Şakran 3 No'lu T Tipi Cezaevi'nde kalan siroz hastası tutsak Mehdi Kılıç, kendi durumuna ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkez Yöneticisi Necla Şengül'e mektup gönderdi. Kırıklar 1 No'lu F Tipi Cezaevi'nde uzun bir süredir kaldığını aktaran Kılıç, talebi ve isteği dışında cezaevi idaresinin kendisini bir süre önce Şakran 3 No'lu T Tipi Cezaevi'ne sürgün ettiğini belirtti. Şakran Cezaevi'nin hak ihlallerinde oldukça ileri bir boyut aldığını hatırlatan Kılıç, 8 kişi için yapılan koğuşta 14 kişi kaldıklarını ve koğuşta adeta adım atılacak bir yerin olmadığına dikkat çekti. Cezaevindeki yaşam alanlarından kaynaklı hastalığının iyileşme yerine daha da kötüleştiğini vurgulayan Kılıç, "Benim gibi durumu ağır olan bir hastanın burada kalması imkansızdır. Burada kalırsam kesinlikle enfeksiyon kapacağım. Bünyem çok zayıf olduğu için, bu risk çok büyüktür. Eğer enfeksiyon kaparsam tedavim yoktur, bu da benim yaşamımın bitişi demektir" diye kaydetti.

'Devletin kurumunda hastalandım'


Hastalığından kaynaklı ilaç alması gerektiğini ve ilaçların günlerce gelmediğini söyleyen Kılıç, "Bazı ilaçlar Bakanlık ödemiyor' denilip verilmiyor. Oysa aynı ilaçlar bazı cezaevlerinde veriliyor. Örneğin bünyem çok zayıf olduğu için sürekli vitamin hapları almam gerekiyor. Kendi paramla almam isteniyor. Maddi durumum da iyi olmadığı için ilaçları alamıyorum. Devletin denetiminde olan bir kurumda hastalandım ve yaşam mücadelesi veriyorum. Bunlarla yetmiyormuş gibi bir de tıbbi ihtiyaçlarımız verilmiyor" diye belirtti.

'Bu müdür suç işlemiştir'


Ağır hasta olduğu için tedavisinin dışarıda yapılması gerektiğini kaydeden Kılıç, hayati tehlikesi raporlarla olmasına raporlarla ispatlanmasına rağmen cezaevinde tutulduğunu söyledi. Tedavisinin İzmir, İstanbul ve Ankara illeri dışında hiçbir yerde yapılamayacağına dikkat çeken Kılıç, şöyle devam etti: "Kırıklar 1 No'lu F Tipi Cezaevi'nde kalıyordum, hastaneye yakın bir cezaeviydi. Ancak buraya gönderildiğimde artık hastaneye gidip gelemiyorum. Bu da sağlığımın kötüleşmesine sebep oluyor. Çünkü o kapalı, havasız ringlerde yolculuk edemiyorum. Adli Tıp'ın bize yaklaşımı da bellidir. Birçok arkadaşımızın yaşamını içeride yitirmesinin nedeni Adli Tıp'ın siyasi ve ideolojik yaklaşımıdır. Defalarca Adli Tıp'a gittim, hep olumsuz rapor verdi. Hastalar için yapılan 3. Yargı Paketi vardı. Tedavimi dışarıda yapmak için başvuracağım. Hem İstanbul Adli Tıp'a gidip gelemeyeceğimden dolayı hem de tedavimi İstanbul'da sürdürmek için İstanbul Silivri 2 No'lu L Tipi Cezaevi'ne, Metris 1-2 No'lu T Tipi cezaevlerine sevkimin yapılması için Adalet Bakanlığı'na başvuruda bulundum. Ancak Kırıklar 1 No'lu F Tipi Cezaevi yardımcı müdürü Ayhan Çabacı dilekçemi ve raporlarımı bakanlığa göndermediğini burada öğrendim. Bu müdür suç işlemiştir."