Suruç'ta yiridiğimiz Mert'in, Diyadin'de yitirdiğimiz Muhammet, Orhan ve gerilla'nın anısına...

Erdoğan, seçim yenilgisiyle kapandığı lüks sultanlık sarayından çıkarak yeniden çok konuşmaya başladı. Konuştukça kirli savaşçılığını daha çok zikrediyor.

"Cumhurbaşkanlığı ve başkomutanlık görevlerimi layıkıyla yerine getirmeye çalışıyorum" dedi (11 Ağustos, gazeteler).

Kuşkusuz Erdoğan burjuvazinin Kürdistan üzerindeki talancı ilhakını, sömürgeciliğini sürdürmek, demokratik ve devrimci gelişmeyi ezmek için Kürt Özgürlük Hareketi'ne karşı kirli savaşı yeniden başlattı. Rojava Devrimi'ni yok etmek için savaş kararı çıkarmıştı, şimdi "güvenli bölge" adıyla asker sokacağı, hava bombardımanı yapacağı savaş bölgesi yaratacak. Bombardıman ve tank paletleriyle ama daha çok da Ensar Üs Şeria çatısında birleşen politik İslamcı güçleri sahada yönetip saldırtarak Rojava Devrimi'ni ezmeye çalışacak. Suriye gerici iç savaşını yeniden yoğunlaştıracak. 

Erdoğan savaş tamtamlarının şovenist gürültüsü altında diktatörlüğünü sertleştiriyor. Sorumsuz ve yetkisizce yönetimin dizginlerini elinde topluyor. Türkiye ve Kürdistan'da demokratik güçlerimize ve halklara kan kusturuyor. Generaller, MHP ve Ergenekoncularla ittifak içinde AKP faşizmini tırmandırıyor. 

Erdoğan'ın yönettiği ve yürüttüğü kirli ve işgalci savaşın başlıca nedenleri elbette yukarıda vurguladıklarımız. Ama yine de belirtmek gerekir ki iktidarını korumak için de Erdoğan savaşı yeniden başlattı. Başkomutanlığını göstermek için de savaşı başlattı. 

Tarihte iktidarı kaybetmemek için dış savaş başlatan çapsız liderler çokça var. Ve burjuva yönetimlerin başlıca politikalarından biri, dış savaşla şovenist toplumsal destek yaratıp ömürlerini uzatmaktır. Yakın dönemden bir örnek. Arjantin faşist cuntacıları Malvinas adaları savaşıyla ayakta kalmaya çalıştılar. Yenildiler ve yargılandılar. Yeğen Napolyon cumhurbaşkanlığını kazandıktan sonra meclisi feshederek ilan ettiği imparatorluğu, destek yitirince, Almanya'ya savaş açarak korumaya girişti. Yenildi ve Paris Komünü patlak verdi. 

Başkomutanlığını halklara ve tarihe göstermek hevesi, generalleri bile gülünç duruma düşürmüştür. 

Fakat asker kökenli olmayan diktatörlerin düşüşü önlemek için savaşa girişmeleri çok daha gülünç. 

Erdoğan başkomutanlık hevesini, halklarımızı savaşa sürerek, giderirken hem gülünç hem de ağır acılar yaşatacak acımasızlıkta olacağını gösteriyor. 

Ama Erdoğan ve diğer savaş maceracıları, kan ve ateş içinde halklarımıza yaşattıkları acının bedelini mutlaka ödemeliler. 

Erdoğan, tekrarlayalım savaş atmosferinin büyük devlet şovenizmiyle, aynı zamanda yenileyeceği seçimi kazanmak için de bu kirli savaşa başvuruyor. Başkomutanlığını halklarımıza kan ve gözyaşıyla gerçekleştirmek için de. Bunlar kirli ve talancı iktidar savaşlarında diktatörlerde gelişen eli kanlı özellikler. Erdoğan'ın bu kirli özellikleri savaş etkenlerini artırarak hızlandırıyor. 

Erdoğan'ın yalaka havuz medyası, savaş tamtamlarını çalıp duruyor. İran Dışişleri Bakanı'nın Ankara'ya Suriye'nin Ezaz bölgesini eksen alan alanını Türiye'nin sınır değişikliği yapması teklifine arabuluculuk için geleceğini üfürdü. Savaşlar aynı zamanda yalanların şovenist iksir olarak halka kolayca içirildiği dönemlerdir. Ama bu yalan o kadar kaba ki, Esad'ı devirmek için her türlü kirli savaşı yöneten Erdoğan'la Esad'ın anlaşmasının imkansız olduğu bir zamanda üfürülünce aldanılması hemen hemen olanaksız bir yalan. 

Anlaşılan diktatör başlattığı kirli ve kanlı savaşta, biz devrimcilere ve Kürt halkımıza ölümler kusmasına rağmen şimdiden yenildiğini anlayınca en kaba yalanları bile örgütleyebiliyor. 

Evet, diktatör, başlattığı kanlı ve kirli savaşta şimdiden yenildi. Kürt Özgürlük Hareketi'ne çok ağır darbeler indirip zafer naraları atacağını, savaşı öyle sürdüreceğini bekliyor ve düşünüyordu. Beklediği çapta -uğursuz- yoketmeyi başaramadı. Bu bizim tesellimiz olsun. Kürt Özgürlük Hareketi misillemeyle cesur ve yetenekli yanıtlar verdi. Bu, diktatöre savaş dersi ve yüreğine dert olsun. 

Dışta ABD'den İncirlik'i kullanma karşılığında savaş desteği alan diktatöre karşı, diğerlerinden "NATO'yu Erdoğan'ın amaçları için kullandırtmayın" sesleri yükseliyor. Daha başındayken destekçisi ABD'yle de ittifakının çözüleceği sürpriz değil. 

Diktatörlüğünü sürdürmek için "düşük hükümet"le başlattığı, kanlı savaşta Erdoğan'ın yenileceği şimdiden açığa çıktı.

Kürt Özgürlük Hareketi direnişini meşru savunma çizgisinde misilleme eylemlerini yürütürken demokratik barış amacında ısrar ediyor. Halklarımızın birleşik direnişini yükseltmek istiyor. 

Demokratik barış hareketini, diktatörü layık olduğu direnişle, halklarımızın birleşik devrimci direnişiyle yıkma mücadelesini hızlandırmak bizim onurlu görevimiz olsun.