olmaya devam edecek. Amerika’da bunun için tek gerçek çözüm, bir ifşacı tarafından Delaware belgelerinin sızdırılmasıdır. Cozen O’Connor gibi hukuk firmalarının ve Wolters Kluwer gibi kurumsal hizmet şirketlerinin çalışanları, kleptokrat müşterilerinin dahili veritabanlarını ve gizli işletmelerinin adlarını almalı ve bunları herkese açık hale getirmelidir.
Kurumsal bilgi uçurma yasaları, kusurlu bir koruma yama işidir ve Amerika’nın kriminalleşen mali gizlilik rejimini ifşa edecek kadar cesur herhangi bir ihbarcı, sivil itaatsizlik eylemleri için ciddi riskler ve olası misillemelerle karşı karşıya kalacaktır. Ama böyle insanların ayağa kalkmasına ihtiyacımız var. Bu sistemi gerçekten çökertme gücüne sahip olan tek kişi onlar.
Kaynak: prospect.org















