Federal Kürdistan Bölgesi'nde bulunan 40'ı aşkın sivil toplum örgütü temsilcisi, Bölge Başkanı Mesud Barzani ile Selahaddin kentindeki karargahta bir araya geldi. Türkiye ve İran'ın Federal Kürdistan Bölgesi'ne yönelik saldırılarının değerlendirildiği görüşmede, Barzani'den Irak hükümeti üzerinde sınırların koruması yönünde baskı oluşturması istendi.
Tüm sivil toplum örgütü temsilcileri, Barzani'ye saldırılar ile ilgili sorular yöneltirken, saldırılar karşısında sessiz kalınmaması gerektiğini belirterek, ulusal bir tutum sahibi olmasını istedi. Sivil toplum örgütü temsilcilerinin sorularını yanıtlayan Barzani, Türkiye ve İran devletlerinin artık Kürt sorununu şiddet yoluyla çözme yaklaşımına son vermesi gerektiğini ve her görüşmelerinde Türkiye ve İran yetkililerine bu yönde telkinlerde bulunduğunu belirtti. İran Konsolosluğu'nun saldırılara ilişkin "Bizim Federal Kürdistan Hükümeti ve başkanıyla konu hakkında işbirliğimiz var" sözlerini yalanlayan Barzani, "Hiçbir zaman böyle bir işbirliğimiz olmadı, olamaz" diye yanıtladı. İran ve Türkiye ile ekonomik ilişkilerinin bulunduğunun altını çizen Barzani, hiçbir zaman ekonomik ya da siyasi ilişkilerinin ulusal çıkarların önüne geçmeyeceğini ifade etti.
Türkiye ve İran saldırıları karşısında sert tutum almamalarına ilişkin sorulara da yanıt veren Barzani, mevcut durumda devletler arası bir savaşın ya da şiddetin hiçbir tarafa faydasının olmayacağını belirterek, şu ifadeleri kullandı: "Sorunun çözümü için her türlü diplomatik yolları deneyeceğiz. Hem Irak merkezi ile hem de İran ve Türk devleti ile bu konuda görüşmelerimiz devam ediyor. Mevcut saldırıların durması ve sorunun diyalog yoluyla çözülmesi için elimizden gelen her şeyi yapmaya hazırız. Sorunun çözümü için her türlü diplomatik yolları devrede tutacağız. Saldırılara ilişkin sivil toplum örgütlerinin tepkileri ve etkinlikleri olumludur. Eğer mevcut saldırıların durdurulması bir yana karadan tümden Federal Kürdistan Bölgesi'ne yönelik bir savaş söz konusu olur ise biz ulusal çıkarlarımızdan taviz vermeyiz ve kazanımlarımız için gereken neyse yaparız" dedi.

Irak hükümetinin sessizliğini eleştiren Barzani, sivil toplum örgütlerinin daha fazla merkezi hükümet, uluslararası güçler üzerinde baskı oluşturması gerektiğini söyledi. Türkiye ve İran saldırılarının Kürtlerin güçlenmesi ve birlik olmasından duyulan korkunun sonucu olduğunu kaydeden Barzani, Kürtlerin daha fazla ulusal bilincinin ve duygularının gelişmesi; ortak bir tutumun sahibi olması gerektiğini dile getirdi.




STK’lar: Operasyonlar dursun

Mardin'deki 84 sivil toplum örgütü ile Batman'da 83 sivil toplum örgütü, operasyonların bir an önce son bulmasını istedi.
Mardin'de bir araya gelen 84 sivil toplum örgütü, askeri operasyonların son bulması için Yenişehir Taksi Durağı'nda basın açıklaması yaptı. KESK'e bağlı sendikalar, İHD, Mardin Tabip Odası, TMMOB'a bağlı odalar, Mardin Eczacılar Odası ve Mardin Barosu'nun da aralarında bulunduğu 84 sivil toplum örgütü adına basın açıklamasını KESK Mardin Dönem Sözcüsü Hamit Kasap yaptı. Kasap, "12 Haziran seçimleri sonrası artık statükoyu temsil eden AKP, son dönemde girdiği yönelim ile toplumda yarattığı beklentileri boşa çıkarmaktadır" dedi.
Kasap, barış ve bir arada yaşama taleplerini dile getiren demokratik güçlere yönelik baskı, gözaltı ve tutuklamalara son verilmesini isteyerek, şöyle devam etti: "Başta iktidar ve muhalefetten beklenen; kalıcı bir barış ve kardeşlik ortamının, huzur ve güvenin, demokrasi ve insan haklarının, adaletin, çağın gereklerine uygun tarzda inşası ve Kürt meselesi için çözüm üretmektir. Bunun ilk adımı da operasyonların durması ve silahların susmasını sağlamaktır."
Batman'da 83 sivil toplum örgütü de Atatürk Parkı'nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan Batman Memur Sen Şube Başkanı Mehmet Şafi Özperk, barışın egemen olması için  taleplerini şöyle sıraladı: "Tutuklu tüm seçilmişlerin serbest bırakılması için gerekli yasal düzenlemeler ivedilikle yapılması ve sivil toplum üzerindeki anti demokratik uygulamalara son verilmesini, BDP'ye mensup milletvekillerinin Meclis'e dönmesini, PKK'nin kaçırmış olduğu kişilerin serbest bırakılması ve şiddet eylemlerine son verilmesi, operasyonların durması, medyanın şiddet dilene son vermesini, İmralı'da diyalog sürecinin kaldığı yerden tekrar devam etmesini, Sayın Cumhurbaşkanımızın inisiyatif alarak, hükümet, bütün siyasi partiler, akil insanlar ve bölgedeki sivil toplum kuruluşlarıyla görüşerek etkin rol üstlenmesini talep ediyoruz."