AKP Hükümetinin Kürt sorununun çözümünde bir zihniyet değişikliği yaşamadığı bir daha görülüyor. KCK’nin açıkladığı deklarasyondaki tüm belirlemelerin doğruluğu kanıtlanıyor. Başbakan’ın BDP’ye şantaj yapması bunu gösteriyor. BDP’ye “Adalet Bakanlığıyla arayı bozmasın, yoksa ipler kopar ve İmralı’ya gidemezler” demesi AKP’nin zihniyeti ve politikasını açık bir biçimde gözler önüne seriyor.

Başbakan Tayyip Erdoğan böyle ciddi bir konuda “İpler kopar” demesi aslında ipleri kopardığının itirafıdır. Demokratik çözüm için hamle yapan ve çatışmasızlığı sağlayan Kürt Halk Önderiyle müzakere yapmadan paket hazırlamak zaten süreci bitirme anlamına geliyordu. Kürt sorunu gibi bir sorunda eğer Kürtlerin siyasi temsilcisi ve baş müzakerecisi muhatap alınmıyorsa bu, ortada bir süreç bırakılmadığı anlamına gelir.
Müzakere için bir tarafı muhatap almamak bir teknik sorun değildir; bir zihniyet sorunudur ve özle, esasla ilgilidir. Kürt sorunu Kürtleri bir toplum olarak tanımama ve iradesini kabul etmeme nedeniyle ortaya çıkmıştır. Bu nedenle Kürtlerin haklarını talep eden ve bu talepleri için mücadele veren siyasi temsilcileri ve Önderleri en ağır cezalara çarpıtılmıştır. Bugün binlerce siyasetçinin tutuklu olması da bu zihniyet ve politikanın ürünüdür.
Zihniyet değişikliğinin en somut ifadesi, Önderlerinin temsilci ve siyasi irade olarak kabul edilmesi olacaktır. Bu olmadığı müddetçe zihniyetin değiştiği ve çözüm iradesi ortaya çıktığı söylenemez. Bu nedenle Kürt halkının “Önderliğin özgürlüğü Kürt halkının özgürlüğüdür” demesi tam da Kürt gerçekliğini ifade ediyor. Kürt halkının özgürlüğün diyalektiğini çok iyi anladığını göstermektedir.
AKP Hükümeti aslında seçime kadar bu süreci götüreceğine inanmıştır. Bu nedenle ne Kürt Halk Önderine ne de BDP’ye ciddi yaklaşım göstermektedir. Herhalde artık kış geldi, yerel seçime kadar bu çatışmasızlık sürer anlayışı içindedir.
Öte yandan Kürt Halk Önderinin AKP’nin tutumunu kabul etmeyeceğini ve kendini geri çekeceğini düşünmektedir. Çünkü AKP’nin fiili olarak bitirdiği süreci Kürt Halk Önderinin varmış gibi görmezlikten gelmesi mümkün değildir. Bu nedenle AKP Hükümetinin kısa sürede tutumunu netleştirmesini istemiştir. Başbakan köklü bir zihniyet ve politika değişikliği yapamayacağından Kürt Halk Önderi büyük ihtimalle tutum alacaktır. Başbakan kurnazlıkla Kürt Halk Önderinin adım atılmadığı için süreçten çekilme durumunu gösterdiği tutumla “BDP ve PKK sürece doğru yaklaşmadı, biz bitirdik” gibi bir algı yaratmaya çalışmaktadır. Öte yandan sanki Kürtler, BDP ve PKK kendisine muhtaçmış gibi bir hava yaratmaya çalışmaktadır. Herhalde böyle bir psikolojik savaşla Kürt tarafının kendi çözümsüzlük politikasına sessiz kalmasını sağlayacağını sanmaktadır.
AKP Kürtlerin iradesini dikkate almayan, dolayısıyla Kürt sorununun çözümü için adımlar içermeyen paketle süreci bitirmiş, İmralı’ya giden BDP’ye de müdahale edip Selahattin Demirtaş’ı engelleyerek son noktayı koymuştur. BDP heyeti bu tutum karşısında İmralı’ya gitmeseydi, AKP Hükümetine tutum koysaydı doğrusu bu olurdu. Ancak BDP yine makul ve anlayışlı davranarak “Biz bu ciddiyetsizliği dikkate almayalım” diyerek İmralı’ya gitmeyi kabul etmiştir. Yoksa heyete müdahale zaten bir sürecin olmadığının apaçık ilan edilmesiydi.
BDP, AKP Hükümetine tavır koymuyor, ama AKP Hükümeti BDP’ye şantaj yaparak zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışıyor. Böyle yaparak sanki kendisi süreç başlatmış, ama BDP olumsuz davranarak süreci bitirmiş gibi bir hava yaratmaya çalışıyor. Bunlar çok basit psikolojik savaş numaralarıdır. Ancak yalancının mumu yadsıya kadar yanarmış. Kadar etkili olur. Psikolojik savaşı yönlendirenlerin haklı ve doğru olan karşısında ömrü çok kısa olur.
AKP Hükümeti ve Başbakan Erdoğan, Kürt Halk Önderinin başlatmış olduğu sürece böyle yaklaşarak kendi sonunu getirecektir. Çünkü Türkiye halkları ve Kürt halkı bu süreçten çözüm bekliyordu. AKP Hükümeti bu süreci çözüm için değerlendirme yerine, seçim hesabına kurban ederek Türkiye halkına en büyük hakareti yapmış ve suç işlemiştir. Dolayısıyla AKP bu sürecin altında kalacaktır. Türkiye halkları ve Kürt halkı AKP’den hesap soracaktır.